

Giriş
1950’lerin ortalarında, önde gelen bir Birleşik Krallık şirketler hukuku akademisyeni olan Laurence Cecil Bartlett Gower [daha çok ‘L.C.B. Gower’ olarak bilinir], Harvard Hukuk Fakültesi’nde konuk profesördü. İlgi çekici bir tesadüfi ürün, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Birleşik Krallık şirketler hukukunun birçok yönünü karşılaştırdığı ve zıtlaştırdığı 1956 tarihli bir Harvard Hukuk Dergisi makalesiydi[1]. Bu yargı bölgelerinin benzer çok konulu karşılaştırmaları o zamandan beri büyük ölçüde bilinmiyordu. Bunun yerine, Amerikan ve İngiliz kurumsal yönetiminin ve şirketler hukukunun belirgin özelliklerini tek bir “Anglo-Amerikan” modelinde birleştirerek bu modeli başka yerlerdeki düzenlemelerle karşılaştırmak baskın yaklaşım olmuştur.
Son bir çalışma belgesinde, onlarca yıldır ABD ve Birleşik Krallık şirketler hukukunun ilk kapsamlı karşılaştırması yapılarak Anglo-Amerikan şirket modeli parçalara ayırılmaktadır. Bu iki yargı alanı arasında önemli doktrinel şirketler hukuku farklılıkları olduğu gösterilmektedir ki, bu da şirket bağlamında bir “Anglo-Amerikan” modeline atıfta bulunmanın yanıltıcı olabileceği anlamına gelir. Yine de, ek bir temel bulgu nedeniyle -ABD ve Birleşik Krallık arasında pratik bir bakış açısından önemli benzerlikler vardır- bir Anglo-Amerikan şirket modeli kavramı hemen reddedilemez. Roscoe Pound’un 20. yüzyılın başlarında “kitaplardaki hukuk” (maddi hukuk doktrini) ve “uygulamadaki hukuk” (uygulama ve yasal uyum)[2] olarak adlandırdığı şey arasındaki ayrım bu bağlamda çok önemlidir.
Makalede, tüm şirketlerden ziyade halka açık şirketleri etkileyen düzenlemelere odaklanılmaktadır. Ayrıca, ABD ile eyalet şirketler hukuku analizini uygulanabilir kılmak için, yalnızca halka açık şirketler için en popüler ABD eyaleti olan Delaware’deki konum tartışılmaktadır. ABD ve Birleşik Krallık şirketler hukuku analizi yine de belirgin şekilde çok yönlü olmaya devam ediyor. Makalede tartışılan konular arasında yönetim kurulları, yöneticilerin görevleri, yöneticilerin seçimi, hissedar “karar” hakları, hissedar davaları ve şirket devralmaları [boards, directors’ duties, selection of directors, shareholder “decision” rights, shareholder litigation and corporate takeovers] yer almakta olup; Anglo-Amerikan şirket modeli parçalara ayırılırken “kitaplardaki hukuk” ile “uygulamadaki hukuk” arasındaki ayrımı gösteren bazı temel yönler aşağıda özetlenmiştir.
- Yönetim Kurulları
ABD’deki halka açık şirketler, yönetim kurullarını yapılandırırken İngiltere’deki emsallerine göre önemli ölçüde daha az takdir yetkisine sahiptir ancak işlevsel olarak sonuçlar benzerdir. Örneğin, İngiliz şirketler teorik olarak Delaware şirketlerine göre yönetim yetkisini tahsis etme konusunda önemli ölçüde daha fazla esnekliğe sahiptir ancak her iki yargı alanında da bu kaçınılmaz olarak yönetim kurulunun eline geçer. Benzer şekilde, İngiltere Kurumsal Yönetim Kuralı, halka açık şirketlere, yönetim kurullarında bağımsız yönetici temsili ve yönetim kurulu komitelerinin konuşlandırılması gibi konularda ilgili federal menkul kıymetler yasasından ve büyük ABD borsalarının kotasyon kurallarından daha fazla esneklik sunarken; Amerikan ve İngiliz yönetim kurulları, yönetim kurulu kompozisyonu ve yapısı açısından birbirlerine önemli ölçüde benzemektedir.
- Yöneticilerin Görevleri
Anılan makalede, genellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde görev ihlali sayılacak bir yönetici davranışının İngiltere’de görev ihlali sayılacağı ve bunun tersinin de geçerli olduğu gösterilmektedir. Bu, önemli doktrinel farklılıklara rağmen böyledir. Delaware’de, yöneticilerin sahip olduğu görevlerin temel kaynağı içtihat hukukudur; oysa İngiltere’de, yasal bir düzenleme, müşterek hukuk kurallarının yerini tamamen almış gibi görünmektedir. Ayrıca, Delaware’de yöneticilerin şirketlerine karşı görevleri özen ve sadakat olarak kategorize edilirken, İngiltere’de yöneticilerin görevleri resmi olarak aynı şekilde ikiye ayrılmamıştır.
- Yönetici Seçimi
Şirketler hukuku bağlamında Amerika Birleşik Devletleri ile İngiltere arasındaki en çok dikkat çeken fark, İngiltere’nin hissedarları daha önemli ölçüde güçlendirmesi olmuştur ki; bazıları bu konuda İngiltere’yi överken, diğerleri hissedar haklarının İngiliz şirketlerini verimsiz kısa vadeli çıkarımlarla [counter-productive short-termism] etkilediğini iddia etmektedir. Bu çalışmada, aslında, hissedar haklarının genellikle önemli ölçüde örtüştüğü ve farklılıklar olduğunda sonuçların benzer olma eğiliminde olduğu gösterilmektedir. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri’nde şirketlere dair mevzuat hissedarlara yıllık genel kurul toplantılarında yöneticileri seçme hakkı verirken, İngiltere’de konu şirket esas sözleşmesine bırakılırken, İngiliz halka açık şirketler kaçınılmaz olarak hissedarlara eşdeğer haklar verir. Dahası, her iki ülkede de hissedarlar neredeyse her zaman görevdeki yönetim kurulunun yönetici olarak görev yapacak adaylarını ezici bir çoğunlukla onaylar ve bunun zorunlu olmamasına rağmen tüm yönetim kurulunun hissedarların her yıllık toplantısında seçime katılması standarttır. Ayrıca, hem Delaware hem de İngiltere’deki şirket mevzuatı hissedarlara, yöneticinin görev süresi dolmadan önce bir yöneticiyi görevden alma hakkı tanır.
- Hissedar “Karar” Hakları
Toplu hissedar “karar” hakları, az önce tartışılan yönetici “atama” haklarının aksine, yönetim kurulunun yetkisini potansiyel olarak ihlal ettiğinden, hissedarlar İngiltere’de çeşitli şekillerde yasal olarak kayırılmaktadır. Örneğin, bir şirketin hisselerinin yüzde 5 veya daha fazlasına sahip olan hissedarlar, genel kurul toplantısı çağırmak için yasal bir hakka sahipken, Delaware’de hissedarların toplantı çağırma hakkı şirket esas sözleşmesinin şartlarına bağlıdır. İngiltere’deki hissedarlar ayrıca, Delaware’de bulunmayan bir şekilde şirket esas sözleşmesinin içeriği üzerinde tam resmi kontrole sahiptir. Dahası, hem İngiltere hem de ABD hissedarlara “maaş ödemeleri üzerinde söz hakkı” [say on pay] olarak bilinen yönetici tazminatı konusunda oy hakkı verirken, İngiliz rejimi birkaç yönden daha sağlamdır. İngiltere hissedarları ayrıca, Delaware muadillerinin sahip olmadığı hisse senedi ihracı ve önemli ilişkili taraf işlemleri üzerinde veto yetkilerine sahiptir.
İngiltere hissedarları, ABD’li muadillerine göre daha sağlam karar haklarına sahip olsa da, bu haklara daha önemli ölçüde güvendiklerine dair kanıt bulunmamaktadır. Örneğin, İngiltere hissedarlarının bir şirketin önerdiği kararlara karşı oy kullanması çok nadirdir, bu nedenle sahip oldukları ek veto yetkileri çoğu zaman tartışmalı olacaktır. İngiltere’deki şirket hissedarları pasiflikleri nedeniyle rutin olarak eleştirilir. Hedge fon aktivizmi ve hissedar önerileri (toplantı gündemine madde ekleme) İngiltere’den çok daha yaygın olarak ABD’de yaygındır.
- Hissedar Davaları
Hem Delaware hem de İngiltere’deki hissedarlar, “toplu/birlikte” karar haklarına [collective decision rights] sahip olmanın yanı sıra, bireysel olarak kullanılabilen haklara da sahiptir. Bireysel hissedar hakları açısından, yukarıda belirtilen “kitaplardaki hukuk” ve “uygulamadaki hukuk” ayrımı özellikle önemlidir. Mezkûr makalede, solo/bireysel hissedarların şirketleri adına “türev dava” yoluyla yöneticileri dava etme kapsamı ve hissedarların yasal olarak korunan kişisel hissedar hakkı ihlal edildiğinde “doğrudan” davalar açma yetkisi dâhil olmak üzere çeşitli bireysel hakları ele alınmaktadır. “Kitaplardaki hukuk” perspektifinden, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki davacı hissedarların İngiliz meslektaşlarına kıyasla önemli avantajlardan yoksun olduğu vurgulanmaktadır. Ancak, “uygulamadaki hukuk” ile durumlar çok farklıdır. Belirtildiği çeşitli şekillerde, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki dava ortamı İngiltere’dekinden daha misafirperverdir. Buna göre, hissedar davaları çok daha sık ABD’de meydana gelir.
- Devralmalar
Son olarak, makalede devralma düzenlemeleri de ele alınmaktadır. Alıcının hedef şirketin hissedarlarına hisselerini satın alma teklifinde bulunarak potansiyel hedef şirketin kontrolünü ele geçirmeye çalıştığı ve hedef şirketin yöneticilerinin önerilenlere karşı düşmanca davrandığı “düşmanca” [hostile] türdekilere odaklanılmaktadır[3]. Resmen, iki yargı alanı arasında çok fark vardır. Delaware’de mahkemeler, devralma taktiklerinin ex post davaları sonucunda gelişen hukukla birlikte, izin verilen devralma savunmalarını tanımlamada merkez sahneyi almaktadır. Buna karşılık, Birleşik Krallık’ta devralma sürecini denetlemek için özel olarak kurulmuş, daha sonraki anlaşmazlıkları önlemek için ex ante düzenlemeye öncelik veren “Devralma Heyeti” [Takeover Panel] olarak da bilinen bir organ bulunmaktadır. Britanya’nın devralma rejimi ayrıca hedef şirket yönetim kurullarına, Delaware hukukuna göre savunma taktikleri kullanma konusunda önemli ölçüde daha az kapsam sunmaktadır.
Birleşik Devletler ve İngiltere’deki devralmalara yönelik farklı yaklaşımlara rağmen, nihai sonuç genellikle benzerdir. Delaware yönetim kurulları, İngiliz meslektaşlarına kıyasla düşmanca teklifleri engellemek için önemli ölçüde daha fazla resmi serbestliğe sahip olsa da, engeller ortaya çıkabilir. Örneğin, dava tehdidi yönetim kurullarını bir zehir hapı gibi bir devralma karşıtı cihaz kullanmaktan caydırabilir ve bir yönetim kurulu bir hap benimserse, teklif sahibi mevcut yönetim kurulunu müttefiklerle değiştirmek için bir vekâlet yarışını kazanarak bunu ortadan kaldırabilir. Ayrıca, İngiltere’de, hedef şirketlerin savunma eylemi yapmak için sahip olduğu asgari kapsam genellikle tartışmalı olacaktır çünkü düzenleyici faktörler teklif sahiplerini hedef şirket yönetim kurulunun onaylaması muhtemel şartlarda teklif vermeye teşvik eder, bu da devralmanın nihayetinde “dostça” [friendly] hale gelmesi anlamına gelir. Devralma Heyeti kuralları gereği, olası bir teklif duyurusu yapıldıktan sonra, teklif sahibi sıkı bir zaman çizelgesi altında çalışır, teklif ancak varsayımsal alıcı şirketin oy haklarının en azından çoğunluğunu temsil eden kabuller alırsa başarılı olabilir, kabul eden tüm hedef hissedarlara aynı bedel ödenmelidir ve teklif sahibi başarı durumunda şirketin tüm hisselerini satın almaya hazır olmalıdır. Bu kombinasyon, teklif sahibini hedef şirketin yöneticilerini teklifi tavsiye etmeye ikna edecek kadar cazip bir teklif sunma konusunda güçlü bir yükümlülük altına sokar. Buna karşılık, bu, yasal farklılıklara rağmen, ABD ve İngiltere’deki halka açık şirketlerle sonuçların önemli ölçüde benzer olduğu başka bir örnektir.
Sonuç
Sonuç olarak, söz konusu makalede, ABD ve İngiltere’deki kurumsal yönetişim ile ilgili şirketler hukuku arasında, tek tip bir Anglo-Amerikan şirket modeli olmadığını göstermek için yeterli farklılıklar tespit edilmiştir. Aynı zamanda, özellikle “uygulamadaki hukuk” perspektifinden, ABD ve İngiltere şirketler hukuku arasında önemli işlevsel benzerlikler bulunmaktadır. Bu araştırmada, kurumsal yönetişim bağlamında hissedar haklarını inceleyenlerin düzenlemelerin pratikte nasıl işlediğine yakından dikkat etmeleri gerektiği gösterilmektedir. Politika yapıcılar bunu başaramazlarsa, diğer yargı bölgelerinden düzenleyici yaklaşımlar ödünç almanın beklenen sonuçları üretmeyeceğini görebilirler. Benzer işlevsel sonuçların ABD ve İngiltere’deki şirketler hukukunda neden kalıcı bir tema olduğu açıklanmaya çalışılmamaktadır. Ancak, çıkış noktası olarak Anglo-Amerikan modelinin parçalanmasıyla, takip eden araştırmalarda, bu makalede tespit edilen eğilimin nedenleri araştırılabilir.
[1] Anılan makale için bkz. “L. C. B. Gower, Some Contrasts between British and American Corporation Law, Harvard Law Review, Volume:69, No:8 (Jun., 1956), pp.1369-1402, Published By: The Harvard Law Review Association, <https://www.jstor.org/stable/1337659>”.
[2] İfadenin İngilizcesi: [“law in books” (substantive legal doctrine) and “law in action” (enforcement and compliance)].
[3] “Devralmalar, düşmanca devralmalar ve zehir hapları” konusunda aşağıdaki çalışmalara bakılabilir:
- Yavuz Akbulak [Türkçeye Çeviren], Disiplin Mekanizması Olarak ‘Düşmanca Devralmaların Etkisizliği’: Teorik Bir Analiz, Legal Blog, 10 Mart 2025.
- Yavuz Akbulak [Türkçeye Çeviren], Ortaklık Yapısının Devralmayı Önleyici Hükümler ve Borçlanma Maliyetleri Üzerindeki Etkisi, Legal Blog, 06 Ocak 2025.
- Yavuz Akbulak [Türkçeye Çeviren], Birleşme ve Devralmalarda Hukuki Durum Tespitine Yönelik Bir Kılavuz [Amerika Birleşik Devletleri Uygulaması], Legal Blog, 26 Temmuz 2024.
- Yavuz Akbulak [Türkçeye Çeviren], ‘Birleşme ve Devralmalar/Satın Almalar’ Hakkında Bilinmesi Gerekenler, Legal Blog, 14 Mayıs 2023.
- Yavuz Akbulak [Türkçeye Çeviren], Yasa Gölgesinde (Düşmanca Devralmalara Karşı) ‘Zehir Hapları’, Legal Blog, 23 Mart 2023.
- Yavuz Akbulak [Türkçeye Çeviren], ‘Düşmanca Devralmalar/Ele Geçirmeler’ Üzerine, Legal Blog, 19 Eylül 2022.
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
