(Birleşik Krallık) ‘Yeni Kurumsal Şeffaflık Yasası’: Kurumsal Mülkiyete Işık Tutuyor

Giriş

Günümüzün küresel ekonomisinde şeffaflık ve hesap verebilirlik, kurumsal sektörde güven ve dürüstlüğün sürdürülmesi açısından çok önemlidir. Dünya çapındaki hükümetler, anonim paravan (gayri faal) şirketler ve yasadışı finansal faaliyetler (anonymous shell companies and illicit financial activities) ile ilgili endişeleri gidermek için kurumsal saydamlığı artırmayı amaçlayan yasalar çıkarmaktadırlar. Bu önemli gelişmelerden biri de Birleşik Krallık’ta Kurumsal Şeffaflık Yasası’nın (Corporate Transparency Act-CTA) uygulamaya konmasıdır. Dönüm noktası niteliğindeki bu yasa, şirketlerin gerçek yararlanıcı (intifa hakkı sahibi) bilgilerini kamuya açıklamasını zorunlu kılarak finansal suçlar ve kara para aklamayla mücadelede ileriye doğru atılmış önemli bir adımı temsil ediyor.

Bu yazıda Kurumsal Şeffaflık Yasası’nın temel hükümleri, bunun işletmeler üzerindeki etkileri ve daha geniş sosyo-ekonomik etkisi incelenecektir.

1. Kurumsal Şeffaflık Yasası’nı Anlamak

2023 yılında yasama organı tarafından kabul edilen Kurumsal Şeffaflık Yasası, kara para aklama, vergi kaçakçılığı ve terörün finansmanı gibi yasa dışı faaliyetleri gizlemek için suçlular tarafından istismar edilen şirketlerin anonim mülkiyeti sorununu ele almak üzere tasarlanmıştır. Kurumsal Şeffaflık Yasası’nın temel amacı, gerçek yararlanıcı bilgilerinin açıklanmasını zorunlu kılarak şeffaflığı ve hesap verebilirliği arttırmaktır.

2. Kurumsal Şeffaflık Yasası’nın Temel Hükümleri

  • Gerçek Yararlanıcı Açıklaması (beneficial ownership disclosure): Kurumsal Şeffaflık Yasası uyarınca, belirli anonim şirketlerin, limited şirketlerin (LLCs) ve diğer benzer kuruluşların [corporations, limited liability companies (LLCs) and other similar entities] gerçek yararlanıcılar (intifa hakkı sahipleri) hakkındaki bilgileri merkezi bir hükümet siciline bildirmesi gerekmektedir. İntifa hakkı sahipleri (beneficial owners), şirketin özsermayesinin veya oy haklarının önemli bir kısmına doğrudan veya dolaylı olarak sahip olan veya bunları kontrol eden kişilerdir.
  • Bildirim Koşulları (reporting requirements): Kurumsal Şeffaflık Yasası kapsamındaki şirketler, her bir gerçek yararlanıcının tam yasal adı, doğum tarihi, adresi ve kimlik numarası dâhil olmak üzere doğru ve güncel intifa hakkı sahibi bilgilerini sunmalıdır. Ayrıca şirketlerin, şirketin kuruluşu, tescili ve intifa hakkı sahipliğindeki her türlü değişiklik (entity’s formation, registration, and any changes in beneficial ownership) hakkında da ayrıntılı bilgi vermesi gerekmektedir.
  • Uyumsuzluk Kaynaklı Cezalar (penalties for non-compliance): Kurumsal Şeffaflık Yasası’nın açıklama yükümlülüklerine uyulmaması, para cezaları ve cezai yaptırımlar da dâhil olmak üzere ciddi cezalarla sonuçlanabilir. Ayrıca bilerek yanlış veya yanıltıcı bilgi sağlayan şirketler yasal sonuçlarla karşı karşıya kalabilir.
  • Gizlilik ve Veri Güvenliği (confidentiality and data security): Kurumsal Şeffaflık Yasası, hassas bilgileri korumak için intifa hakkı verilerinin gizli olarak işlenmesi ve güvenli bir şekilde saklanmasına ilişkin hükümler içermektedir. Bu bilgilere erişim, kolluk kuvvetleri ve ulusal güvenlik amaçlarıyla yetkili devlet kurumlarıyla sınırlıdır.

3. İşletmeler için Etkileri

Kurumsal Şeffaflık Yasası’nın uygulanmasının, özellikle finansal suçlara ve yasa dışı faaliyetlere yatkın sektörlerde faaliyet gösteren işletmeler için önemli etkileri vardır. Yeni bildirim yükümlülüklerine uymak şirketlere idari yükler getirse de aşağıdakiler de dâhil olmak üzere çeşitli faydalar da sunmaktadır:

  • Artan İtibar ve Güven (enhanced reputation and trust): Şirketler, şeffaflık ve hesap verebilirliğe bağlılık göstererek itibarlarını artırabilir ve müşteriler, yatırımcılar ve düzenleyici otoriteler de dâhil olmak üzere paydaşlar nezdinde güven inşa edebilir.
  • Risklerin Azaltılması (mitigation of risks): Doğru intifa hakkı bilgilerine erişim, kolluk kuvvetlerinin kara para aklama, dolandırıcılık ve diğer yasa dışı faaliyetler ile ilişkili riskleri belirlemesine ve azaltmasına olanak tanır.
  • Eşit Oyun Alanı (level playing field): Kurumsal Şeffaflık Yasası, sahiplik yapılarına bakılmaksızın tüm şirketlerin aynı açıklama yükümlülüklerine tabi olmasını sağlayarak adil rekabeti teşvik eder ve böylece işletmeler için oyun alanını eşitler.

4. Sosyo-Ekonomik Etkiler

Kurumsal Şeffaflık Yasası’nın aşağıdakiler de dâhil olmak üzere geniş kapsamlı sosyo-ekonomik sonuçlara sahip olması beklenmektedir:

  • Mali Suçlarla Mücadele (combatting financial crimes): Kurumsal Şeffaflık Yasası, yasa dışı finansal faaliyetlerin tespit edilmesini ve soruşturulmasını kolaylaştırarak kara para aklama, vergi kaçakçılığı ve terörün finansmanı ile mücadele çabalarını güçlendirir ve böylece finans sisteminin bütünlüğünü korur.
  • Ekonomik İstikrarın Teşvik Edilmesi (promoting economic stability): Kurumsal sektörde artan şeffaflık, yatırımcıların güvenini artırır ve mali suiistimal ve kurumsal dolandırıcılık riskini azaltarak ekonomik istikrarı destekler.
  • Küresel İşbirliğinin Geliştirilmesi (fostering global cooperation): Kurumsal Şeffaflık Yasası’nın yürürlüğe girmesi, kurumsal saydamlığı artırmaya ve sınır ötesi mali suçlarla mücadeleye yönelik uluslararası çabalarla uyumlu hale gelerek hükümetler ve düzenleyici makamlar arasında daha fazla işbirliğini teşvik ediyor.

Sonuç

Kurumsal Şeffaflık Yasası, kurumsal sektörde şeffaflığı, hesap verebilirliği ve dürüstlüğü teşvik etmeye yönelik devam eden çabalarda önemli bir kilometre taşını temsil etmektedir. Kurumsal Şeffaflık Yasası, şirketlerin gerçek yararlanıcı (intifa hakkı sahibi) bilgilerini açıklamalarını talep ederek mali suçlarla mücadele etmeyi, yatırımcıların güvenini artırmayı ve işletmeler için daha şeffaf ve eşit bir oyun alanı oluşturmayı amaçlamaktadır. Yeni bildirim/raporlama yükümlülüklerine uyum şirketler için zorluklar oluştursa da artan şeffaflığın uzun vadeli faydaları, küresel ekonomide güven ve bütünlüğün sürdürülmesi açısından hayati öneme sahiptir.

İşletmeler yeni düzenleme ortamına uyum sağladıkça, Kurumsal Şeffaflık Yasası’nın etkili bir şekilde uygulanmasını ve mali suçlarla mücadelede ve kurumsal hesap verebilirliği teşvik etmedeki başarısının devam etmesini sağlamak için paydaşların devlet kurumları ve düzenleyici otoriteler ile işbirliği içinde çalışması zorunludur.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.