
Bireysel/Solo (gerçek kişi) veya kurumsal (işletme, şirket vb.) olsun iflas prosedürleri, dâhil olanlar için zorlu ve stresli bir deneyim olabilir. İşletmeler için genellikle nakit akışı baskılarıyla başlarken, bireyler kendilerini kişisel finansal yükümlülüklerini yerine getiremez halde bulabilirler. İflas türlerini ve mevcut prosedürleri anlamak, bilinçli kararlar almak için çok önemlidir. Bu bölümde hem bireysel hem de kurumsal iflas için kapsamlı bir rehber sunulmaktadır.
- İflas Prosedürleri
1.1. Kurumsal iflas [corporate insolvency]
Kurumsal iflas, genellikle nakit akışı eksiklikleri veya aşırı yükümlülükler nedeniyle bir işletmenin finansal taahhütlerini yerine getirememesi durumunda ortaya çıkar. Bir şirketin ödeme gücünü veya borcunu ödeyememesini [solvency or insolvency] belirlemek için iki yaygın test vardır:
Bilanço testi [balance sheet test]: Bir şirketin varlıklarının değerinin, yükümlülüklerinin değerinden az olduğu durumdur.
Nakit akışı testi [cash flow test]: Bir şirketin vadesi geldiğinde borçlarını ödeyememesi durumudur.
İşletmeler için başlıca iflas prosedürleri şunlardır:
1.1.1. Kayyım atanması [administration]
Kayyım atama, kurtarma odaklı bir prosedürdür. Bu süreç, şirkete, (hem mevcut hem de gelecekteki) alacaklı eylemlerinden koruyacak bir moratoryum/borçların ertelenmesi olarak da bilinen bir nefes alma alanı sağlar. Bir şirket, işletmenin kurtarılması için makul bir şans olduğuna inanıldığında veya bu mümkün değilse, şirketin alacaklıları için tasfiyeye kıyasla daha iyi bir getiri elde etme amacıyla kayyım yönetimine alınır. Bir yönetici, şirketin kendisi, yöneticileri veya uygun bir yüzdürülen teminat sahibi [floating charge holder] tarafından mahkeme dışı prosedür kullanılarak atanabilir. Alternatif olarak, bir kayyım, Mahkemeye başvuruda bulunan aşağıdaki taraflardan biri tarafından da atanabilir:
Şirket;
Şirketin yöneticileri;
Şirketin alacaklılarından biri veya birkaçı ya da
[1980 tarihli Sulh Hukuk Mahkemesi Yasası’nın (Magistrates’ Court Act) 87A no.lu maddesinde tanımlanan] Atanmış bir görevli.
Şirkete karşı tasfiye davası açılmış ancak henüz sonuçlanmamış olması veya idari bir kayyımın görevde olması gibi, mahkemeye başvurmanın gerekli olduğu çeşitli durumlar vardır.
1.1.2. Konkordato ya da Şirketin gönüllü anlaşmaya varması [company voluntary arrangement]
Konkordato, sıkıntıda olan şirketlere bir çözüm sunmak için kullanılan bir prosedürdür. Bu yol, bir şirket ile alacaklıları arasında borçlarının tamamını veya bir kısmını geri ödemek için yapılan sözleşmesel bir düzenlemedir. Şartlar, azaltılmış veya ertelenmiş ödemeleri içerebilir ve konkordato, bir şirketin borçlarını ele alırken ticarete devam etmesini sağlar. Bu yol, (borcun tutarına göre) alacaklıların yüzde 75’i tarafından onaylanmak zorundadır.
1.1.3. İdari yediemin kurumu [administrative receivership]
Bu prosedürde, yüzdürülen teminat sahibi, şirketin varlıklarını satarak borçları tahsil etmek için bir idari yediemin atar. 2002 tarihli İşletme Yasası’ndan [Enterprise Act] bu yana, idari yedieminlik daha az yaygın hale gelmiştir.
1.1.4. Zorunlu tasfiye [compulsory liquidation]
Zorunlu tasfiye, bir şirketin mahkeme tarafından tasfiye edilmesi sürecidir. Genellikle 750 pound (£) veya daha fazla borcu olan alacaklılar tarafından kullanılır ve genellikle, ancak her zaman değil, yasal bir taleple öncelenir. Bu süreç ayrıca şirketin kendisi veya şirket ortakları tarafından da kullanılabilir. Tasfiye kararı verilmesi durumunda; iflas mevzuatı uyarınca çeşitli görev ve yükümlülükleri olan ve şirketin başarısızlığının nedenlerini araştırması gereken bir tasfiye memuru atanır.
1.1.5. Gönüllü tasfiye [voluntary liquidation]
Ortakların isteğe bağlı/gönüllü tasfiyesi [members’ voluntary liquidation]: Şirket ortaklarının kararıyla başlatılan, ödeme gücü olan bir şirketin faaliyetlerini sonlandırmaya ve şirketin feshine doğru ilerlemeye karar vermesi durumunda gerçekleşen tasfiyedir.
Alacaklılar marifetiyle isteğe bağlı tasfiye [creditors’ voluntary liquidation]: Ayrıca, iflas etmiş bir şirketin sonunu getirmek ve alacaklıların bir tasfiye memuru ataması için onayını almak amacıyla şirket yöneticilerinin talebi üzerine şirket ortakları tarafından başlatılır.
1.2. Bireysel iflas [personal insolvency]
Bireysel iflas, bir bireyin finansal yükümlülüklerini yerine getirememesi ve borçlarını vadesi geldiğinde ödeyememesi durumunda ortaya çıkar. İflas en bilinen seçenektir; ancak koşullara bağlı olarak diğer prosedürler daha uygun olabilir.
Bireyler için başlıca iflas prosedürleri de şunlardır:
1.2.1. Gayriresmi anlaşma yapılması [informal arrangements]
Borçlular, alacaklılarla borçlarını zaman içinde geri ödemek için doğrudan anlaşmalar yapmayı deneyebilirler. Esnek olsalar da, bu anlaşmalar yasal olarak bağlayıcı değildir, yani alacaklılar yine de taleplerini uygulayabilirler.
1.2.2. Borç yönetim planı [debt management plan]
Bir borç yönetim planı, bireylerin borçlarına yönelik yönetilebilir aylık ödemeler yapmalarını sağlar. Bu planlar düzenlenmemiştir ve genellikle borçlu adına alacaklılara ödeme dağıtan borç yönetim şirketleri aracılığıyla kurulur.
1.2.3. Bireysel isteğe bağlı anlaşmalar [individual voluntary arrangement]
Bireysel isteğe bağlı anlaşma, borçlunun alacaklıları ile borçlunun borçlarının tamamını veya bir kısmını ödemek için yasal olarak bağlayıcı, sözleşmesel bir anlaşmadır. Bireysel isteğe bağlı anlaşmalar genellikle borçlunun finansal sıkıntılar içinde olduğu ve iflas dilekçesinin sunulmasının ardından iflas bağlamı dışındaki yükümlülüklerin serbest bırakılması amacıyla önerilebilir. Bireysel isteğe bağlı anlaşma, bu anlaşma lehine gerekli oy çoğunluğu (oran olarak yüzde 75) elde edildiği sürece isteğe bağlı anlaşmaya karşı oy kullananlar da dâhil olmak üzere borçlunun alacaklılarını bağlayacaktır.
1.2.4. Borç tasfiye kararı [debt relief order]
Borç tasfiye kararları, az veya hiç geliri olmayan ve asgari düzeyde varlığı olan bireyler için tasarlanmıştır ve resmi yediemine [official receiver] yapılan bir başvuruyla alınabilir.
1.2.5. İflas
İflas süreci, 5 bin £ veya daha fazla borcu olan bir alacaklı tarafından başlatılabilir veya bir borçlu, borçlarını vadesi geldiğinde ödeyemediği için iflas ettiğini beyan etmek için başvuruda bulunabilir. İflas kararı verildiği takdirde, borçlunun varlıkları, iflas masasının [bankruptcy estate] yararına varlıkları değerlendirmek ve alacaklılara temettü ödemek zorunda olan bir iflas yedieminine [trustee in bankruptcy] devredilir. İflas, bir şirketin yöneticisi olarak hareket etme veya 500 poundun üzerinde kredi alma gibi çeşitli yasal kısıtlamalarla birlikte gelir.
- Yöneticilerin Görevleri [directors’ duties]
Bir şirket finansal zorluklarla karşılaştığında ve iflas riskiyle karşı karşıya kaldığında, yöneticiler derhal harekete geçmek ve şirketin alacaklılarının yararına şirketi ve varlıklarını korumak için yasal görev ve sorumluluklarına uymak için uygun adımları atmak zorundadır. Bunu yapmamak, yöneticiler için kişisel sorumluluk da dâhil olmak üzere ciddi sonuçlar doğurabilir.
Şirket yöneticilerinin, 2006 tarihli Şirketler Yasası ve genel hukuk uyarınca kendilerine yüklenen çeşitli görevleri bulunmaktadır. Bu görevler arasında şirketin başarısını hissedarlarının yararına teşvik etmek de yer alır. Ancak, bir şirket iflas ettiğinde veya iflas riski altında olduğunda, yöneticilerin görevleri/sorumlulukları değişir ve yöneticiler, alacaklıların kayıplarını en aza indirmek amacıyla şirketin alacaklılarının yararına kararlar almak zorundadır. Son zamanlardaki içtihatlar, alacaklı görevine ‘değişken ölçek/eşik’ [sliding scale] uygulamış olup; bu, bir şirketin içinde bulunduğu finansal zorluk ne kadar büyükse, alacaklıların çıkarlarının o kadar önemli olduğu anlamına gelir.
2.1. Yöneticilerin iflas sırasında atması gereken temel adımlar
Bir yöneticinin şirketin iflas ettiğini veya iflas riski altında olduğunu fark etmesi halinde atması gereken temel adımlar şunlardır:
Şirket varlıklarını korumak ve güvende tutmak;
Genel kurul toplantısı düzenlemek;
Düzenli yönetim kurulu toplantıları yapmak;
Hukuki danışmanlık almak;
Bir iflas görevlisini işe almak ve ona katılmak;
Alacaklılara rapor sunmak;
Fazla çekilmiş yönetici kredi hesaplarını kapatmak,
Alacaklı kayıplarını en aza indirmek.
2.2. Yöneticiler için kişisel sorumluluk ve potansiyel riskler
Yöneticiler genellikle şirketin ayrı bir tüzel kişilik olması nedeniyle kişisel sorumluluktan korunurlar. Ancak, bir şirket iflas ettiğinde veya finansal sıkıntıya girdiğinde bir yöneticinin eylemleri ve kararları, yöneticileri kişisel sorumluluğa maruz bırakabilir. Yönetici olarak hareket eden ancak bu şekilde kayıtlı olmayan kişiler ve icracı olmayan yöneticiler de kişisel sorumlulukla karşı karşıya kalma riski altındadır.
Yöneticiler şunlardan sorumlu bulunabilir:
2.2.1. Haksız ticaret [wrongful trading]
Bir yönetici, iflastan kaçınma olasılığının makul olmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde ticarete devam ederse, haksız ticaret döneminde şirketin üstlendiği borçlardan kişisel olarak sorumlu tutulabilir.
2.2.2. Hileli ticaret [fraudulent trading]
Bir şirket tasfiye veya kayyım yönetimine girmişse ve şirketin faaliyetleri alacaklıları ve/veya herhangi bir kişiyi dolandırmak amacıyla yürütülüyorsa, bir yönetici hileli ticaretten sorumlu tutulabilir.
2.2.3. Önceki işlemler [antecedent transactions]
Değerinin altında işlemler [transactions at an undervalue]: Yöneticilere, şirketin değerinin altında bir işlem yapması nedeniyle uğranılan bir kaybı telafi etmeleri emredilebilir. Değerinin altında bir işlem, şirketin karşılığında hiçbir bedel almadığı veya bedelin değeri şirketin sağladığı bedelin değerinden önemli ölçüde düşük olduğu bir işlem yapmasıdır.
Alacaklılar aleyhine hileli işlemler [transactions defrauding creditors]: Şirket yöneticilerine, şirketin alacaklılarının erişemeyeceği bir yere koymak amacıyla, şirketin değerinin altında bir işlem yapması nedeniyle şirkete ve alacaklılarına uğradıkları zararı tazmin etmeleri emredilebilir.
Lehe işlemler [preferences]: Şirket, iflas durumunda olacağından daha iyi bir finansal konuma sahip belirli bir alacaklıyı diğer alacaklılara göre daha iyi bir konuma getiren bir işlem yaparsa, yöneticiler kişisel sorumlulukla karşı karşıya kalabilir.
2.2.4. Kişisel garantiler [personal guarantees]
Yöneticiler, şirketin borçları için kişisel teminat vermiş olmaları halinde bireysel sorumlulukla karşı karşıya kalabilirler.
2.2.5. Kötüye kullanma [misfeasance]
Şirkete karşı görevlerini ihlal eden yöneticilerden, bu ihlaller sonucu şirketin uğradığı zararları tazmin etmeleri istenebilir.
2.2.6. Yöneticinin görevden alınması [director disqualification]
İflas sürecinin bir parçası olarak, İflas Görevlileri, önceki üç yıl boyunca görev yapanlar da dâhil olmak üzere şirketin her bir yöneticisinin davranışları hakkında İflas İdaresi’ne [Insolvency Service] bilgi/rapor verme görevine sahiptir. Uygunsuz davranış bulunursa veya yöneticinin davranışı uygunsuz kabul edilirse, bir yönetici 15 yıla kadar bir süre boyunca görevden alınabilir.
- Kurumsal ve Kişisel İflaslarda Önceki İşlemler
Bir şirket veya birey iflas ettiğinde, atanan görevli, ister tasfiye memuru, ister iflas kayyımı/yöneticisi veya iflas yediemini olsun, iflas eden tarafın işlerini ve işlemlerini inceleme ve iflas öncesinde yapılan işlemleri gözden geçirerek herhangi bir haksız veya uygunsuz işlem olup olmadığını belirleme görevine sahiptir. İflas mevzuatı, belirli işlemlerin bir alacaklıya avantaj sağladığı, mülkün/varlığın değerini azalttığı veya uygunsuz davranış içerdiği tespit edilirse itiraz edilmesine ve bazı durumlarda geri alınmasına izin verir. Bunlara ‘önceki işlemler’ veya ‘iptal edilebilir işlemler’ [antecedent transactions or voidable transactions] denir. Bu süreç, alacaklılar arasında adaleti sağlamada ve iflas rejiminin bütünlüğünü korumada önemli bir rol oynar.
Hangi işlemlerin incelenebileceğini ve bunlarla ilgili riskleri anlamak, şirket yöneticileri, kişisel iflasla karşı karşıya kalan kişiler ve alacaklılar için önemlidir.
3.1. Önceki işlemler
Önceki işlem, iflas işlemlerinin başlamasından önce gerçekleşen ve belirli yasal ölçütleri karşılıyorsa iptal edilebilen bir işlemdir. 1986 tarihli İflas Yasası [Insolvency Act], bu tür işlemlerin belirlenmesi, itiraz edilmesi ve geri alınması için yasal çerçeveyi sağlar.
Önceki işlemlerin temel türleri şunlardır:
3.1.1. Değerinin altında işlemler [transactions at an undervalue]
Değerinin altında bir işlem, bir varlığın başka birine hediye edilmesi veya değerinden önemli ölçüde daha düşük bir fiyata devredilmesi durumunda meydana gelir. Örnekler arasında, mülkün nominal bir bedel karşılığında bir aile üyesine devredilmesi veya varlıkların piyasa değerinin altında ilişkili/bağlantılı bir tarafa satılması yer alır.
Değerinin altında işlemlere itiraz için zaman aşımı [timeframe]:
İflas: İflas kararından beş yıl öncesine kadar.
Şirket iflası: İflasın başlamasından önceki iki yıla kadar.
Koşulları:
İflas: İşlem iflas kararından iki yıldan fazla bir süre önce gerçekleşmişse, İflas Yediemini, kişinin o sırada iflas halinde olduğunu veya işlem sonucunda iflas ettiğini kanıtlamak zorundadır.
Şirket iflası: Şirketin işlem sırasında iflas halinde olduğu veya işlem sonucunda iflas haline geldiği ve ödemenin iyi niyetle yapılmadığı veya işlemin şirkete fayda sağlayacağına inanmak için makul gerekçelerin bulunmadığı ispatlanmak zorundadır.
3.1.2. Lehe işlemler [preferences]
Bir borçlunun iflas durumunda bir alacaklıyı diğerlerinden daha iyi bir konuma getiren bir şey yapması durumunda bir tercih ortaya çıkar. Bu, diğerlerini görmezden gelirken belirli bir tedarikçiye, borç verene veya ortağa borcu geri ödemek olabilir.
Hem iflas hem de şirket ödeme güçlüğü için zaman aşımı; iflastan önceki altı aya kadar veya iflas eden şirket ile öncelik alan tüzel kişi arasında ilişki/bağlantı varsa iki yıldır.
Meydan okuma için gerekenler şunlardır: (i) Subjektif test. (ii) Bireyin (Kişinin)/Şirketin diğer alacaklılardan daha iyi bir konuma getirilmesi niyetinin kanıtı.
3.1.3. Fahiş kredi işlemleri [extortionate credit transactions]
Birisi iflas etmiş bir şirkete aşırı faiz oranları veya geri ödemeler gibi şartların aşırı derecede haksız olduğu kredi verdiğinde ortaya çıkar.
Hem iflas hem de kurumsal ödeme güçlüğü için zaman aşımı, iflas olayından 3 yıl öncesidir.
3.1.4. Alacaklılar aleyhine hileli işlemler [transactions defrauding creditors]
Bir şirketin/iflas edenin, söz konusu varlığı alacaklıların erişiminden uzak tutmayı amaçlayan değerinin altında bir işleme girmesiyle ortaya çıkar.
Alacaklıları dolandırmaya yönelik işlemlere itiraz etme yetkisi, mahkemeye başvurabilen, zarar görmüş veya zarar görme olasılığı bulunan her türlü mağdura açıktır.
Hem iflas hem de kurumsal iflas için zaman aşımı; başvuruyu yapan kişi, iflasın başlangıcından önceki iki yıl içinde gerçekleşen işlemlerle sınırlı değildir. Bir işlem, yıllar önce gerçekleşmiş olsa bile itiraz edilebilir.
3.1.5. Diğer türdeki önceki işlemler de şunları içerir:
Şirket iflasında geçersiz yüzdürülen teminatlar [invalid floating charges in corporate insolvency].
İflas halinde aşırı emeklilik katkıları [excessive pension contributions in bankruptcy].
3.2. Yöneticiler ve bireyler için riskler
İflasla karşı karşıya olan şirketlerin yöneticileri iflasın öncesinde büyük bir dikkat göstermek zorundadır. O sırada ticari veya kişisel olarak makul görünen işlemler daha sonra itiraz edilebilir ve finansal sıkıntı dönemlerinde herhangi bir önemli işlem yapılmadan önce tavsiye alınmalıdır.
Benzer şekilde, iflas sürecine giren kişiler, hediyelerin, mülk transferlerinin veya arkadaşlara veya akrabalara yapılan geri ödemelerin daha sonra itiraz edilebileceğinin ve/veya iptal edilebileceğinin/geri alınabileceğinin farkında olmalıdır. Buna göre, finansal zorluk dönemlerinde herhangi bir önemli işlem yapılmadan önce hem şirket yöneticilerinin hem de bireylerin profesyonel tavsiye alması önerilmektedir.
- Mal Mülkiyetinin Saklı Tutulması ve İflas
Mal mülkiyetinin saklı tutulması [retention of title] hükümleri, alıcılar belirli yükümlülükleri [genellikle ödemenin tamamı (full payment)] karşılayana kadar malların mülkiyetini elinde tutmalarını sağlayarak satıcıları korumada önemli bir rol oynar. Ancak iflasın mal mülkiyetinin saklı tutulması hükümleri ve satıcıların mallarını geri alma yeteneği üzerinde nasıl bir etkisi vardır?
Mal mülkiyetinin saklı tutulması, satıcıların alıcı mallar için ödeme yapana kadar mallarının mülkiyetini elinde tutmasına izin veren bir sözleşme hükmüdür. Mal mülkiyetinin saklı tutulması hükümleri, özellikle alıcının resmi bir iflas sürecine girmesi durumunda (kesin anlamda olmasa da) hayati bir koruma ve güvenlik katmanı sunar.
Mal mülkiyetinin saklı tutulması hükümleri çeşitli biçimlerde tezahür eder ve her biri farklı koruma seviyeleri sunar. En yaygın iki mal mülkiyetinin saklı tutulması hükmü aşağıdaki gibidir:
Basit hüküm [simple clause]: Bu hüküm, satıcının alıcı ödeme yapana kadar malların hem yasal hem de gerçek mülkiyetini [both legal and beneficial ownership of goods] elinde tutmasını ve sipariş bazında işlem yapmasını sağlar.
Tüm ödemenin yapılması hükmü [all monies clause]: Bu hüküm ise daha geniş bir koruma sağlar ve satıcı, alıcının tüm borcu ödenene kadar alıcıya tedarik edilen tüm malların yasal mülkiyetini elinde tutar.
Özetle, bir mal mülkiyetinin saklı tutulması hükmünün uygulanabilir olması için, taraflar arasındaki sözleşmeye dâhil edilmiş olması ve satıcının mallarının teşhis edilebilir olması gerekmektedir.
Diğer taraftan, bir alıcının iflas sürecine girmesi halinde, satıcılar alıcı tarafından ödenmemiş olan malları tahsil etmek için mal mülkiyetinin saklı tutulması hükümlerine güvenmeye çalışabilirler.
Satıcının, alıcıyla ilgili olarak atanan İflas Kayyımlarına/Görevlilerine, mal mülkiyetinin saklı tutulması hükmünün geçerliliğini kanıtlamak için gereken bilgileri, sözleşme ilişkisine dâhil edilmesinin kanıtı ve malların nasıl tanımlanabileceği dâhil olmak üzere sağlaması sorumluluğundadır. İflas bağlamındaki herhangi bir mal mülkiyetinin saklı tutulması hükmü, iflas süreci sırasında satıcının varlıklarının satılması riskini önlemek için hızlı bir şekilde ele alınmalıdır.
Alıcının girdiği resmi iflas sürecinin türü, mal mülkiyetinin saklı tutulması hükmünün uygulanabilirliğini etkileyecektir.
Bir işletme iflas idaresine girmişse, bir satıcı İflas Yöneticisi veya Mahkemenin izni olmadan malları (geçerli mal mülkiyetinin saklı tutulması hükmü ile bile) geri alamaz. Ancak, bir İflas Yöneticisi, alıcının işletmesini ve/veya varlıklarını satmaya çalışırken satıcının mal mülkiyetinin saklı tutulması hükmünü hesaba katmalıdır, çünkü geçerli bir mal mülkiyetinin saklı tutulması hükmüne tabi olan malları yeniden satmak dönüşüm teşkil edecektir.
Bir işletme tasfiyeye girmişse, bir mal mülkiyetinin saklı tutulması hükmünün varlığı, satıcının malları geri almak için bir eylem yoluna sahip olma olasılığının yüksek olduğu anlamına gelir. Bir mal mülkiyetinin saklı tutulması hükmü yoksa satıcı tasfiyede teminatsız alacaklı olarak sıralanacaktır.
Bir işletme moratoryuma (borçların ertelenmesi) tabi ise, satıcı, Mahkemenin izni olmadan alıcının elindeki hiçbir malı geri alamaz.
Bu arada, mal mülkiyetinin saklı tutulması hükümleri sağlam kredi kontrol stratejilerini tamamlamalı, değiştirmemeli ve şu alternatifler göz önünde bulundurulmalıdır:
Peşin ödeme [upfront payments]: Kredi vadelerinin kısaltılması veya teminat talep edilmesi güvenlik sağlar.
Kredi sigortası [credit insurance]: Alıcının temerrüde düşmesine karşı sigorta yaptırmak ekstra bir güvenlik ağı sağlar.
Banka teminatları veya akreditif [bank guarantees or letters of credit]: Bu araçlar, riski en aza indirerek ödemeleri güvence altına alır.
Mal mülkiyetinin saklı tutulması hükümleri, ticari işlemlerde satıcıları korumak için kullanışlı bir mekanizmadır. Ancak, bir mal mülkiyetinin saklı tutulması hükmünün varlığı, alıcının iflas sürecine girmesi durumunda satıcının malları alıcıdan geri alma hakkını zorunlu olarak vermeyebilir. İflas halinde mal mülkiyetinin saklı tutulması ile ilgili herhangi bir iddianın derhal ele alınması ve uygun şekilde formüle edilmesi gerekir.
- Diğer Hususlar
Birleşik Krallık’ta, 20 Aralık 2024 tarihinde, iflas görevlilerine Ticaret Sicili [Companies House] tarafından tutulan kamuya açık olmayan bilgilere daha fazla erişim sağlayan 2024 tarihli Bilgi Paylaşımı (Sicil Memuru Tarafından Kamuya Açıklama) Yönetmeliği [“Yönetmelik” (Information Sharing (Disclosure by the Registrar) Regulations)] yürürlüğe girmiştir.
Anılan Yönetmelik, Ticaret Sicili’nin iflas görevlileri ve resmi yediemin ile kamuya açık olmayan bilgileri paylaşmasına yetki verir. Yönetmelik uyarınca, Sicil Memuru, iflas görevlileri tarafından aşağıdakiler için bilgilerin gerekli olduğundan emin olmak zorundadır:
Uygulanabilir iflas işlemleri kapsamında belirli taleplerde bulunmak veya bulunup bulunmamaya karar vermek (önceki işlemler ve hileli veya haksız ticaret gibi) ve/veya
Uygulanabilir iflas işlemlerinde mal varlığının izlenmesi, gerçekleştirilmesi veya geri kazanılması.
Söz konusu Yönetmelik “bilgi”nin [information] ne anlama geldiğini belirtmemektedir. Bu nedenle, Ticaret Sicili tarafından hangi kamuya açık olmayan bilgilerin ifşa edilebileceği açık değildir. Ancak, tanımın bulunmaması, bu Yönetmelik kapsamının sınırlı olmadığı anlamına gelmekte ve “bilgi” kavramının anlamının geniş yorumlanmasına yol açması muhtemeldir.
Mezkûr Yönetmelik, iflas mevzuatı kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getiren iflas görevlilerine yardımcı olmak amacıyla çıkarılmıştır. Bu yükümlülükler arasında iflas eden şirketin işlerini araştırma ve iflas eden şirketin alacaklıları yararına varlıklarını değerlendirme yükümlülüğü de yer almaktadır.
Yönetmelik, Ticaret Sicili’nin daha önce izin verilenden daha geniş bir yelpazede bilgi ifşa etmesine olanak tanıyarak soruşturma yetkilerini artıran iflas görevlilerine sunulan ilave bir araçtır.
Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce, iflas görevlileri, Ticaret Sicili’nin elinde bulunan belirli bilgileri, Ticaret Sicili’nin talep ettiği bilgileri sağlamaya zorlayan bir mahkeme kararı istihsal etmek için öncelikle masraflara katlanmadan elde edemiyordu ki; bu durum genellikle iflas durumunda sınırlı veya hiç fon olmaması gibi durumlarda geçerliydi.
Ticaret Sicili tarafından kendilerine sağlanan kişisel bilgiler açısından iflas görevlilerinin 2018 tarihli Veri Koruma Yasası [Data Protection Act] ile Genel Veri Koruma Yönetmeliği’ne [General Data Protection Regulation] uymak zorunda kalacağını belirtmekte fayda vardır.

* Bu derlemenin yapıldığı kaynaklar aşağıdadır:
- Abbie Fotheringham, Introduction to Insolvency Series – Different Insolvency Procedures, Nelsons Solicitors Limited (Solicitors Regulation Authority No:536939), January 15, 2025, < https://www.nelsonslaw.co.uk/introduction-to-insolvency-series-different-insolvency-procedures/ > erişim tarihi 05 Temmuz 2025.
- Abbie Fotheringham, New Regulations Enhance Insolvency Practitioners’ Powers To Access Non-Public Information Held By Companies House, Nelsons Solicitors Limited (Solicitors Regulation Authority No:536939), February 11, 2025, < https://www.nelsonslaw.co.uk/information-sharing-disclosure-by-the-registrar-regulations/ > erişim tarihi 05 Temmuz 2025.
- Abbie Fotheringham, Introduction To Insolvency Series – Directors’ Duties, Nelsons Solicitors Limited (Solicitors Regulation Authority No:536939), March 19, 2025, < https://www.nelsonslaw.co.uk/introduction-to-insolvency-series-directors-duties/ > erişim tarihi 05 Temmuz 2025.
- Abbie Fotheringham, Introduction to Insolvency Series – Antecedent Transactions in Corporate and Personal Insolvency, Nelsons Solicitors Limited (Solicitors Regulation Authority No:536939), June 30, 2025, < https://www.nelsonslaw.co.uk/antecedent-transactions-in-corporate-and-personal-insolvency/ > erişim tarihi 05 Temmuz 2025.
- Abbie Fotheringham, Introduction To Insolvency Series – Retention Of Title & Insolvency, Nelsons Solicitors Limited (Solicitors Regulation Authority No:536939), November 20, 2024, < https://www.nelsonslaw.co.uk/introduction-to-insolvency-series-retention-of-title-and-insolvency/ > erişim tarihi 07 Temmuz 2025.
[Bu derlemede yer alan görüşler ‘Nelsons Solicitors Limited’ yazarı Abbie Fotheringham’e ait olup; derleyenin çalıştığı kurumu bağlamaz, derleyenin çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Derlemedeki tüm hatalar, kusurlar, noksanlıklar ve eksiklikler derleyene aittir.]
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
