“Birleşik Krallık’ta ‘Gecikmeli Ödemelerle Mücadele’ Bağlamında KOBİ’leri Desteklemeye Yönelik Öneriler” Üzerine

Giriş

Birleşik Krallık Hükümeti, küçük ve orta büyüklükte işletmeleri [kısaca “KOBİ” (small and medium-sized enterprises)] desteklemek için yeni mevzuat öneren önemli bir İş Planı açıklamıştır[1]. Önerilen değişikliklerden biri, KOBİ’ler tarafından kesilen faturaların ödenmesi gereken süreye ilişkin kuralların yeniden düzenlenmesidir.

Bu strateji, Birleşik Krallık Hükümeti’nin ekonomiye yılda yaklaşık 11 milyar sterline mal olduğunu ve her gün yaklaşık 38 küçük Birleşik Krallık işletmesinin kapanmasına yol açtığını söylediği KOBİ’lere yapılan kronik geç ödemeleri ele almayı amaçlamaktadır.

Hükümet bu planın bir parçası olarak, yirmi yılı aşkın süredir işletmeler arası gecikmeli ödemeler konusunda en iddialı reformları öneren yeni bir istişare başlatmıştır[2]. Bu istişarede ortaya konulan önlem önerileri, ödeme kültürünü yeniden şekillendirmeyi, şeffaflığı artırmayı ve KOBİ’lerin sundukları hizmet ve ürünler için zamanında ödeme almalarını sağlamayı amaçlamaktadır.

Bu öneriler henüz yasalaşmamış olsa da önemli bir politika yönünü işaret etmekte olup yakın gelecekte önemli yasal ve düzenleyici değişikliklere yol açabilir.

Bu yazıda, istişaredeki temel öneriler özetleniyor, bunların Birleşik Krallık’taki işletmeler üzerindeki potansiyel etkileri değerlendiriliyor ve kuruluşların hemen şimdi neleri değerlendirmeye başlaması gerektiği özetleniyor.

  1. Hükümet istişaresinden temel öneriler

1.1. Yasal azami ödeme süresi [a statutory maximum payment term]

Hükümet, işletmeler arası işlemler için zorunlu 60 günlük azami ödeme süresi getirilmesini önermektedir. Şu anda, sözleşme tarafları, “aşırı derecede haksız” [grossly unfair] olmadığı sürece, 60 günü aşan ödeme koşulları üzerinde anlaşmakta serbesttir.

Bu değişiklik, tarafların 60 günlük sözleşme sınırının dışında sözleşme yapma yetkisini ortadan kaldırarak, küçük tedarikçilerin genellikle uzatılmış sözleşme sürelerini kabul etmeye zorlandığı küçük ve büyük işletmeler arasındaki dengesizliği giderecektir. Bu reform, netlik sağlamayı, KOBİ’lerin nakit akışını iyileştirmeyi ve daha büyük firmaların ödemeyi kasıtlı olarak geciktirme teşviklerini azaltmayı amaçlamaktadır.

Hükümet ayrıca, daha fazla istişareye tabi olmak kaydıyla, önümüzdeki 5 yıl içinde azami sürenin 45 güne düşürülmesini önermektedir.

1.2. Gecikmiş ödemeler için otomatik faiz ve tazminat [automatic interest and compensation for late payments]

İstişarede, 1998 tarihli Ticari Borçların Gecikmeli Ödenmesi (Faiz) Yasası[3] [Late Payment of Commercial Debts (Interest) Act] kapsamındaki mevcut yasal düzenlemenin güçlendirilmesi önerilmektedir. Mevcut yasa, işletmelere gecikmiş ödemeler için faiz talep etme hakkı tanısa da, bu hak nadiren işletmeler tarafından uygulanmaktadır.

Üstelik daha büyük işletmeler bazen düşük oranda faiz ödemesi gibi standart koşullar belirlerler.

Faturaların zamanında ödenmesi teşvikini artırmak amacıyla Hükümetin önerisi, mutabık kalınan ödeme süresinin istisnasız geçmesinden sonra faiz ödenmesini öngörmekte olup taraflar alternatif bir çözüm yolu sunamayacaktır.

Önerilen reform, işletmelerin gecikmeli ödemeleri için İngiltere Merkez Bankası temel faiz oranının yüzde 8 üzerinde belirlenen yasal faiz oranını ödemelerini zorunlu hale getirecektir.

Bu tür gecikmeli ödemeler için farklı bir tazminat oranının müzakere edilmesi mümkün olmayacaktır.

1.3. Fatura anlaşmazlıklarını dile getirmek için sabit nihai tarih [fixed deadline to raise invoice disputes]

Teklife göre, işletmelerin faturayla ilgili herhangi bir uyuşmazlığı, faturayı teslim aldıktan sonraki 30 günlük süre içinde bildirmeleri gerekecektir. Bu sürenin sonunda fatura kabul edilmiş ve ödenebilir sayılacaktır.

Bu önlem, ödeme uzatmalarını haklı çıkarmak için sıklıkla kullanılan “anlaşmazlık geciktirme taktikleri”ni [dispute delay tactics] önlemek ve ödeme davranışlarına ilişkin şeffaflığı artırmak için tasarlanmıştır.

1.4. Sürekli geç ödeme yapanlara yönelik finansal cezalar [financial penalties for persistent late payers]

Büyük şirketler arasında ödeme uygulamaları şeffaflığını teşvik etmek için Birleşik Krallık’ta yürürlükte olan yasalar bulunmaktadır; örneğin 2017 tarihli Ödeme Uygulamaları ve Performans Raporlaması Hakkında Yönetmelik[4] [Reporting on Payment Practices and Performance Regulations] gibi. Ancak yasa, tedarikçi faturalarını sıklıkla geç ödeyen şirketler için herhangi bir düzenleyici ceza öngörmemektedir.

Hükümet, bu sorunu çözmek için Küçük İşletmeler Kurumu’na [mevcut bir kamu kurumudur (Small Business Commissioner)] sürekli olarak zamanında ödeme standartlarını karşılamayan büyük işletmelere finansal cezalar uygulama yetkisi vermeyi önermektedir.

Daha önce bildirilen ödeme verileri, tekrar suç işleyenlerin tespit edilmesinde kullanılabilir. Tetikleyici bir eşik (örneğin, faturaların yüzde 25’inden fazlasının geç ödendiği durumlar) Küçük İşletmeler Kurumu’nun yaptırımın haklı olup olmadığını araştırmasına olanak tanıyacaktır.

Herhangi bir soruşturma, hafifletici faktörleri, geçmiş davranışları ve iyileştirme kanıtlarını dikkate alacaktır. Cezalar uygulandığında, bunlar yasal faiz yükümlülükleriyle ilişkilendirilecektir; örneğin, en son raporlama döneminde ödenmemiş yasal faizin iki katı tutarında.

1.5. Küçük İşletmeler Kurumu’nun rolünün genişletilmesi [expanding the role of the Small Business Commissioner]

Küçük İşletmeler Kurumu’na aşağıdakiler de dâhil olmak üzere yeni yasal yetkiler verilecektir:

Yasal ödeme yükümlülüklerine uyulmadığına dair kanıtların olduğu durumlarda, anonim ipuçları veya kamuya açık bilgilerle tetiklense bile, haksız ödeme uygulamalarına ilişkin soruşturma başlatma yetkisi;

Şirketleri soruşturmalar ve ödemeyle ilgili anlaşmazlıklar sırasında bilgi açıklamaya zorlama yetkisi;

Bilgi sağlamayı reddeden şirketlere finansal cezalar uygulama yetkisi,

2017 tarihli Ödeme Uygulamaları ve Performansı Hakkında Raporlama Yönetmeliği kapsamında ödeme verilerini denetleme ve soruşturma yetkisi, doğruluk ve uyumun sağlanması.

1.6. Büyük şirketler için yönetim kurulu düzeyinde hesap verebilirlik [board-level accountability for large companies]

Büyük şirketler (genellikle 250’den fazla çalışanı olanlar) ise aşağıdaki gibi ek kurumsal yönetim yükümlülüklerine tabi olacaktır:

Yıllık raporlara ödeme uygulamalarına ilişkin bilgilerin dâhil edilmesi;

Tedarikçi ödeme politikalarının yönetim kurulu düzeyinde gözetiminin sağlanması,

KOBİ tedarikçilerine ödeme yapmak için gereken ortalama süre de dâhil olmak üzere performans verilerinin açıklanması.

Bu öneri, tedarikçi ödeme uygulamalarını üst düzey liderlik seviyesinde stratejik öneme sahip bir konu haline getirmeyi amaçlamaktadır.

  1. Peki, bu durum kuruluşlar için ne anlama gelir?

2.1. Büyük işletmeler ve alıcılar için [for large businesses and buyers];

Bu reformlar hayata geçirilirse, birçok büyük şirketin ödeme süreçlerini ve kurumsal yönetişim düzenlemelerini yeniden değerlendirmesini gerektirecektir. Daha uzun ödeme döngülerine sahip sözleşme düzenlemeleri artık geçerli olmayacak ve yönetim kurullarından ve denetim komitelerinden daha fazla şeffaflık ve hesap verebilirlik beklenecektir.

Kuruluşlar şunları incelemeye başlamalıdır:

Sözleşmeler ve çerçeveler genelinde standart ödeme koşulları;

Fatura uyuşmazlık mekanizmaları ve dokümantasyonu;

Finans, denetim ve tedarik ile ilgili kurumsal yönetişim raporlama hatları,

Ödeme performansı verilerinin kamuya açıklanmaya hazır olması.

2.2. KOBİ’ler ve tedarikçiler için [for small and medium-sized enterprises and suppliers];

Bu önlemler büyük ödeyicileri hedef alsa da KOBİ’lerin önemli ölçüde faydalanması beklenmektedir.

Tedarikçiler, Hükümetin önerdiği reformların kendilerine nasıl fayda sağlayabileceğini görmek için müşterilerinin ödeme uygulamalarını ve ticari sözleşmelerini inceleyerek hazırlık yapabilirler. Bu önlemler yasalaşırsa, farkındalığın artması faydalı olacaktır.

  1. Sonraki Adımlar ve zaman çizelgeleri

Söz konusu istişare süreci 23 Ekim 2025 tarihine kadar devam edecek olup tüm işletmelerin, özellikle de tedarik zincirlerinde faaliyet gösterenlerin katılımı teşvik edilmektedir. Bu tarihten sonra, Hükümetin analizini yayınlaması ve muhtemelen 2026 yılında ileriye dönük bir yasal yol haritası belirlemesi beklenmektedir.

Sonuç

Her ne kadar hâlâ istişare aşamasında olsa da, söz konusu önerilerin tonu ve kapsamı, yasal değişikliklerin ufukta olduğunu göstermektedir. Hükümetin gecikmeli ödemelerle ilgili yasalarda önemli reformlar yapma konusundaki vurgusu göz önüne alındığında, Hükümetin temel önerilerinin çoğunun yasalaşması beklenmektedir.

[1]<https://assets.publishing.service.gov.uk/media/688b1f6f1affbf4bedb7b11d/our-plan-for-small-and-medium-sized-businesses.pdf >.

[2]<https://www.gov.uk/government/consultations/late-payments-tackling-poor-payment-practices/late-payments-consultation-tackling-poor-payment-practices >.

[3] < https://www.legislation.gov.uk/ukpga/1998/20/contents >.

[4] < https://www.legislation.gov.uk/uksi/2017/395/contents/made >.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.