Gemilerde Klaslama

Özet

Deniz ticareti hukukunda gemilerin klastan (sınıflandırmadan) geçirilmesi hukuken çok önemlidir. Nitekim, gemilerin klaslanması teknik denizcilik çevrelerinde onların durumu ve gerçek değerleri hakkında ciddi, tam ve güvenilir bilgi sahibi olunması ihtiyacından doğmuştur. Bir geminin klaslanması; can, mal ve çevre güvenliği açısından geminin faaliyette bulunmasına (çalıştırılmasına) engel bir durum olup olmadığının denetlenmesi anlamına gelmektedir. Bu yönüyle klas işlemi kamu düzenindedir. Deneme sürüşü (sea trial) yapıp, geminin klaslanmasını sağlamayan tersane edimini ifa etmiş sayılmaz. Klas işleminden geçmeyen bir gemi de sefere elverişli sayılmaz. Bu itibarla gemilerin klastan geçirilmesi son derece önemli bir husustur. Biz de bu çalışmada bu hususa vurgu yapmayı amaçladık ve bu yönde hukuki bilgiler aktarmaya çalıştık.

Anahtar Kelimeler: Gemi, Tersane, Klaslama, Deneme Sürüşü.

Abstract

Classification of ships is very important in maritime law. Indeed, the classification of ships was born out of the need for serious, complete and reliable information on their condition and true value in the technical maritime community. Classification of a ship; It means checking whether there is a situation that prevents the ship from operating (operating) in terms of life, property and environmental safety. In this respect, the class process is in public order. The shipyard that does not carry out a sea trial and does not ensure the classification of the ship is not considered to have performed its contractual obligation. As such, classifying ships is an extremely important issue. In this essay, we aimed to emphasize this issue and tried to convey legal information in this direction.

Key Words: Ship, Shipyard, Classification, Sea Trial.

Giriş

Deniz ticareti hukukunun sermaye unsurunu gemi kavramı oluşturur. Bu doğrultuda gemi kavramının deniz ticaretinin odak noktası olduğundan ve diğer deniz ticareti kural ve hukuki kavramlarının bu odak noktası etrafında yerini aldığından söz edilir[1]. Küresel düzlemde emtia ticaretinin %90’ı navlun sözleşmeleri ile denizde eşya taşıyan gemiler vasıtasıyla yapılmaktadır[2] ve tedarik zincirinin sürdürülebilirliğinin sağlanması için bu taşıma yöntemi vaz geçilmezdir. Navlun sözleşmelerinin ifası bağlamında geminin sefere (yolculuğa) hazır olması gerekir. Bu hazır olma keyfiyeti denize, yola, yüke hazır olma şeklinde ortaya çıkar (TTK. m. 932)[3]. Ancak bir geminin deniz yolculuğuna hazır olması için ise evvelemirde yapımından sonra deneme sürüşü (sea trial) yapılıp, klastan geçirilip sefere hazır hale getirilmesi (ready for departure) yasal gerekliliktir. Ayrıca bu klaslama işleminin mevzuat çerçevesinde belirli aralıklarla gerçekleştirilmesi de aranır.

Bu çalışmamızda klaslama konusunu ve önemini incelemeyi amaçladık. Bu amaçla giriş kısmımızı takiben genel olarak klaslama kavramı üzerinde durduktan sonra, klaslama işleminin niteliğini, ulusal ve uluslararası süreçlerini, klaslama sözleşmesinin hükümlerini, ifasını ele aldık ve çalışmamızı sonuç kısmımızla bitirdik.

I. Genel Olarak Klaslama

Bir geminin klası, (adı, tonajı, milliyeti gibi) gemiyi başkaca gemilerden ayırt etmeye yarayan unsurların arasında yer almasa[4] da önemli bir hukuki konudur. Zira, gemilerin klası teknik denizcilik çevrelerinde onların durumu ve gerçek değeri hakkında ciddi, tam ve güvenilir bilgi sahibi olunması ihtiyacından doğmuştur[5].

Bir geminin klaslanması bayrak devletinin verdiği yetkiye dayalı olarak, klas kuruluşu[6] tarafından, devlet adına geminin, ulusal ve uluslararası hukuktan doğan emredici düzenlemelere uygun olup olmadığının; can, mal ve çevre güvenliği açısından geminin faaliyette bulunmasına (çalıştırılmasına) engel bir durum olup olmadığının denetlenmesi anlamına gelmektedir. Bu yönüyle klas işlemi kamu düzenindedir. Bir gemide klas denetimi yapılması, motorlu taşıtlarda araç muayenesinde veya binalarda iskan ruhsatında (yapı kullanma izin belgesinde) olduğu gibi, geminin emredici düzenlemelere uygun olup olmadığının denetlenmesi anlamına gelmektedir. Klastan geçmemiş bir gemi kamu düzenine aykırılık nedeniyle sefere çıkamaz (ready for departure olamaz)[7]. Klası olmadan, denize elverişlilik belgesi alınamayacağı için, gemi sefere de hazır olamaz (ready for departure olmaz), zira, klas belgesinin sonucu olan denize elverişlilik belgesi borda evrakı listesinde yer alır ve borda evrakı eksik olan gemi limandan çıkış izni alamaz[8]. Gemi, denizde kullanıldığı süre boyunca klaslı olarak faaliyette bulunmak ve düzenli olarak belirli periyodlarla klas denetimine girmek, her tamir gördüğünde klas denetiminden geçmek zorundadır. Gemi inşa, bakım ve onarım faaliyetlerinde, gemi, klas denetiminden geçmeden tersane edimini ifa etmiş kabul edilemez. Zira, inşa, bakım ve onarım işinde amaç klas denetiminden geçmektir. Nasıl ki, iskan ruhsatı (yapı kullanma izin belgesi) alınmamış bir binada müteahhit edimini tamamlamış (kusursuz ifa etmiş) olmuyorsa, klas denetiminden geçmemiş bir gemide de tersane edimini tamamlamış (kusursuz ifa etmiş) olamaz. Buna aykırı yapılan sözleşme hükümleri TBK. m. 27 kapsamında emredici hükümlere aykırılık nedeniyle kesin hükümsüzdür. Çünkü bu durumdaki bir gemi, kamu düzenini bozuyor kabul edilir; can, mal ve çevre açısından tehlikeli durumda olacağı için limandan ayrılmasına (departure) -sefere çıkmasına- engel olunur.

Gemilerin klaslanması (sınıflandırılması), klas kuruluşları tarafından yapılır[9]. Başlangıçta deniz sigortacılığı alanında gemilerin mevcut fiziki ve teknik durumlarının tespiti için ihtiyaç duyulan bilgileri edinmek amacıyla kurulan sınıflandırma kuruluşları, yapmış oldukları denetim ve incelemelerin kapsamıyla günümüz denizcilik sektörünün vazgeçilmez unsurlarından birisini oluşturmaktadır. Gemilerin sınıfı, onların yapımında kullanılan malzemeye ve tekniğe, yaşına, yaşadığı kazalara ve o an itibariyle bulunduğu durumuna bakarak değerlendirilir. Bir geminin sınıfını koruyabilmesi için, periyodik kontrollerden geçmesi (sörvey) aranır[10].

Sınıflandırma kuruluşlarının yayımlamış oldukları bilgilere veya kendileri tarafından verilen belgelere güvenerek hareket eden üçüncü şahısların bu bilgilerin gerçeğe uygun olmaması veya usulsüz olması sebebiyle uğradıkları zarar ve ziyan dolayısıyla TBK. m. 49 vd. hükümleri çerçevesinde haksız fiil hükümlerine göre sorumluluğu bulunmaktadır.

Öte yandan klaslama (sınıflandırma) kuruluşları, sınıflandırma, sörvey hizmetleri ile bunlara istinaden verdikleri yayınladıkları listelerde yer alan bilgilerden dolayı bir sözleşme ilişkisi içine girdikleri kişilere karşı sözleşmeden kaynaklı da sorumlu olabilirler[11]. Aradaki hukuki ilişki de eser sözleşmesidir.

II. Klas, Geminin Kamu Düzenine Uygun Olup Olmadığının Denetlenmesidir

Klas denetiminde geminin asgari standart ve şartlara uygun olup olmadığı tesbit edilir[12]. Klas denetimi, otomobillerdeki araç muayenesi ve binalardaki yapı kullanma izin belgesi gibi emredici hükümler ile düzenlenmiş olan geminin yüke ve sefere elverişli olabilmesi için taşıması gerekli asgari standartların sağlanması için inşasında taşıması gerekli standartları ve işletildiği süre boyunca belirli periyodlarla yaptırması gereken bakım-onarım işlemlerinin devlet adına denetimini ifade etmektedir. Bu nedenle, inşa ve bakım onarım işleri klas olarak anılan emredici düzenlemelerdeki teknik zorunluluklara uygun yapılmak zorundadır. Geminin bir tersaneye giriş sebebi, klas denetiminden geçmesi için gerekli olan inşa, bakım-onarımın işlerinin devletin emredici düzenlemeleri uyarınca klas kuruluşu standartlarına uygun şekilde yapılmasıdır. Gemi klas kuruluşu tarafından denetlenir. Bu amaca uygun inşa veya tamir yapmadığı takdirde tersane temerrüde düşmüş demektir.

Bayrak devletleri deniz ve gemi güvenliğinin sağlanmasına yönelik dolayısıyla deniz kamu düzenini korumayı amaçlayan uluslararası sözleşme ve iç hukuk düzenine ilişkin belgeleme (klas) faaliyetlerinin icrasına ilişkin yetkilerini tecrübe, uzmanlık ve güvenilirlikleri nedeniyle genellikle gemi sınıflama/klas kuruluşlarına yetki tanımak suretiyle kullanır. Bu amaçla bayrak devletleri belgeleme faaliyetinde bulunacak gemi sınıflama kuruluşuyla yetki devri sözleşmesi yapar[13].

III. a Tarafların Akit Yapma Amacı Geminin Klas Denetiminden Geçirilmesidir

Öncelikle taraflar arasındaki sözleşmede teslim ve kabul için klas onayı şartı aranıp aranmadığı ilk incelenecek konudur. Buna rağmen, gemi inşa ve tamir bakım işlerinde tarafların akit yapma iradesi klas kuruluşundan onay alacak şekilde geminin bayrak devletinin emredici düzenlemelerine uygun şekilde inşası veya tamir bakım yapılıp teslim edilmesi sonucu geminin bu kurullara uygun olarak sefere çıkmaya hazır (ready for departure) olmasını sağlamaktır. Klas kuruluşu kuralları uyulması zorunlu kurallardır. Sözleşme geminin belli bir klasta yapılması amacını taşımakta[14], bu emredici düzenlemelerle emredici şekilde (zımni) şart koşmaktadır[15]. Dolayısıyla, geminin tüm inşa tamir bakım işlemlerinin klas denetimine uygun olarak yapılması emredici hükümdür. Gemi, klas kuruluşu tarafından denetlenir. Bu denetim de çoklukla deneme sürüşü (sea trial) ile gerçekleştirilir, gemi tam kapasite çalıştırılarak bütün aksamının birlikte sorunsuz çalıştığı belirlenebilir. Denetimlerin amacı gemin kural kitabına (klas evraklarına) uygun olarak tamir-bakım yapılmasını sağlamaktır. Denetimde kurallara aykırılık tesbit edilirse bunların düzeltilmesi yönünde tersane uyarılır. Düzeltmelerin yapılmaması halinde sınıflandırma/klas belgesi düzenlenmez. Tersanelerin, geminin amaçlanan ticari kullanım tarzını karşılayacak şekilde deniz ve gemi güvenliği ile ilgili emredici düzenlemelere uygun olarak tamir-bakım-inşa edilmesini sağlama yükümlülüğü bulunmaktadır[16]. Geminin klas denetimi için geldiği tersaneden, klas denetiminden geçecek şekilde yapıldığını tersane isbat etmeden tersanenin işini bitirip gemiyi teslime hazır ettiğinden bahsedilemez.

Taraflar arasında geminin klas denetiminden geçirileceğini belirten bir sözleşme bulunması halinde, bu sözleşme hükümleri esas alınır, sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmazsa klas kuralları emredici düzenleme olduğu için, tersanenin gemiyi klastan geçecek şekilde teslim etmeyi taahhüt ettiği kabul edilir. Eğer sözleşmede buna aykırı bir hüküm varsa, kanaatimizce bu hüküm de TBK. m. 27 gereğince kamu düzenine aykırılık nedeniyle kendiliğinden geçersizdir, şu kadar ki, tarafların gemiyi bu şekilde tesliminde/tesellümünde kamu düzenine aykırı olmayan bir iradesi bulunduğu isbat edilsin. Zira, yüklenici tersane gemiyi inşa ederken IMO.[17]’nun kurallarına uygun şekilde doğaya ve çevreye zarar vermeyecek şekilde gemiyi inşa etme borcu altındadır[18].

Taraflar arasındaki sözleşmede armatörün, yapılan işlerin klas denetiminden geçirilmesini isteyeceğini belirten bir sözleşme hükmü bulunması halinde, dikkat edilmesi gereken husus şu konudur: Armatörün klas denetiminden geçirilmesini istemesi başka bir konudur, tersanenin edimini ifa etmiş sayılması için gemideki işlerini klas denetiminden geçmeye uygun şekilde yapması başka konudur. Bu durumda, armatör, klas denetimini talep etmişse tersanenin hiçbir şekilde ve hiçbir nedenle buna aykırı davranması mümkün bulunmamaktadır. Armatörün veya yetkilendirdiği temsilcisinin talebine rağmen, tersane gemiyi klas denetimine sokmamışsa veya denetime izin vermemişse veya deneme sürüşü (sea trial) yapılmasına müsaade etmemişse, tersane temerrüde düşmüş kabul edilir. Ancak, armatör klas denetimini talep etmemişse, tersane geminin klas denetiminden geçmesini sağlayacak şekilde işini yaptığını isbat etmeden edimini ifa etmiş kabul edilemez[19].

IV. Klas Denetimi Deneme Sürüşüyle Yapılır

Deneme seferi klasın ön şartıdır. Geminin bütün işleri bitince tersaneci eser sözleşmesindeki edimini tamamladığını ve bunu da kusursuz tamamladığını geminin bütün parçalarının birlikte ve klas dokümanlarında/sertifikalarında[20] belirtilen şekilde çalışmasının test edildiği deneme sürüşü (sea trial)[21] ile klas kusuluşuna isbat eder, klas kuruluşu olumlu rapor verirse edimini (kusursuz) tamamlamış kabul edilir. Bu nedenle, çıkacak uyuşmazlıklarda -bu emredici düzenleme olduğu için- mahkemece resen nazarsa alınarak klas evrakları celp edilmeden karar verilmemesi gerekir, aksi halde eksik inceleme sözkonusu olur. Mahkeme klas evraklarını celp edip, bunları da inceleyerek klas var mı yok mu ona göre tersanenin işini bitirip bitirmediğini tesbit etmelidir[22]. İşin bitip bitmediği klas belgesinden anlaşılır[23]. Gemi inşa, tamir bakım sektöründe istisna akdinde (eser sözleşmesinde) işin tamamlanmasından sonra fakat tesliminden önce deneme sürüşlerinin (sea trials) yapılması mutad uygulamadır.a  İcra edilen deneme sürüşü sonucu gemi ya kabul edilir ya da reddedilir[24]. Yani tersane, yaptığı işleri klas kuruluşu onayından geçirecek şekilde ve nitelikte yapmakla yükümlüdür. Tersane, deneme sürüşü yapılmasına -yani bu yolla klas denetimine- izin vermemesi halinde temerrüde düşmüş olur. Eğer taraflar arasındaki sözleşmede yapılan işin klas denetiminden sonra kabul edilmiş olacağı belirtilmekte ve donatan da bu yönde talepte bulunmuşsa, her ne sebeple olursa olsun deneme sürüşüne izin vermeyen tersane mütemerrit duruma düşmüş olur. Özellikle de ücretinin ödenmemesi nedeniyle deneme sürüşüne (sea trial) izin vermediğini belirtmekteyse, deneme sürüşü yapılıp klas onayı alınmadan tersane ücrete hak kazanmayacağı için temerrüde düşmüş demektir.

Zira yapılan işlerin muayenesi deneme sürüşü olarak adlandırılan ayrı bir prosedür ile yerine getirilir. Deneme sürüşü esasen geminin muayene edilmesi anlamına gelmekte ve özellikle ayıba karşı tekeffül sorumluluğu açısından önem taşımaktadır. Zira eser sözleşmesi açısından eserin muayene edilmesi eserdeki mevcut niteliklerin sözleşmede kararlaştırılan veya normal olarak eserde bulunması gereken niteliklere uygun olup olmadığının ortaya çıkarılması amacını taşır[25].

Bir geminin kamu düzenine ilişkin kurallara uyup uymadığı, yani emredici düzenlemeler ile zorunlu tutulan asgari nitelikleri taşıyacak şekilde inşa, tamir-bakımı işlerinin yapılıp yapılmadığı klas/sınıflandırma kuruluşu tarafından bayrak devleti adına denetlemenin yapılacağı deneme sürüşü ile gerçekleşir. Klas kuralları ve bu bağlamda seneme sürüşü emredici nitelikte bir şart hükmündedir, buna izin vermeyen tersane temerrüde düşmüştür. Zira, gemi inşa sözleşmesinde iş sahibinin gemiyi kabulü deneme yüzüşleri neticesindeki sonuçların olumlu çıkması şartına bağlıdır[26].

Klas denetimi ve deneme sürüşü, geminin teslim edildiği sırada yürürlükte bulunan kurallara göre inceleme yapılması, tüm kurallara uygun olup olmadığının denetlenmesi demektir[27]. Bu bağlamda, sözleşme aşaması veya belirlenmiş herhangi bir aşama değil, teslim anındaki bayrak devleti kuralları esas alınacaktır[28].

Gemi inşası da tamir-bakımı da aşama aşama geliştirilen bir süreçtir. Bu sürece sadece yüklenici ve onun denetçilerinin değil, aynı zamanda iş sahibi, klas ve düzenleyici kuruluşlar katılır. Süreçte her aşamada inceleme ve denetim söz konusudur. Teslimden önce geminin sözleşme ve spesifikasyonlara uygun tamamlandığı ve teslime hazır hale getirildiği ise deneme sürüşü adı verilen geminin çeşitli açılardan denizdeki performansının sözleşme ve bayrak devletinin şartlarına uyduğunu göstermeye yarayan işlem ile gerçekleşmektedir. Deneme sırasında yüklenici geminin uygun performans gösterdiğini ortaya koymaya çalışır. Geminin her bir parçasının operasyonel kabiliyeti sonra her bir sistemi ve sonunda tüm gemi hakkında geminin tabi olduğu önemli test ve denemeler yapılır. Geminin standartlara uyup uymadığı ancak iş tamamlanınca belirlenebilmektedir. Bu test ve denemelerin amacı tersanenin geminin kalitesini göstermek ve kanıtlamaktır. Gemi inşalarında ve tamir-bakımda geminin tesliminden önce yüklenicinin geminin sözleşme ve spesifikasyonlara uyduğunu göstermesi hem gelenek ve hem de değişmez bir standart sözleşme kuralıdır ve emredici düzenlemeler gereği de zorunludur. Deniz denemesi gününde, geminin denize elverişliliği test edilir. Deneme sürüşü (sea trial) ve testinin hukuki sonucunda geminin kabul veya reddi yapılır[29].

V. Tersanenin Edimini İfası Klas Onayından Sonra Gerçekleşir ve Ücret Talep Hakkı Bundan Sonra Doğar

Gemi inşası ve tamir-bakımı aşama aşama gerçekleştiği için her aşamada yapılan/tamamlanan işler (work done) onaylanır[30]. Bu onayların amacı, yapılan işler listesindeki işlerin tamamlandığını göstermektir, ancak, bu işler klas kuruluşunca onaylanmadan, bu iş kısmı itibarıyla doğru/kusursuz yapılmış sayılmaz. Yapılan işler listesindeki donatan (armatör) temsilcisinin imzaları işin kusurlu veya kusursuz yapıldığını değil, sadece yapıldığını gösterir. İşin kabullerinin yapılması, yani tersanenin edimini ifa etmesi, bütün işin tamamlanıp, deneme sürüşünde geminin klas onayından geçmesinden sonra gerçekleşir. Bu nedenle, yapılan işler (work done) listesindeki imzalar tersanenin edimini ifa ettiğini isbat etmez, tersanenin edimini ifa ettiği, yani karşı edimi (ücreti) talep hakkı deneme sürüşünde klas onayı ile gerçekleşir. Bu konuda çıkacak uyuşmazlıklarda, tersanenin mi, armatörün mü temerrütte olduğunun tesbiti için bakılması gereken, ilk evrak deneme sürüşünün yapılıp yapılmadığı ve bu sürüşte klas onayı alınıp alınmadığıdır. Klas onayı alınmamış bir gemide tersanenin edimini ifa ettiği isbat edilmiş değildir. Klas onayı almamış bir iş için de tersane temerrütte olduğu için karşı edimi (ücret) talep edemez[31].

Gemi sözleşmelerinde aşama aşama incelemeyi sağlayan ve birçok durumunda “geçici kabullerin” olduğu bir sistem geliştirilmiştir. Klas ve düzenleyici kuruluşlarca veya bizzat yüklenicinin kendi denetçi elemanlarınca gerçekleştirilen inceleme ve testlere katılma yoluyla denetim yapılır[32].

İşin yapılması sırasında yapılan işler (work done) listesindeki işlerin kusursuz yapılıp yapılmadığının denetlendiğini değil, sadece, “yapıldığını” göstermek için “sadece yapıldığı kabul edilmiştir / accepted as work done only” kaydı düşülmektedir. Bu kayıt, yapılan işler (work done) listesindeki işin yapıldığını ancak, işin kusursuz yapıldığının tesbit edilmediğini, Klas kuruluşunun işin doğru yapılıp yapılmadığının denetiminden geçtikten sonra o kısmın kabul edileceğini, tersanecinin ediminin ifasının ise deneme sürüşündeki klas onayı ile gerçekleşeceğini belirtmek demektir.

İş sahibine verilen inceleme ve denetleme hakkı üç aşamalıdır. Bunlar sırası ile iş başlamadan önce iş planı, iş çizimleri ve programını inceleme ve onaylama hakkı, bakım aşamasında iş sahibi tarafından veya iş sahibinin yetkili temsilcisi aracılığıyla yüklenicinin edim fiilinin incelenmesi ve denetlenmesi ve son olarak da geminin tesliminden önce, denizde teste tabi tutulmak suretiyle geminin inceleme ve denetimi şeklindedir[33]. Bu testte klas onayı alınması, tersanenin edimini ifa etmiş olmasını sağlama sonucunu doğurur. Bu onaydan önce edimini ifa etmiş olmayan tersane, karşı edim olan ücreti talep edemez. Zira, tamamlanamayan ve noksanlığı ile hukuken teslime konu olamayacak bir eserin (geminin), ayıpları yönünden ihbar zorunluluğu yoktur. Kural olarak inşası-bakımı yapılan gemi, yani eser, ancak tamamen bittikten sonra teslim edilebilir[34]. Deneme yüzüşünün gerçekleştirilmesi üzerine geminin inşası, tamir-bakımı tamamlanmış olur. Bu durumda ayıpsız olduğu tespit edilen gemi inşa sözleşmesi ifa ile sona erer. Deneme yüzüşlerinin tamamlanması ve teslimi üzerine, TBK. m. 479/1 uyarınca iş sahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur[35].

Eserin teslimi ile eserin kabulü eş anlamlı değildir. Teslim yüklenicinin bütün kısımlarıyla sözleşmeye göre imal ettiği eseri ifa amacıyla iş sahibinin emrine vermesi ve eser üzerinde onun doğrudan zilyetliğini sağlamasıdır. Türk Hukuku’nda ana kural olan TBK. m. 479/1 gereğince sözleşme ücretini ödeme borcu eserin teslimiyle muaccel olmaktadır. Teslim gerçekleşmeden kural olarak yapılan belli kısımları için bile ödemeler istenemez. Sözleşme ücreti alacağının muacceliyet kazanmasının ön şartı, eserin ayıpsız ve sözleşmeye uygun olarak imal ve teslim edilmiş olmasıdır[36]. Kural olarak, tersane de karşı edim olan ücreti, klas onayından sonra talep edebilir hale gelir, bundan önce gemi denize elverişlilik belgesi alamayacağı için ayrılmaya hazır durumda (ready for departure) değildir, bu nedenle de tersane klas onayı alınmasından önce ücret isteyemez[37].

Denetlemelerin tamamlanmasından sonra sörveyörler tarafından geminin ilgili emredici düzenleme kapsamındaki durumu gemide tespit edilen eksiklik ve hasarlar ile yapılan kontroller, muayene ve testlerin sonuçlarının yanında sörveyörlerin de değerlendirmelerinin bulunduğu sörvey raporu düzenlenir[38]. Denetlemelerin olumlu şekilde sonuçlanması halinde gemi sınıflama kuruluşunun merkezinden de onaylanır, sörveyörler tarafından geçici zorunlu belge düzenlenebilir. Eksiklikler tesbit edilirse, bu eksikliklerin süresinde giderilmesi gerekir. Aksi durumda zorunlu belge iptal edilir[39].

İş sahibinin bedel ödeme borcunda temerrüde düşmesi için öncelikle bedelin muaccel olması gerekir. Gemi inşa sözleşmesinde bedelin muacceliyeti bedel borcunun ödenmesi için kararlaştırılan usule göre belirlenir. Buna göre bedel ara ödeme kararlaştırılmışsa bu ödemelerin yapılması gereken tarihte; aksi takdirde eserin tesliminde muaccel hale gelir. Bedel alacağının muacceliyet kazanması için kural olarak yüklenicinin eseri klasına uygun (ayıpsız olarak) tamamlanmış bir şekilde teslim etmesi icap eder. Ayıplı bir geminin teslim edilmek istenilmesi üzerine, iş sahibi TBK. m. 97 hükmüne dayanarak sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediği def’ini ileri sürerek ödeme yapmaktan kaçınabilir[40]. Ayıplı olup olmadığı da son tahlilde klas raporundan anlaşılır[41], bu itibarla klaslamanın önemi bir kez daha ortaya çıkar.

Eğer iş bitiminde ücret konusunda uyuşmazlık çıkması halinde teminatla geminin serbest bırakılması şart edilmişse, tersanenin öncelikle bu şartı işletmesi karşı akidi gözetme borcunun bir sonucudur. İhtiyati haciz ve geminin bağlanması son çare olmalıdır[42].

VI. Uluslararası sözleşmelerdeki Kamu Düzenine İlişkin Düzenlemelerin Denetimi Klas Kuruluşu Tarafından Yapılır

Bir geminin klas denetimi sadece bayrak devletinin emredici düzenlemelerini değil, aynı zamanda uluslararası sözleşmelerden doğan can, mal ve çevre güvenliği için getirilmiş düzenlemelerden doğan yükümlülüklerin de denetimini sağlaması bakımından oldukça değerli ve önemlidir[43].

Sınıflama kuruluşunun standartlarına ya da uluslararası sözleşmeler tarafından kabul edilen standartlara uymayan gemiler bu anlamda hukuki ayıplı olarak kabul edilir[44]. Yüklenici gemiyi inşa ederken ve tamir bakım yaparken IMO.’nun kurallarına uygun şekilde doğaya ve çevreye zarar vermeyecek şekilde gemiyi inşa etme borcu altındadır[45]. SOLAS.[46] Sözleşmesi deniz ve gemi güvenliği ile ilgili çok sayıda düzenlemeyi içerir.a  Gemiler söz konusu düzenlemelerde yer alan asgari şartları taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi amacıyla çeşitli denetlemelere tabi tutulur. Yapılan klas denetimlerinin olumlu sonuçlanması halinde denetlemenin ilişkin olduğu hususla ilgili belge düzenlenir. Aynı durum, petrol dışı kirlenmeye karşı yapılan uluslararası sözleşme olan MARPOL.[47] Sözleşmesi için de geçerlidir[48].

VII. Gemi Klas İşlemi Bitmeden Ayrılmaya Hazır Olmaz

Gemi sınıflama/klas kuruluşları tarafından düzenlenmesi gereken ve gemide bulundurulması zorunlu bulunan belgelerin mevcut olmaması halinde geminin bir limana giriş veya çıkış yapması (ready for departure olması) mümkün değildir[49]. Klas belgesinin sonucu olan denize elverişlilik belgesi borda evrakı listesinde yer alır borda evrakı eksik olan gemi limandan çıkış izni alamaz[50]. Geminin ayrılmaya hazır (ready for departure) olması klastan geçip, liman çıkış evraklarını almasından sonra olur, deneme sürüşü yapılması geminin ayrılmaya hazır (ready for departure) olması demek değildir[51]. Zira, klası olmayan bir geminin kamu düzenine aykırılık nedeniyle denize çıkması ve limandan ayrılması yasaktır. Denize elverişlilik geminin güvenliğiyle ilgili kamu düzenine ilişkin bir kavramdır. Geminin denize elverişli (ready for departure) olup olmadığının ispatı hususunda gemi klas kuruluşlarının faaliyetleri sonucu düzenledikleri belgelere başvurulur. Klasının olmaması, geminin denize elverişli (ready for departure) olmadığının ispatında karine teşkil eder[52].

Sonuç

Deniz ticareti hukukunun sermaye unsurunu oluşturan geminin navlun sözleşmeleri ile denize açılıp emtia taşıyabilmeleri için bu amaca uygun niteliklere sahip olması gereklidir. Gemilerde klas işlemleri bu çerçevede gerçekleştirilir.

Bir geminin klaslanması bayrak devletinin verdiği yetkiye dayalı olarak, klas kuruluşu tarafından, devlet adına geminin, ulusal ve uluslararası hukuktan doğan emredici düzenlemelere uygun olup olmadığının; can, mal ve çevre güvenliği açısından geminin faaliyette bulunmasına (çalıştırılmasına) engel bir durum olup olmadığının denetlenmesi anlamına gelmektedir. Bu yönüyle klas işleminin kamu düzenine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Klas kuruluşları tarafından klas işleminden geçirilmeyen bir gemi ready for deparutere yani denize açılmak için hazır sayılamaz.

Bir geminin sınıfını (klasını) koruyabilmesi için, periyodik kontrollerden geçmesi (sörvey) aranır. Sınıflandırma kuruluşlarının yayımlamış oldukları bilgilere veya kendileri tarafından verilen belgelere güvenerek hareket eden üçüncü şahısların bu bilgilerin gerçeğe uygun olmaması veya usulsüz olması sebebiyle uğradıkları zarar ve ziyan dolayısıyla TBK. m. 49 vd. hükümleri çerçevesinde haksız fiil hükümlerine göre sorumluluğu bulunmaktadır.

Klaslama (sınıflandırma) kuruluşları, sınıflandırma, sörvey hizmetleri ile bunlara istinaden verdikleri yayınladıkları listelerde yer alan bilgilerden dolayı eser sözleşmesi ilişkisi içine girdikleri kişilere karşı sözleşmeden kaynaklı da sorumlu olabilirler.

Klas denetiminde geminin asgari standart ve şartlara uygun olup olmadığı tesbit edilir. Yapım ve onarım için tersaneye alınan bir gemi için deneme sürüşü (sea trial) yapılıp klaslama işlemi gerçekleştirilmedikçe tersane sahibinin edimini ifa ettiğinden ve ücrete hak kazandığından söz edilemez. TBK. m. 97 çerçevesinde gemi donatanı bu işlemler gerçekleştirilmedikçe yapım, onarım ücretini tersaneye ödemek zorunda değildir (ödemezlik def’i).

Bir geminin klas denetimi sadece bayrak devletinin emredici düzenlemelerini değil, eş zamanlı uluslararası sözleşmelerden doğan can, mal ve çevre güvenliği için getirilmiş düzenlemelerden doğan yükümlülüklerin de denetimini sağlaması bakımından oldukça değerli ve önemlidir.

Yararlanılan Kaynaklar

Baygın, Cem, Türk Hukukuna Göre İstisna Sözleşmesinde Ücret ve Tabi Olduğu Hükümler, İstanbul 1999.

Can, Mertol, Deniz Ticareti Hukuku, Ders Kitabı C. I, Ankara 2000.

Erbaş Açıkel, Aslıhan, Gemi İnşa Sözleşmesi, İstanbul 2013.

Kayıhan, Şaban, Deniz Ticareti Hukuku, Gözden Geçirilmiş 3. Baskı, İstanbul 2022.

Kender, Rayegan / Çetingil, Ergon /Yazıcıoğlu, Emine, Deniz Ticareti Hukuku Temel Bilgiler, C.1, Gözden Geçirilmiş ve Genişletilmiş On Dördünü Baskı, İstanbul 2017.

Koyuncu, İbrahim Serdar, Gemi Sınıflama Kuruluşlarının Faaliyetleri ve Sorumluluğu, İstanbul 2008.

Misili, Sinan, Gemi İnşa Sözleşmesinin Kurulması, İstanbul 2016.

Sirmen A. Lale, Türk Özel Hukukunda Şart, Ankara 1992.

Yazıcıoğlu, Emine / Kender, Rayegan / Çetingil, Ergon, Deniz Ticaret Hukuku, Gözden Geçirilmiş ve Genişletilmiş 15.Baskı, İstanbul 2020.

* Prof. Dr. Şaban Kayıhan: İstanbul Medeniyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku ABD. Öğretim Üyesi.

[1] Kayıhan, Şaban, Deniz Ticareti Hukuku, Gözden Geçirilmiş 3. Baskı, İstanbul 2022, s.16.

[2] Kayıhan, s.1.

[3] Fazlası için bkz. Kayıhan, s.161 vd..

[4] Yazıcıoğlu, Emine / Kender, Rayegan / Çetingil, Ergon, Deniz Ticaret Hukuku, Gözden Geçirilmiş ve Genişletilmiş 15.Baskı, İstanbul 2020, s.72.

[5] Kayıhan, s.23.

[6] Önemli klas kuruluşları şunlardır: Türk Loydu, Klas Kuruluşları Uluslararası Birliği (IACS), American Bureau of Shipping (ABS), Bureau Veritas (BV), China Classification Society (CCS), Croatian Register of Shipping (CRS), Det Norske Veritas-Germanischer Lloyd (DNV-GL), Indian Register of Shipping (IRS), Korean Register of Shipping (KR), Lloyd’s Register of Shipping (LR), Nippon Kaiji Kyokai (Class NK), Polski Rejestr Statkow (PRS), Registro Italiano Navale (RINA), Russian Maritime Register of Shipping (RS).

[7] Kayıhan, s.24.

[8] Kender, Rayegan / Çetingil, Ergon /Yazıcıoğlu, Emine, Deniz Ticareti Hukuku Temel Bilgiler, C.1, Gözden Geçirilmiş ve Genişletilmiş On Dördünü Baskı, İstanbul 2017, s.94.

[9] Bu kuruluşlara örnek olarak Lloyd’s Register of Shhipping (LR) verebiliriz. Diğer örnekler için bkz. Kender / Çetingil / Yazıcıoğlu, s.45; Can, Mertol, Deniz Ticareti Hukuku, Ders Kitabı C. I, Ankara 2000, s.71.

[10] Can, s.71.

[11] Can, s.71-72.

[12] Koyuncu, İbrahim Serdar, Gemi Sınıflama Kuruluşlarının Faaliyetleri ve Sorumluluğu, İstanbul 2008, s.68.

[13] Koyuncu, s.100, s.106, s.109.

[14] Misili, Sinan, Gemi İnşa Sözleşmesinin Kurulması, İstanbul 2016, s.159.

[15] Sirmen A. Lale, Türk Özel Hukukunda Şart, Ankara 1992, s.30; Eren, Fikret, Borçlar Hukuku, Cilt:2, İstanbul 1999, s.1154, 1150.

[16] Koyuncu, s.42. Erbaş Açıkel, Aslıhan, Gemi İnşa Sözleşmesi, İstanbul 2013, s.19.

[17] International Maritime Organization.

[18] Misili, s.372. Ayrıca bkz. Kayıhan, s.27.

[19] Bu durumda, tersane, masrafı armatörden alınmak üzere klas denetimini yaptırıp edimini ifa edip, armatörü gemiyi teslim almaya davet etmelidir. İş sahibinin alacaklı temerrüdünden söz edebilmesi için tersanecinin sözleşmeye uygun şekilde inşa ettiği gemiyi iş sahibine sunarak ifaya hazır ve istekli olduğunu ispat etmiş olması lazım gelir. Diğer bir ifadeyle tersaneci ifa için kendisine düşen her şeyi yapmış, ifanın gerçekleşmesi sadece iş sahibinin ihtiyarına kalmış olmalıdır. Erbaş Açıkel, s.297, 291.

[20] Sertifikalar sınıflama kuruluşu ve diğer idari makamlar tarafından düzenlenen geminin sözleşmede öngörülen klasta olduğunu, güvenlik ve diğer standartlara uygun olarak inşa edildiğini gösteren tüm belgelerdir, Erbaş Açıkel, s.124.

[21] Özellikle bayrak dokümanlarının gereği olarak, geminin sefere çıkmasından önce klas sertifikalarının hazır olması ve bu nedenle geminin bütün makine ekipmanlarının muayene edileceği bir deneme sürüşü (sea trial) ile klas kuruluşuna gösterilmesinin zorunlu olduğu hallerde deneme sürüşü (sea trial) kamu düzeni gereği olarak da emredici şekilde şart olmuş demektir. Kayıhan, s.28.

[22] Klas evraklarının incelenmesi teknik bir konudur, bilirkişi atanması şarttır. Teknik konuda da mahkemece karar verilemez. Yargıtay 4. HD. 8.11.2007 ve 2006/13655- 2007/13807, hakim kendisini bilirkişi veya bilirkişi kurulu yerine koyamaz. Özel veya teknik bilgiyi gerektiren konularda şahsi bilgisi ile kusur belirleyemez. Bu görüşü Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2.4.1986 gün ve 1984/4-847 E., 1986/338 K.; 8.11.1995 gün ve 1995/19-601 E., 938 K.; 2.4.2003 gün ve 2003/4-185 E., 263 K.; 7.3.2007 gün ve 2007/11-94 E., 113 K.; 19.3.2008 gün ve 2008/11- 262 E., 260 K.; 14.5.2008 gün ve 2008/11-392 E., 377 sayılı kararları da doğrulamaktadır…E., 260 K; 14.5.2008 gün ve 2008/11-392 E., 377 sayılı kararları da doğrulamaktadır…Bu görüş de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 8.12.2004 gün ve 2004/4-642 E., 648 K.; 2.3.2005 gün ve 2005/11-81 E, 118 K.; 30.1.2008 gün ve 2008/11-42 E., 45 K.; 5.11.2008 gün ve 2008/4- 655 E., 664 sayılı kararlarında vurgulanmıştır… Bilirkişi müessesi tenkit edilebilir. Verdikleri raporlar hukuki çerçevede yok sayılabilir. Ama o müessese kaldığı sürece yeniden rapor alınmasını gerektiren durumlarda, başka bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılabilir. Yoksa hakim bilirkişi heyeti yerine geçirilemez. Özel veya teknik bilgiyi gerektiren durumlarda da şahsi bilgisine göre kusur belirlemesi sonucu karar vermesi istenilemez. Şimdiye kadar da hukuk dairelerinin tümü bilirkişi incelemesi yapılmasını icap ettiren hallerde bilirkişiden rapor alınmasının şart olduğunu içtihat etmişlerdir.

Mahkemece teknik konuda teknik bilirkişiler arasında çelişki olursa, bu çelişkinin uzman bilirkişilerden oluşan heyetçe giderilmesi lazımdır. Mahkemece, yeni raporla, bu çelişki giderilmeden bilirkişilerden birinin görüşünü benimseyerek teknik konuda karar verilemez. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/8983 E. ve 2016/4949 K. “Mahkemece Bilirkişi raporlarındaki çelişki giderilmeden karar verilmiş olup eksik inceleme ve çelişkili bilirkişi raporu ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.… Eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır…”.

[23] Tersanenin yüklendiği işin durumunun anlaşılmasında, bitirilmiş-devam eden-yapılacak işler listesinin incelenmesi de yardımcı olur. Geminin sözleşmede belirtilen şekilde ve geminin tersaneden ayrılıp yüke ve sefere elverişli hale getirilip getirilmediğinin tesbiti için düzenli olarak tutulan günlük gelişim raporu (Daily Report) adlı belgelerden ve taraflar arasındaki yazışmalardan hangi işlerin bitirildiği ve hangi işlerin devam etmekte olduğu görülebilir.

[24] Erbaş Açıkel, s.112. Misili, s.199.

[25] Erbaş Açıkel, s.201, 202, 112. Uçar, Ayhan, İstisna Sözleşmesinde Müteahhidin Ayıba Karşı Tekeffül Borcu, Ankara 2003, s.139.

[26] Erbaş Açıkel, s.32.

[27] Misili, s.159.

[28] Sözleşme yapıldıktan sonra ve fakat teslimden önce kurallarda değişiklik olursa bundan doğacak ek maliyetlerden, kural olarak, tersanenin sorumluluğu bulunmamalıdır.

[29] Misili, s.190, 191.

[30] Kayıhan, s.31.

[31] Kayıhan, s.31.

[32] Misili, s.172, 173.

[33] Misili, s.166; Kayıhan, s.32.

[34]Misili, s.175, bu konuda doktrinde ittifak bulunduğu yazarın atfından anlaşılmaktadır. Y. 15. HD. T. 9.4.1987, E.1987/2168, K.1987/1543 ve Y.15. HD. T. 24.5.1990, E.1989/4794, K.1990/2414 sayılı kararlarında da aynı görüş benimsenmiştir.

[35] Erbaş Açıkel, s.282. İş sahibi ayıpsız olduğu anlaşılan gemiyi teslim almaktan kaçınırsa alacaklı temerrüde düşer. Fakat deneme yüzüşü sonucunda geminin ayıplı olduğu anlaşılmışsa gemiyi inşa borcunun yerini ayıba karşı tekeffül borcu alır ve artık iş sahibi ayıplı ifadan doğan haklarını kullanır, Erbaş Açıkel, s.117.

[36] Misili, s. 212, 446, 449. Uçar, s.89.

[37] Kayıhan, s.33.

[38] Bu konuda çıkan uyuşmazlıklarda anılan raporların celbi ile gerçek durum görülebilecektir.

[39] Koyuncu, s.86, 92.

[40] Baygın, Cem, Türk Hukukuna Göre İstisna Sözleşmesinde Ücret ve Tabi Olduğu Hükümler, İstanbul 1999, s.195, 205. Erbaş Açıkel, s.283, 285. Bu durumda, tersane mütemerrit durumda olduğu için rıhtım ücreti, yediemin ücreti, muhafaza masrafı, sigorta bedeli vs talebinde bulunamaz.

[41] Kayıhan, s.33.

[42] TTK. m.1366/1 ve 25/3/2017 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Gemilerin İhtiyati Haczine İlişkin Milletlerarası Sözleşmeye Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair 6904 sayılı Kanun” ile yürürlüğe girmiş bulunan 1999 tarihli Cenevre Gemilerin İhtiyati Haczine İlişkin Milletlerarası Sözleşmesi m.1/2 uyarınca, ihtiyati haciz geminin zorla alacaklıda tutulması anlamına gelmez özellikle de gemi üzerinde gasp (arrest) şeklinde işlem tesis edilmemesi sözleşme ile düzenlenmiştir.

[43] Kayıhan, s.34.

[44] Erbaş Açıkel, s.196.

[45] Misili, s.372.

[46] International Convention for Safety of Life at Sea.

[47] International Convention for the Prevention of Pollution from Ships.

[48] Koyuncu, s.92, 97.

[49] Koyuncu, s.4; Kayıhan, s.34.

[50] Kender / Çetingil / Yazıcıoğlu, s.94.

[51] Kayıhan, s.34.

[52] Koyuncu, s.109-110, 113.

1970 Çorum/İskilip doğumludur. 1988 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girmiştir. 1992 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olduktan hemen sonra Marmara Üniversitesi SBE. Özel Hukuk Anabilim Dalı’nda yüksek lisansa başlamıştır. Nisan 1993 yılında Erzincan Hukuk Fakültesi’nde asistan olmuştur. 1994 yılında yüksek lisansı oy birliği ile bitirerek ve aynı yıl gene Marmara Üniversitesi SBE. Özel Hukuk Anabilim Dalı’nda doktora öğretimine başlamıştır. Aralık 1998 yılında Türk Hukukunda Acentelik Sözleşmesi isimli doktora tezim oybirliği ile kabul edildi ve doktora öğretimimi tamamlamıştır. Akabinde önce Erzincan Hukuk Fakültesi’nde, sonra Sakarya Üniversitesi İşletme Fakültesi Ticaret Hukuku ABD.’de yardımcı doçentliğe atanmıştır. 2003-2006 yılları arasında Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi’nde YÖK. m. 39/son’a göre görev yapmıştır. 9 Ekim 2006 tarihinde hukuk alanı ticaret hukuku ABD.’da oy birliği ile doçent olmuştur. Aynı yıl Sakarya Üniversitesi Ali Fuat Cebesoy MYO müdürü olarak atanmıştır. 2011 yılında Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde profesör olarak atanmıştır. Sonrasında Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Hukuk Fakültesi kurucu dekanı olarak atanmıştır. Şu anda ise kadrolu olarak İstanbul Medeniyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi Özel Hukuk Bölümü Ticaret Hukuku Anabilim Dalı’nda olmakla birlikte, 30 Haziran 2020 tarihinde BAİBÜ Hukuk Fakültesinin kurucu dekanı olarak atanmıştır. Halen bu görevi ifa etmektedir.
Ayrıca 65’e yakın ulusal makale, uluslararası ve ulusal kongre ve sempozyumlarda yayınlanmış çalışmaları ile birlikte gene ulusal yayınevleri aracılığı ile 30 adet yayınlanmış hukuk kitabı bulunmaktadır.