

Giriş
Bir işletme satın alımı söz konusu olduğunda, durum tespiti yapmanın (gerekli özeni göstermenin) önemi yeterince vurgulanamaz. İster deneyimli bir girişimci olun, ister ilk kez işletme satın alan biri olun, iyi bilgilendirilmiş bir karar verildiğinden emin olmak için kapsamlı bir durum tespiti yapmak esastır. Bu yazıda, durum tespitinin çok yönlü doğası ve işletme satın alma sürecinde neden bu kadar kritik olduğu incelenmektedir.
1. Durum tespitini anlamak
Durum tespiti (due diligence), hedef işletmeyi ve riski en aza indirmek için nasıl yönetildiğini net bir şekilde anlamak amacıyla satın alınan şirket hakkında bilgi toplama sürecidir. Genellikle bir işlemin erken aşamalarında gerçekleştirilir ve hisse senedi alımları ve varlık alımları bağlamında önemli bir bölümü teşkil eder.
“Alıcının dikkatli olması gerekir” anlamına gelen “caveat emptor” ilkesi, işletme satın alımları bağlamında geçerlidir. Bu, satıcının, alıcının işletmenin ne kadar iyi gittiğine dair algısını değiştirebilecek işletmelerinin herhangi bir kusurunu veya belirli yükümlülüklerini ifşa etmekle yasal olarak yükümlü olmadığı anlamına gelir. Bu nedenle, alıcının dikkatli olması ve hedef işletme hakkında kendi ayrıntılı araştırmasını yapması hayati önem taşır. Bu, işletmenin alıcının hedefleri ile uyumlu olmasını ve tamamlanmadan önce herhangi bir belirsizliğin ortaya çıkarılmasını ve en aza indirilmesini sağlar. Bazen, durum tespiti, işletmenin değerini etkileyebilecek veya alıcıyı satın alma işlemine devam etmekten caydırabilecek önemli sorunları bile ortaya çıkarabilir.
Durum tespiti, hedef işletmenin en önemli varlıklarını ve alıcının işletmenin başarısını sürdürmek için neye büyük ölçüde güvenebileceğini vurgular. Bazılarının daha erken tamamlanmak için durum tespiti aşamasında kısayol yapma eğilimine rağmen, bu bilgileri eksiksiz ve zamanında toplamak, tarafların işletmeyi devralırken en iyi başarı şansına sahip olmaları için zorunludur.
2. Durum tespitinin temel alanları
2.1. Finansal durum tespiti
Finansal durum tespiti (financial due diligence), değerlendirme sürecinin merkezinde yer alır. Şirketin bilançoları, gelir tabloları, nakit akış tabloları ve vergi beyannameleri dâhil olmak üzere finansal tablolarının kapsamlı bir incelemesini içerir. Amaç, finansal kayıtların doğruluğunu teyit etmek ve şirketin kârlılığını, gelir akışlarını ve finansal istikrarını değerlendirmektir. Bu adım ayrıca işletmenin alacak ve borç hesaplarının, borçlarının ve finansal projeksiyonlarının incelenmesini de içerir. İşletmenin muhasebecisi, durum tespiti sürecinin bu aşamasında alıcıya yardımcı olabilir. Ayrıca, satış ve satın alma sözleşmesinin sonuçlandırılması sırasında çıkarları korumak için durum tespiti sonrasında muhasebeci ile yakın bir şekilde iş birliği yapılması gerekir.
2.2. Hukuki/Yasal durum tespiti
Yasal durum tespiti (legal due diligence), şirketin yasal statüsünün kapsamlı bir incelemesini gerektirir. Bu, kurumsal yönetişim belgelerini, sözleşmeleri, kiralamaları, lisansları, fikri mülkiyet haklarını ve bekleyen veya olası davaları incelemeyi içerir. Yasal ortamı anlamak, işletmenin operasyonlarını veya değerini etkileyebilecek mevcut veya olası yasal sorunları belirlemeye yardımcı olur.
2.3. Mülkiyet durum tespiti
Mülkiyet durum tespiti (property due diligence), alıcının mülkün durumu, yasal statüsü ve olası yükümlülükler hakkında tam olarak bilgi sahibi olmasını sağlayarak, iş ediniminin önemli bir yönünü oluşturur. Bu süreçte, mülk tapuları, imar yasaları, çevre raporları ve mevcut kira sözleşmeleri kapsamlı bir şekilde incelenerek hayati bir rol oynanır. Bu, çözülmemiş anlaşmazlıklar, irtifak hakları veya yerel düzenlemelere uyum gibi işlemi etkileyebilecek herhangi bir yasal sorunu belirlemeye yardımcı olur. Böylece, ayrıntılı bir analiz ve tavsiye sağlanarak, alıcının çıkarlarını korumaya, sorunsuz bir geçiş sağlamaya ve gelecekteki yasal komplikasyonların riskini en aza indirmeye yardımcı olunabilir.
2.4. Operasyonel durum tespiti (operational due diligence)
Bu yön, şirketin operasyonel verimliliğine ve yeteneklerine odaklanır. İşletmenin altyapısını, teknolojisini, üretim süreçlerini, tedarik zincirini ve müşteri tabanını değerlendirmeyi içerir. İşletmenin satın alma sonrasında sorunsuz bir şekilde çalışmaya devam edip edemeyeceğini belirlemek için operasyonel çerçeveyi anlamak yaşamsal önem taşır. Bu sorumluluk müvekkile aittir, ancak satış ve satın alma sözleşmesinin müzakeresi sırasında müvekkilin gerekli incelemeler yapıldıktan sonra ortaya çıkan herhangi bir sorun hukuk danışmanları marifetiyle çözülebilir.
2.5. Ticari durum tespiti
Ticari durum tespiti (commercial due diligence), işletmenin pazar konumunu ve rekabet ortamını değerlendirir. Pazar eğilimlerini, müşteri demografisini, rekabetçi konumlandırmayı ve büyüme potansiyelini analiz etmeyi içerir. Bu bilgi, işletmenin sürdürülebilir bir pazar avantajına ve gelecekteki büyüme fırsatlarına sahip olup olmadığını değerlendirmek için çok önemlidir. Bu, avukatların satın alma sonrası satıcılar üzerinde kapsamlı ve sağlam bir rekabet karşıtı kısıtlamalar düzenlemesine olanak tanır. Bu da, iş birliğine dayalı bir çaba olacak ve sorumluluk, işletmenin piyasa konumunu ve değerini değerlendirmek üzere müşteriye ve muhasebecisine ait olacaktır.
2.6. İnsan kaynakları durum tespiti
İnsan kaynakları durum tespiti (human resources due diligence), şirketin istihdam uygulamalarını, çalışan sözleşmelerini, faydalarını ve işgücü ile ilgili tüm konuları incelemeyi içerir. Çalışanların herhangi bir işletme için önemli bir varlık olduğu düşünüldüğünde, işgücü dinamiklerini ve olası insan kaynakları yükümlülüklerini anlamak esastır. Hukuk danışmanları istihdam ile ilgili durum tespiti yapılmasına, olası sorunların belirlenmesine ve etkili çözümler sunulmasına yardımcı olabilir.
3. Durum tespitinin bu denli önemli olmasının nedenleri
3.1. Risk azaltma
Durum tespitlerinin temel amacı riskleri azaltmaktır (risk mitigation). İşletmenin tüm yönlerini kapsamlı bir şekilde inceleyerek, alıcılar olası sorunları maliyetli sorunlara dönüşmeden önce belirleyip çözebilirler. Bu proaktif yaklaşım, satın alma işlemini rayından çıkarabilecek veya finansal kayıplara yol açabilecek sürprizlerden kaçınmaya yardımcı olur.
3.2. Doğru değerleme
Doğru değerleme (accurate valuation), adil bir satın alma fiyatı noktasında pazarlık yapmak için çok önemlidir. Durum tespiti, işletmenin varlıklarını, yükümlülüklerini, piyasa konumunu ve büyüme potansiyelini göz önünde bulundurarak işletmenin gerçek değerini değerlendirmek için gerekli içyüzünü anlamayı sağlar. Bu da, alıcıların fazla ödeme yapmamasını ve anlaşmanın işletmenin gerçek değerini yansıtmasını temin eder.
3.3. Mevzuata uygunluk (regulatory compliance)
İşletmenin tüm ilgili düzenlemelere ve yasalara uymasını sağlamak, gerekli özenin kritik bir bileşenidir. Uygunsuzluk, yasal yaptırımlara, para cezalarına veya operasyonel kesintilere yol açabilir. Kapsamlı bir yasal inceleme, işletmenin sektör standartlarına ve düzenleyici koşullara uyduğunu doğrulamaya yardımcı olur.
3.4. Bilgilendirilmiş karar alma (informed decision-making)
Kapsamlı durum tespiti, alıcılara işletme hakkında ayrıntılı bilgi sağlar. Bu bilgi, satın alma konusunda bilinçli kararlar almak için çok önemlidir. Alıcıların daha iyi şartlar üzerinde pazarlık yapmalarını, entegrasyon için plan yapmalarını ve gelecekteki büyüme için stratejiler geliştirmelerini sağlar.
3.5. Satın alma sonrası entegrasyon (post-acquisition integration)
İşletmenin inceliklerini titizlikle incelemek, satın alma sonrası entegrasyonu kolaylaştırır. Alıcılar, iyileştirilmesi gereken alanları belirleyebilir, operasyonel süreçleri uyumlu hale getirebilir ve satın alınan işletmeyi mevcut operasyonlarına etkili bir şekilde entegre edebilir.
3.6. Engelleri belirleme (identifying obstacles)
Başarılı bir satın alma için bir alıcının üstesinden gelmesi gereken engelleri belirlemede, örneğin hedef işletme ile tedarikçiler gibi üçüncü taraflar arasındaki önemli sözleşmelerdeki kontrol değişikliği hükümlerini belirlemede, durum tespiti önemlidir. Bu tür hükümler, alıcının sözleşmeyi yenilemek veya kontrol değişikliği hükümleri buna izin vermiyorsa sözleşmeyi feshetmek amacıyla adımlar atmak için tamamlanmadan önce üçüncü taraftan onay alması gerekebileceği anlamına gelebilir. Alıcının bu hükümlerin farkında olması ve tamamlanmada bu tür sözleşmelerin faydasını almayı bekliyorsa bunlara nasıl yaklaşacağını bilmesi gerekir.
3.7. Pandeminin etkisi
Pandemiden sonra durum tespitinin önemi daha da artmıştır. Kovid-19’dan bu yana ekonomik koşullar değişkenlik göstermiş olup satıcılar öngörülemeyen durumlara ve yeni çalışma biçimlerine zorlanmış olabilir. Pandeminin hedef işletme üzerindeki etkilerini veya etkilerinin devam edip etmediğini öğrenmek, şu anda durum tespitinin önemli bir parçasıdır. Örneğin, çalışanlarına büyük ölçüde bağımlı bir hedef işletme için, olası bir alıcının Kovid-19’a özgü çalışan meseleleri, örneğin ücretsiz izin düzenlemeleri, uzaktan çalışma kurulumları ve sağlık hususları hakkında net bir resme ihtiyacı olacaktır. Bu, alıcının pandemi ışığında koşulları tam olarak anlamasını sağlayarak durum tespitinin faydalarını bir kez daha vurgular.
3.8. Satış ve satın alma anlaşmasında garanti ve tazminatların sağlanması (providing for warranties and indemnities in the sale and purchase agreement)
Kapsamlı bir durum tespiti çalışması, alıcının sağlam ve koruyucu garantileri, tazminatları ve mahsup hükümlerini değerlendirmesini sağlar. Garantiler, satıcı tarafından işletmenin durumu hakkında sağlanan ve finansal durum, yasal uyum ve varlık koşulları gibi yönleri kapsayan güvencelerdir. Öte yandan tazminatlar, satıcının alıcıyı, genellikle durum tespiti süreci sırasında belirlenen tanımlanmış riskler ile ilgili olarak satın alma sonrasında ortaya çıkan belirli yükümlülükler veya kayıplar için tazmin etme taahhütleridir. Ertelenmiş bedelden mahsup, alıcının garantiler veya tazminatlar kapsamında yapılan tüm talepleri satıcıya borçlu olunan gelecekteki ödemelerden düşmesine olanak tanır. Bu mekanizma, durum tespiti sırasında ortaya çıkarılan ve finansal kayıplara veya yükümlülüklere yol açabilecek herhangi bir sorunun ertelenmiş ödemeleri ayarlayarak ele alınmasını sağlayarak alıcıyı korur, böylece her iki tarafın finansal çıkarları uyumlu hale getirilir ve potansiyel riskler azaltılır.
4. Durum tespiti süreci
Peki, durum tespiti yapılırken aslında ne yaşanır? Durum tespiti genellikle taraflar işlemin nasıl ilerleyeceği konusunda anlaştıktan sonra başlar. Alıcının daha sonra, bilinçli bir karar vermek ve herhangi bir önemli risk alanını vurgulamak için satıcıdan işletme hakkında hangi bilgilere ihtiyaç duyduğunu belirlemesi gerekir. Bu genellikle satıcıya ve/veya avukatına gönderilen özel bir durum tespiti anketi biçimindedir. Satıcı daha sonra kendisine yöneltilen sorulara yazılı yanıtlar sağlamanın yanı sıra ilgili destekleyici belgeleri toplar. Bu daha sonra inceleme ve yorum için alıcıya/avukata gönderilir. Yanıtlar ve destekleyici belgeler artık normalde elektronik belgelerin yüklendiği ve diğer taraflarca güvenli bir şekilde incelenmek üzere erişilebildiği sanal bir veri odası kullanılarak biriktirilir.
Sonuç
Durum tespiti, işletme satın alma sürecinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Potansiyel alıcılara bilinçli kararlar almak, adil şartlar üzerinde pazarlık yapmak ve başarılı bir geçiş sağlamak için gereken kavrayışları sağlar.
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
