Kurumsal Yönetimin ‘Çağdaş İşletmeler’ İçin Kritik Önemi

Giriş

Şeffaflık, hesap verebilirlik ve şirket sürdürülebilirliğinin ön planda olduğu bir çağda, iyi kurumsal yönetişim (yönetim) uygulamalarının önemi [importance of good corporate governance practices] hayati nitelik taşımaktadır. Harvard Hukuk Fakültesi Kurumsal Yönetim Forumu’nda [Harvard Law School Forum on Corporate Governance], yatırımcıların yüzde 64’ünün yatırım kararları alırken zayıf finansal performansın yanı sıra zayıf kurumsal yönetim uygulamalarının da en önemli faktör olduğuna inandığı belirtilmiştir[1].

Bu nedenle, yönetim kurulları, başarılı bir işletmede paydaşlara daha iyi raporlama sağlamak için en azından kurumsal yönetim uygulamalarını piyasa ve emsalleriyle karşılaştırmalı ve takip etmelidir[2]. Ayrıca, olumlu bir ortam, iş etiği ve yönetim kurulu kültürü, bir şirketin itibarını artırır ve uzun ömürlü olmasını sağlar.

Bu yazıda, kurumsal yönetişimin stratejik yönetimdeki önemi açıklanarak, farklı sektörlerdeki kurumsal yönetişim modelleri karşılaştırılmakta[3]; ayrıca, iyi kurumsal yönetişimin yönetim kurulu etkinliğinin nasıl ölçüleceği ele alınmakta ve kurumsal yönetişim ilkeleri açıklanmaktadır.

  1. Kurumsal Yönetimin Temelleri

Kurumsal yönetişim, bir firmayı yönlendiren ve kontrol eden kurallar, prosedürler ve süreçler bütününü ifade eder. Kurumsal yönetişimin kurumlardaki önemi, günümüz iş dünyasında önemli bir ilgi görmektedir.

Etkili bir kurumsal yönetim çerçevesi, yalnızca bir dizi kılavuzdan ibaret olmayıp, şirket içindeki kilit oyuncuların ve diğer paydaşların davranışlarını etkilemede de etkilidir. Dolayısıyla, politikalar, kurum kültürü, hedefler, etik davranış ve olumlu bir iş yeri ortamı, etik karar alma ve uzun vadeli değer oluşturma için olmazsa olmazdır.

Ayrıca, olağanüstü kurumsal yönetişime ulaşmak ve iş bütünlüğünü korumak için risk yönetimi, kurumsal stratejinin bir parçası haline gelmelidir. Kurumsal risk yönetimi, riskleri proaktif bir şekilde belirlemeye, değerlendirmeye ve yönetmeye yardımcı olur ki; bu da tehditleri azaltır ve uzun vadeli başarı açısından kurumsal şeffaflığı artırır.

Son olarak, Deloitte firmasının “Kurumsal Performansı Artıran İyi Kurumsal Yönetişim” [Good Governance Driving Corporate Performance] raporu, iyi kurumsal yönetişim uygulamalarının daha iyi kurumsal performansa yol açtığını teyit etmektedir. Raporda, bağımsız yöneticiler, yönetim kurulları, şirket idaresi, üst düzey yöneticiler ve diğer paydaşlar tarafından alınan kararları şekillendirmede kurumsal yönetişimin giderek artan önemi vurgulanmaktadır.

  1. Kurumsal Yönetimin Önemli Olma Nedeni

İyi kurumsal yönetimin olağanüstü önemi, işletmelerin itibar ve güvenilirliklerini nasıl oluşturdukları üzerindeki derin etkisinde açıkça görülmektedir. Şirketler, etkili uygulamaları hayata geçirerek, dürüstlük kültürünü teşvik eder ve bu da olumlu performans ve uzun vadeli sürdürülebilirlik sağlar.

Forbes ayrıca, iyi kurumsal yönetimin hesap verebilirliği, şeffaflığı ve paydaşların refahını önceliklendiren bir kurum kültürüne yol açtığını vurgulamaktadır[4]. Ayrıca, iyi kurumsal yönetimi destekleyen yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey liderler, iş değerlerinin temelini oluşturmaktadır.

Etkili kurumsal yönetimin getirdiği avantajlara daha yakından bakalım:

Gelişmiş sermaye akışı [improved capital flow]: Güçlü bir finansal yönetim raporlama sistemi, yatırımcı ve banka güvenini artırır. Böylece, yönetim kurulu sermayeye daha iyi erişerek öz sermaye ve sermaye maliyetlerini azaltır. Ayrıca, şeffaf bir sermaye yapısı sağlayarak risk primlerini azaltır.

Risk azaltma [risk mitigation]: Etkili bir kurumsal yönetim sistemi, hissedarlara yönetim kurulunun ve yönetimin çıkarlarını koruyacağından emin olmalarını sağlar. Çıkış stratejileri üzerinde düşünmelerini temin eder ve potansiyel yatırımcılara rahatlık sağlar.

İtibar artışı [reputational boost]: İyi kurumsal yönetim uygulayan şirketler, şeffaf iç politikalara ve kontrollere sahiptir. Nitekim bahsedilen çalışma, itibar ve marka değeri ile kurumsal yönetim uygulamaları arasında bir ilişki olduğunu doğrulamaktadır.

Daha etkili karar alma [more effective decision-making]: İyi kurumsal yönetim, sahiplerin ve yönetimin sorumluluklarını açıklayarak karar alma sürecini hızlandırır.

Gelişmiş raporlama [improved reporting]: Gelişmiş performans raporlaması, gerçeğe dayalı kararlara, maliyet düşüşüne ve satış marjlarının artmasına yol açar.

Yasal uyuma odaklanma [focus on compliance]: Kurumsal yönetim, yerel yasa ve düzenlemelere uyumu sağlar, uygun kontrol mekanizmaları, verimli operasyonlar ve hedeflere ulaşma için risk yönetimi ve uyumu senkronize eder.

Çalışanların şirkette kalma oranının artması [increased employee retention]: İyi tanımlanmış bir vizyon ve yön verme, çalışanları heyecanlandırır ve şirkette kalmalarını sağlar, pazara girmeyi ve hissedar çekmeyi kolaylaştırır.

  1. Stratejik Yönetimde Kurumsal Yönetişim

Kurumsal yönetim, halka açık şirketlerin stratejik planlamasını yönlendirmede kritik öneme sahiptir. Esasen, bir şirket yönetiminin iş stratejilerini paydaşların çıkarlarıyla uyumlu hale getirmesini sağlayarak uzun vadeli değer oluşturmanın önünü açar.

Kurumsal yönetişimin stratejik karar almayla kesiştiği birkaç kritik yol şunlardır:

İş stratejisini iyileştirmek için objektif görüşler sunan bağımsız yöneticilerin atanması.

Paydaşların ve yönetim kurulunun şirketin operasyonları ve finansal sürdürülebilirliği hakkında net bir görüşe sahip olmasını sağlamak amacıyla finansal raporlamada şeffaflığın teşvik edilmesi.

Şirketin etik bir şekilde faaliyet göstermesini sağlayan kurumsal yönetim ilkelerinin oluşturulması, uzun vadeli başarıya elverişli bir şirket kültürünün teşvik edilmesi.

Ayrıca, güçlü kurumsal yönetim, risklerin yönetilmesine, kurumsal davranışların şekillendirilmesine ve yönetici ücretlerinin denetlenmesine yardımcı olur. Dolayısıyla, iyi kurumsal yönetime sahip şirketler, doğru finansal raporlamaya ve şirket çalışanları ve büyük hissedarlarla güveni korumaya önem verdikleri için daha sürdürülebilir olma eğilimindedir.

Buna karşılık, kötü kurumsal yönetim, güçlü finansal performanslara sahip şirketlerin bile potansiyelini ve sürdürülebilirliğini zayıflatır. Uzun vadeli başarı ve sürdürülebilirlik elde etmek için, kurumsal yönetimi liderlik yapısına bütünleştirmek yalnızca faydalı değil, aynı zamanda olmazsa olmazdır.

  1. Kurumsal Yönetimde Yönetim Kurulunun Önemi

Yönetim kurulu, halka açık şirketlerde güçlü kurumsal yönetim standartlarının korunmasında kilit bir unsurdur. Görevi, şirketin hedeflerini gözden geçirmek, anlamak ve bunlar üzerinde müzakere etmektir. Yönetim kurulu, şirketin yönetiminin temel ilkeleri ve şeffaf kararlarıyla uyumlu olmasını sağlar.

Ancak kuruluşun başarısını garantilemek için yönetim kurulu çeşitliliği son derece önemlidir. Örneğin, McKinsey & Company, yönetim kurulları daha çeşitli olan şirketlerin finansal olarak daha iyi performans gösterme eğiliminde olduğunu öne sürmektedir[5]. Özellikle, yönetim kurulları cinsiyet çeşitliliği açısından ilk dörtte birlik dilimde yer alan şirketlerin, benzerlerinden daha iyi performans gösterme olasılığı yüzde 28 daha fazladır.

Anket katılımcılarından düşünce çeşitliliğini (çoktan seçmeli yapıya olanak sağlayan) teşvik etmede önemli olduğuna inandıkları faktörler arasında seçim yapmaları istendiğinde, katılımcıların yüzde 88’i cinsiyet çeşitliliğine öncelik vermiş[6], yüzde 83’ü ırkı vurgulamış ve sosyoekonomik geçmişi yalnızca yüzde 58’i önemli bulmuştur.

Yönetim kurulunun rol ve sorumluluklarına bir göz atalım:

Stratejik planlama [strategic planning]: Tıpkı bir geminin pusulası gibi, yönetim kurulu da kurumsal stratejilerin ve iş stratejilerinin şirketin misyon beyanıyla uyumlu olmasını sağlar. Stratejik planlamaya katılımları, hem kısa hem de uzun vadeli kurumsal başarının yolunu açar.

Tanımlanmış sorumluluklar [defined responsibilities]: Açıkça tanımlanmış rolleri olan yönetim kurulu üyeleri, iş kararlarını değerlendirmekten finansal belgeleri incelemeye kadar şirketin faaliyetlerini denetlemekten sorumludur.

Finansal gözetim [financial oversight]: Finansal tabloların değerlendirilmesinde, güçlü iç kontrollerin sağlanmasında ve doğru dış denetimler için denetim komiteleriyle birlikte çalışmada önemli rol oynarlar.

Üst düzey yönetim [executive management]: Yönetim kurulu, üst düzey yöneticilere ödenen ücretin şirket hedefleriyle ve menkul kıymetler yasalarıyla uyumlu olmasını sağlayarak önemli bir rol oynar.

Çeşitli bakış açılarına sahip olma [diverse perspectives]: Çeşitliliğe sahip bir yönetim kurulu, karar alma süreçlerine yeni bir bakış açısı getirir ve bu da iyi kurumsal yönetim için olmazsa olmazdır.

Risk yönetimi [risk management]: Risk tanımlama sürecine katılımları, potansiyel çıkar çatışmalarının veya kötü kurumsal yönetim belirtilerinin derhal ele alınmasını sağlar.

  1. Yönetim Kurulu Komitelerinin Önemi

Çağdaş bir iş dünyasında, kurumsal yönetimde yönetim kurulu komitelerinin önemi göz ardı edilemez. Bu uzmanlaşmış gruplar, karar alma süreçlerini kolaylaştırarak şirketlerin daha şeffaf ve verimli bir şekilde faaliyet göstermesini sağlar. Bu komiteler arasında en dikkat çekici olanlar şunlardır:

Denetim (bağımsız denetim) komitesi [audit committee], finansal raporlama ve açıklamaların gözetiminden sorumludur. Şirketin finansal tablolarının doğru olmasını ve yasal koşullara uygun olmasını sağlamada önemli bir rol oynarlar.

Ücretlendirme komiteleri [compensation committees], üst düzey yöneticilerin ve yönetim kurulu üyelerinin ücretlendirmelerini değerlendirmek ve belirlemekten sorumludur. Çalışmaları, ücretlendirme yapılarının şirket performansı ve paydaş çıkarlarıyla uyumlu olmasını sağlar.

Aday gösterme komiteleri [nominating committees] ise, potansiyel yönetim kurulu üyelerinin seçimi ve tavsiyesine odaklanır. Yönetim kurulunun, şirketi hedeflerine doğru yönlendirmeye uygun, çeşitli ve yetkin bireylerden oluşmasını sağlarlar. Ayrıca, yönetim kurulu halefiyet planlamasından [board succession planning] da sorumludurlar.

Bu komitelerin her biri, güçlü kurumsal yönetimin uygulanmasında belirli rol ve sorumluluklara sahiptir.

  1. Kurumsal Yönetimin Paydaşlar Açısından Önemi

Güçlü kurumsal yönetim, bir kuruluşu kontrol eden ve yöneten dâhili süreçleri, uygulamaları ve kuralları içerir. Şirket stratejisi, planlama, değerler, etik, risk yönetimi, ücretlendirme ve daha fazlası gibi çeşitli unsurları kapsar.

Aslında paydaş teorisi [stakeholder theory], bir kuruluşa bağlı tüm grupların etkisini ve çıkarlarını dikkate alır. Ayrıca, karmaşık bir ortamda şirketleri yönetirken çeşitli paydaşların çıkarlarını dengeleyen etik bir yaklaşımı teşvik eder. Paydaş teorisinin temel ilkeleri aşağıda listelenmiştir.

Giriş ve çıkış ilkesi [principle of entry and exit]: İşe alım ve işten çıkarma konusunda net politikalar, potansiyel çalışanlar için doğru beklentileri belirler.

Kurumsal yönetişim ilkesi [principle of governance]: Kurallar paydaşların ihtiyaçları doğrultusunda gelişmeli ancak geniş bir mutabakatla değişmelidir.

Dışsallık ilkesi [principle of externalities]: Bir kuruluşun etkilendiği hem iç hem de dış unsurlar kararlarda dikkate alınmalıdır.

Sözleşme maliyeti ilkesi [principle of contract cost]: Tarafların katkıları, katılımları ve faydalarıyla uyumlu olmalıdır.

Temsil ilkesi [principle of agency]: Yönetim, hem hissedarlara hem de diğer tüm paydaşlara karşı sorumludur.

Sınırlı ölümsüzlük ilkesi [principle of limited immortality]: Kuruluşlar, stratejik planlama ve uyum sağlama yoluyla uzun ömürlülüğü hedeflemelidir.

Gerçekten de, güçlü kurumsal yönetimin birçok paydaş üzerinde önemli bir etkisi vardır. Bu etki aşağıdaki unsurları içerir:

Yatırımlarını korumak ve kuruluşun iş operasyonlarında çıkarlarına öncelik vermesini sağlamak için iyi kurumsal yönetişime güvenen hissedarlar.

Adil çalışma uygulamalarından, kariyer geliştirme fırsatlarından ve destekleyici bir çalışma ortamından yararlanan çalışanlar.

Etik uygulamalara dayalı ürün ve hizmetler bekleyen ve dürüstlüğe değer veren işletmeleri takdir eden müşteriler.

İşletmeler ESG (çevresel, sosyal ve yönetişim) faktörlerine öncelik verdiğinde, toplum bir bütün olarak bundan faydalanır. Bu yaklaşım, uzun vadeli sürdürülebilirliğin ve toplum refahının önemini de vurgular.

  1. Sorumlu İşletmelerde Kurumsal Yönetimin Artan Önemi

Kurumsal yönetim, sürekli değişen iş dünyasında sorumlu ve etik faaliyetlerin temel taşı haline gelmiştir. Önemli gelişmeler sayesinde önemi daha da artmıştır.

7.1. Yapay zekâ gözetimi [artificial intelligence oversight]

Son yıllarda yapay zekâ sistemleriyle ilgili düzenlemelerde artış yaşanmıştır. Avrupa Komisyonu, sektörler arası yapay zekâ düzenlemeleriyle öncülük etmekte ve bu düzenleme, genellikle yapay zekâ için Genel Veri Koruma Yönetmeliği [General Data Protection Regulation] ile karşılaştırılmaktadır. Birçok şirket senaryo planlaması için yapay zekâ kullanmaktadır, ancak gözetim bir endişe kaynağı. Baker McKenzie tarafından yapılan anket, yöneticilerin yüzde 52’sinin yapay zekâ ile ilişkili riskleri fark ettiğini, ancak yalnızca yüzde 4’ünün bunları önemli bulduğunu ortaya koymuştur[7].

7.2. ESG politikalarının yükselişi

Çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim [environmental, social, and governance-ESG] ölçütleri, işletme sürdürülebilirliğini değerlendirmede ön plana çıkmıştır. Nitekim yatırımcılar ve kuruluşlar, küresel iklimin mevcut durumu nedeniyle finansal olmayan faktörlerin öneminin farkına varmış olup bunları kârdan daha öncelikli hale getirmektedir. Bunun en iyi örneklerinden biri, sürdürülebilirliği yatırım stratejisinin temel odak noktası haline getiren büyük bir küresel varlık yöneticisi olan BlackRock’tır.

7.3. Teknoloji ve siber güvenliğin entegrasyonu [integration of technology and cybersecurity]

Dijital dönüşüm hızlanırken, kurumsal yönetişimde teknolojinin rolü de buna paralel olarak artmıştır. Şirketler, dijital varlıklarını güçlendirme ve hassas bilgileri koruma ihtiyacının farkına varmıştır. Deloitte raporunda siber güvenlik önlemleri ve teknolojik stratejilerin entegrasyonunun etkili kurumsal yönetişimin temel bir unsuru olduğu vurgulanmakta ve ayrıca, dijital ilerlemenin geleneksel kurumsal yönetişim yapılarıyla bütünleşmesinin de altı çizilmektedir.

  1. Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik [transparency and accountability]

Günümüzün kurumsal dünyasında, kurumsal yönetimde şeffaflığın önemi hayati önem taşımaktadır. Şeffaflık, çalışanlardan yatırımcılara kadar paydaşlar arasında güvenin güçlendirilmesinde temel bir rol oynar. Özellikle, şeffaf yıllık raporlar sunmak ve performans sonuçlarını açıklamak, hissedarlara, çalışanlara, tedarikçilere ve yerel topluma fayda sağlar.

Şirketler operasyonları, finansalları ve stratejileri hakkında açık olduklarında:

Etik olmayan uygulamaların daha az meydana gelme olasılığının olduğu bir ortam yaratma.

Yatırımcıların piyasaya olan güvenini ve itibarını güçlendirme.

Açık iletişim ve işbirliği kültürünü teşvik etme.

İyi kurumsal yönetim, güçlü bir yasal, düzenleyici ve kurumsal çerçeveye dayanır. Şirketler, şeffaf, sorumlu ve etik bir kurumsal yönetim oluşturmak için, yasalar, özdenetim, gönüllü taahhütler ve standart iş uygulamalarının bir kombinasyonunu izlemelidir.

Benzer şekilde, kurumsal yönetimde hesap verebilirliğin önemi de bir o kadar büyüktür. Bir şirketteki bireyler ve ekipler, eylemlerinden ve karar alma süreçlerinden sorumludur.

Sonuç olarak, etik standartlardan herhangi bir sapmanın sonuçlarının olacağı konusunda net bir anlayış olduğu için, kurumsal suiistimal olasılığını doğal olarak en aza indirir.

Kurumsal yönetim, şeffaflık ve hesap verebilirliğin bir arada uygulanması, etik davranışı garanti altına alan ve paydaşların güvenini pekiştiren güçlü bir ikili oluşturur.

  1. Kurumsal Yönetimde Hissedarların Rolü

Çağdaş iş dünyasında kurumsal yönetimin önemi göz önüne alındığında, hissedarlar tartışmasız bir şekilde kilit figürler olarak öne çıkmaktadır. Onların ayrılmaz rolü, kurumsal dünyanın “bekçileri” olmak, yönetim kurullarının ve yönetici ekiplerinin bütünlüğünü, şeffaflığını ve verimliliğini sağlamak etrafında dönmektedir.

Hissedarların temel rolleri ve sorumlulukları şunlardır:

Kritik konularda (örneğin birleşmeler, yönetici adaylıkları, önemli iş kararları) oy kullanma;

Yönetim kurulu üyelerini seçme, yeniden seçme veya görevden alma,

Şirketin yönü üzerinde stratejik etkide bulunma.

Bir şirketin refahının, birçok yönden, hissedarlarının şirket yönetimine olan katılımının derinliğini yansıttığını belirtmekte fayda vardır. Esasen, hissedarların katılımı yalnızca yatırımları korumakla ilgili değil, aynı zamanda kurumsal ahlakın temelini güçlendirmekle de ilgilidir.

  1. Sorumluluk ve Çağdaş İşletme

Günümüzde, kurumsal sosyal sorumluluk [corporate social responsibility] ve sürdürülebilirlik ile kurumsal yönetim arasındaki bağıntı giderek daha belirgin hale gelmektedir. Özünde, sorumlu şirketler yalnızca kârı maksimize etmenin ötesine geçer. Sorumlu şirketler, yalnızca kârı maksimize etmenin ötesine geçerek, doğru uygulandığında genel performansları üzerinde olumlu bir etki yaratan etik bir yönü benimser.

Nitekim Harvard Business Review araştırması, güçlü sosyal sorumluluk projelerine sahip şirketlerin daha iyi finansal performansa sahip olduğunu ortaya koymuştur[8].

Bu bölümde çağdaş işletmecilik çerçevesinde kurumsal sosyal sorumluluğun üç temel bileşeni incelenecektir.

10.1. Yatırım kararı [investment decision]

Modern şirketler artık yatırım kararlarının öneminin farkındadır ve giderek daha fazla kurumsal sosyal sorumluluğu ve sürdürülebilirliği değerlendirmekte ve hissedarlar için uzun vadeli değer yaratmak adına etik hususların hayati önem taşıdığını kabul etmektedirler. Nitekim PwC raporu, CEO’ların (en üst düzey işletme yöneticileri) yüzde 64’ünün kurumsal sosyal sorumluluğu iş stratejilerinin temel bir bileşeni olarak gördüğünü ortaya koymuştur[9].

Bu durum, şirketlerin kurumsal gemiyi yönlendiren dönüştürücü değişimlere uğramasına neden olmaktadır. Çoğu CEO, kârı sosyal ve çevresel sürdürülebilirlikle birleştirmenin gerekliliğini anlamıştır.

10.2. Yönetim kurulunda çeşitlilik [diverse board]

Çeşitliliğe sahip yönetim kurulları, etik, uzun vadeli ve sosyal sorumluluk bilincine sahip şirket faaliyetlerini teşvik eder. Şirketlerin sağlıklı kararlar almasına, paydaşlarla etkili bir şekilde etkileşim kurmasına ve sosyal sorumluluk sahibi kuruluşlar olarak itibarlarını geliştirmesine yardımcı olur. Ayrıca çeşitlilik, şirketlerin yeni pazarlara açılmasına ve büyüme ve inovasyon fırsatları bulmasına yardımcı olur.

FTSE 350 Şirketlerinde Çeşitlilik ve Etkinlik [diversity and effectiveness] üzerine yapılan bir araştırma, cinsiyet çeşitliliğinin iyi yönetildiği yönetim kurullarının daha yüksek hisse senedi getirilerine sahip olma eğiliminde olduğunu ve hissedar muhalefetiyle karşılaşma olasılıklarının daha düşük olduğunu ortaya koymuştur[10]. Ayrıca, çeşitliliğin yönetim kurulu dinamikleri üzerinde etkisi vardır ve yönetim kurulunda daha yüksek oranda kadın bulunması özellikle faydalıdır.

10.3. Etik yönler [ethical aspects]

Etik davranış sergileyen bir şirket, genellikle güçlü kurumsal sosyal sorumluluğu destekleyen seçimler yapar. Etik hususlara odaklanmak, şirketlere itibar, finansal performans, çalışan morali ve paydaşlarla ilişkiler gibi birçok fayda sağlar.

Toplumu veya çevreyi olumsuz etkileyen dürüst olmayan veya zararlı davranışlarda bulunan bir şirket, potansiyel müşterilerinin büyük bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıyadır. Nitekim tüketicilerin yüzde 25’i ve yatırımcıların yüzde 22’si, şüpheli etik uygulamaları benimseyen şirketlere karşı “sıfır tolerans” politikası uygulamaktadır.

Sonuç ve Önemli Çıkarımlar

Kurumsal yönetim, işletmelerde hesap verebilirliği ve uzun vadeli başarıyı özendirmede önemli bir rol oynar. Şeffaflık, hesap verebilirlik, etik davranış ve olumlu bir iş yeri kültürü oluşturma gibi hayati ilkeleri kapsar.

Etkili kurumsal yönetimin önemini vurgulayan birkaç önemli çıkarım şunlardır:

İyi kurumsal yönetim uygulamaları, güven, itibar ve uzun vadeli sürdürülebilirlik oluşturmak için hayati önem taşır. Bunlar arasında şeffaflık, hesap verebilirlik, etik davranış ve olumlu bir iş yeri ortamı yer alır.

Etkili kurumsal yönetimin, sermayeye daha iyi erişim, risk azaltma, itibar geliştirme, daha etkili karar alma ve yasa ve düzenlemelere uyum gibi birçok avantajı vardır. Ayrıca, personel sadakatine katkıda bulunur ve sorumlu yatırımcıları çeker.

Çeşitliliğe sahip yönetim kurulları finansal açıdan daha iyi performans gösterme eğilimindedir ve karar alma süreçlerine yeni bakış açıları getirirler. Çeşitliliğe sahip yönetim kurullarına sahip şirketlerin, benzerlerinden daha iyi performans gösterme ve kurumsal yönetişim ve sürdürülebilirlikle ilgili konuları etkili bir şekilde ele alma olasılıkları daha yüksektir.

Etkili yönetişime öncelik vermek, uzun vadeli başarıyı güvence altına alır ve paydaş güvenini artırır. Yönetim kurulu portalları kullanmak, hassas verilerin yüksek güvenliğiyle kurumsal yönetim süreçlerini kolaylaştırır.

[1] < https://corpgov.law.harvard.edu/ >.

[2] < https://idealsboard.com/stakeholder-reporting/ >.

[3]<https://idealsboard.com/comparing-shareholder-and-stakeholder-models-of-corporate-governance/ >.

[4]<https://www.forbes.com/councils/forbesbusinesscouncil/2023/02/27/the-five-pillars-of-good-corporate-governance/ >.

[5<https://www.mckinsey.com/~/media/mckinsey/featured%20insights/diversity%20and%20inclusion/diversity%20wins%20how%20inclusion%20matters/diversity-wins-how-inclusion-matters-vf.pdf >.

[6]<https://www.pwc.com/us/en/services/governance-insights-center/assets/pwc-2022-annual-corporate-directors-survey.pdf >.

[7]<https://www.bakermckenzie.com/-/media/files/aisurveypptfinalmarch20222.pdf?sc_lang=en&rev=4df8e30d2e554d9dada7557b770d0da0&hash=F1214863C2127CADCCDAE1834D99A16F >.

[8] < https://hbr.org/2015/01/the-truth-about-csr >.

[9]<https://www.pwc.com/gx/en/ceo-survey/2016/landing-page/pwc-19th-annual-global-ceo-survey.pdf >.

[10<https://media.frc.org.uk/documents/FRC_Board_Diversity_and_Effectiveness_in_FTSE_350_Companies.pdf >.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.