
ÖZ
Teknoparklar, Uluslararası Bilim Parkları Birliği (IASP)’nce (International Association of Science Parks and Areas of Innovation) yapılan tanıma göre, “… uzman profesyoneller tarafından yönetilen ve temel amacı inovasyon kültürünü ve ilişkili işletmelerin ve bilgiye dayalı kurumların rekabet gücünü teşvik ederek toplumunun refahını artırmak olan bir kuruluştur. Bir diğer deyişle, bir ya da birden fazla üniversite veya diğer yükseköğretim kurumu ve araştırma merkezleri ile resmi ya da faaliyet odaklı ilişkili, bünyesinde bilgi ve ileri teknolojiye dayalı sanayi firmalarının kurulup gelişmesine teşvik etmek amacı ile tasarlanmış, içerisinde yer alan kiracı firmalara teknoloji transferi ve iş idaresi gibi konularda destek sağlayacak bir yönetim fonksiyonuna sahip teşvik, destek ve mülkiyete dayalı bir teşebbüstür.”.
Bu hedeflere ulaşılmasını sağlamak için bir teknopark üniversiteler, Ar-Ge kurumları, şirketler ve pazarlar arasında bilgi ve teknoloji akışını teşvik eder ve yönetir; kuluçka ve spin-off süreçleri (orijinal çalışmanın farklı yönlerine odaklanan, halihazırda mevcut bir çalışmadan türetilen herhangi bir anlatı çalışmasıdır) yoluyla inovasyona (yenilik) dayalı şirketlerin kurulmasını ve büyümesini kolaylaştırır ve yüksek kaliteli alan ve tesislerle birlikte diğer katma değerli hizmetleri sağlar.
Bu çalışmada, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’na göre teknoparklar ve teknoparkların faydaları açıklanacaktır.
BENEFITS OF TECHNOPARKS
ABSTRACT
Technoparks, according to the definition made by the International Association of Science Parks and Areas of Innovation (IASP), are “… an organization managed by specialized professionals and whose main objective is to increase the welfare of its society by promoting the culture of innovation and the competitiveness of associated businesses and knowledge-based institutions. In other words, it is an incentive, support and ownership-based enterprise formally or operationally associated with one or more universities or other higher education institutions and research centers, designed to encourage the establishment and development of knowledge and advanced technology-based industrial companies within its structure, with a management function to provide support to the tenant companies in terms of technology transfer and business administration.”.
To ensure that these objectives are achieved, a technopark promotes and manages the flow of knowledge and technology between universities, R&D institutions, companies and markets; facilitates the establishment and growth of innovation-based companies through incubation and spin-off processes (any narrative work derived from an already existing work that focuses on different aspects of the original work); and provides high-quality space and facilities as well as other value-added services.
In this study, technoparks and the benefits of technoparks will be explained according to the Law on Technology Development Zones.
GİRİŞ
Teknoparklar, ulusal mevzuatımızda, “Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu (TGBK)”[1] ile düzenlenmektedir. Kanun 2001 tarihinde yürürlüğe girmiş ve çeşitli zamanlarda değişikliğe uğramıştır. Ayrıca Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu Uygulama Yönetmeliği (TGBKUYön) 2016 yılında yürürlüğe konulmuş ve uygulanmaktadır.[2] Teknoloji Geliştirme Bölgeleri kısaca Bölge olarak anılacaktır.
TGBK’nun amacı, “üniversiteler[3], araştırma kurum ve kuruluşları ile üretim sektörlerinin işbirliği sağlanarak, ülke sanayiinin uluslararası rekabet edebilir ve ihracata yönelik bir yapıya kavuşturulması maksadıyla teknolojik bilgi üretmek, üründe ve üretim yöntemlerinde yenilik geliştirmek, ürün kalitesini veya standardını yükseltmek, verimliliği artırmak, üretim maliyetlerini düşürmek, teknolojik bilgiyi ticarileştirmek, teknoloji yoğun üretim ve girişimciliği desteklemek, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yeni ve ileri teknolojilere uyumunu sağlamak, teknoloji yoğun alanlarda yatırım olanakları yaratmak, araştırmacı ve vasıflı kişilere iş imkânı yaratmak, teknoloji transferine yardımcı olmak ve yüksek/ileri teknoloji sağlayacak yabancı sermayenin ülkeye girişini hızlandıracak teknolojik alt yapıyı sağlamak”tır.
I.TEKNOPARK NEDİR?
Teknopark, 1950’li yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’nde kurulan Silikon vadisi ile ortaya çıkmıştır. Teknopark, dünya genelinde üniversite sanayi işbirliğini sağlama konusundaki en başarılı bir modeldir. Günümüzde de pek çok sanayileşmiş ülke teknoparkları teknoloji ve ekonominin gelişmesinde en önemli araç olarak yararlanmaktadırlar. Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, İngiltere, İsrail, Japonya, Çin, Finlandiya, Güney Kore, Hindistan ve diğer pek çok ülke, üretim ve hizmet sektörlerinde ürettikleri katma değerin önemli bir bölümünün teknoparkların bünyesinde yürütülen Ar-Ge çalışmalarının sayesinde elde etmektedirler.
Büyüklüğüne, işlevine, yapısına, bulunduğu ülkeye ve çeşitli nedenlere bağlı olarak teknoparklar farklı isimler alabilmektedirler. Bu isimler; bilim parkı, araştırma parkı, endüstri parkı, tekenken, teknopolis ve benzeri isimler şeklindedir.
TGBK’na göre teknoloji geliştirme bölgesi, “Yüksek yani ileri teknoloji kullanan ya da yeni teknolojilere yönelik firmaların, belirli bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü ya da AR-GE merkez veya enstitüsünün olanaklarından yararlanarak teknoloji veya yazılım ürettikleri/geliştirdikleri, teknolojik bir buluşu ticari bir ürün, yöntem veya hizmet haline dönüştürmek için faaliyet gösterdikleri ve bu yolla bölgenin kalkınmasına katkıda bulundukları, aynı üniversite, yüksek teknoloji enstitüsü ya da AR-GE merkez veya enstitüsü alanı içinde veya yakınında; akademik, ekonomik ve sosyal yapının bütünleştiği siteyi veya bu özelliklere sahip teknoparkı” ifade etmektedir [TGBK m. 3/1(b)].
Bu bölgede hizmet ve imkânlardan yararlanmak isteyen veya yararlanmakta olan her gerçek ve tüzel kişi girişimci olarak adlandırılmaktadır [TGBK m. 3/1(f)]. Kanuna uygun ve anonim şirket olarak kurulan bir Yönetici şirket[4] bölgenin yönetimi ve işletmesinden sorumludur. Anılan bu Yönetici Şirket TGBKUYön m. 13/2 gereğince:
a) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine bağlı odalar ve borsalar,
b) Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonuna bağlı odalar, birlikler ve federasyonlar,
c) Yerel yönetimler,
ç) Bankalar ve finansman kurumları,
d) Yerli ve yabancı özel hukuk tüzel kişileri, e) Ar-Ge ve teknoloji geliştirme ile ilgili vakıf, kooperatif ve dernekler,
f) İlgili kamu kuruluşları ve
g) İhracatçı birlikleri
tarafından kurulabilir.
II.TEKNOPARKLARIN FAYDALARI
Yönetici şirket ve istihdam olunan personel hakkında olmak üzere teknoparkların faydaları şunlardır:
A.YÖNETİCİ ŞİRKETLER HAKKINDA
1) TGBK uygulama kapsamında olan yönetici şirketler[5], bu Kanun ile ilgili düzenlenen kâğıtlar yönünden damga vergisinden, yapılan işlemler bakımından harçlardan ve Bölge alanı içerisinde sahip olduğu gayrimenkuller için emlak vergisinden muaf sayılmaktadırlar (TGBK m. 8/3).
2) İşletmeler, Bölgede başlatıp sonuçlandırdıkları AR-GE projeleri ya da tasarım projeleri sonucu buldukları, elde ettikleri teknolojik ürünün üretilmesi için gerekli yatırımı yönetici şirketin uygun bulması ve Bakanlığın izin vermesi şartlarıyla, Bölge içerisinde yapabilirler. Söz konusu yatırıma konu olan teknolojik ürünün üretim izin belgeleri, ilgili kurum ve kuruluş tarafından Bakanlık görüşü alınarak öncelikle verilir. Bu yatırımlara ilişkin faaliyetler, Vergi Usul Kanunu (VUK)[6] gereğince tutulması zorunlu defterlerde, yatırım yapan işletmelerin Bölgede yürüttükleri AR-GE veya tasarım faaliyetlerinden ayrı olarak izlenir. Bu yatırımlar nedeniyle Bölgede çalışan personel ve bu yatırımlarından elde edilecek kazançlar Bölge dışında faaliyet gösteren işletmelerin ve bunların personelinin tabi olduğu esaslara göre vergilendirilirler (TGBK m. 8/2).
3) Bölgelerde, alt yapı, idari bina, AR-GE binası, atölye ve kuluçka merkezi inşası ile atölyelerde kullanılacak makine, donanım ve yazılımlar ile AR-GE ve yenilik faaliyetleri ile tasarım faaliyetlerini desteklemeye yönelik yönetici şirketçe yürütülen veya yürütülecek kuluçka programları, teknoloji transfer ofisi hizmetleri ve teknoloji iş birliği programları ile ilgili giderler, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesine konulan ödenekten karşılanmaktadır. Bunlar yardım amacı taşırlar (TGBK m. 8/1).
4) Atık su arıtma tesisi işleten Bölgelerden, büyükşehir belediyelerince ve belediyelerce atık su bedeli tahsil olunmaz.
5) TGBK kapsamında yürütülen yazılım, AR-GE, yenilik ve tasarım projeleri ile ilgili araştırmalarda kullanılmak üzere yabancı ülkelerden ithal edilen eşya için gümrük vergisi ve her türlü fon, bu kapsamda düzenlenen kâğıtlar ve yapılan işlemler için damga vergisi ödenmez. Eşya harçlardan müstesnadır (TGBK Ek madde 2).
6) TGBK geçici 2 nci madde kapsamında olan[7] şirketler, 01.01.2022 tarihinden itibaren ve 31.12.2028 tarihine kadar yıllık beyanname üzerinden istisna edilen kazançları tutarı 1.000.000 Türk lirası ve üzerinde olan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri tarafından, bu tutarın yüzde ikisi pasifte geçici bir hesaba aktarılacaktır.
Bu hüküm kapsamında aktarılması gereken tutar yükümlülüğü, yıllık bazda 20.000.000 Türk lirasını geçemez bununla sınırlıdır. Bu tutarın, geçici hesabın oluştuğu yılın sonuna kadar Türkiye’de yerleşik girişimcilere yatırım yapmak üzere kurulmuş girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması veya girişim sermayesi yatırım ortaklıkları ya da TGBK kapsamındaki kuluçka merkezlerinde faaliyette bulunan diğer girişimcilere sermaye olarak konulması şarttır.
Söz konusu tutarın ilgili yılın sonuna kadar aktarılmaması durumunda, bu Kanun kapsamında yıllık beyanname üzerinden istisna edilen kazançlar tutarının yüzde yirmisi, ilgili yılda yararlanılan gelir ve kurumlar vergisi istisnasına konu edilemez. Bu tutar nedeniyle zamanında alınmayan vergiler vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın tarh edilir (TGBK Ek madde 3).
7) Yönetici şirketlerin, TGBK’nın uygulanması ile ilgili her türlü faaliyetleri sonucunda elde ettikleri kazançları 31.12.2023 tarihine kadar kurumlar vergisinden müstesnadır. Yönetici şirket, bu istisnaların uygulanabilmesi için bağlı bulunduğu vergi dairesine başvuruda bulunur. Yönetici şirket, ayrıca, Kanunun uygulanması ile ilgili olarak düzenlenen kâğıtlar yönünden damga vergisinden, yapılan işlemler bakımından harçlardan ve Bölge alanı içerisinde sahip olduğu taşınmazlar dolayısıyla emlak vergisinden muaftır [TGBKUYön. m. 35/1 (a)].
8) Bölge içerisinde faaliyette bulunan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri, yazılım, tasarım veya Ar-Ge faaliyetleri dolayısıyla 4691 sayılı Kanunda yer alan vergisel teşviklerden bütün halinde yararlanabilirler. Bu durumda aynı yazılım veya Ar-Ge veya tasarım projesi için KVK, Gelir Vergisi Kanunu (GVK) ile 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunda yer alan vergisel teşviklerden ayrıca yararlanamazlar [TGBKUYön. m. 35/1 (d)].
B.İSTAHDAM EDİLEN PERSONEL HAKKINDA
1) Desteklenecek program alanlarında, en az lisans derecesine sahip Ar-Ge personeli[8] istihdam eden Teknoloji Geliştirme Bölgeleri şirketlerinin, bu personelin her birine ödedikleri aylık ücretin o yıl için uygulanan asgari ücretin aylık brüt tutarı kadarlık kısmı, iki yıl süreyle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanacaktır.
Ancak bu kapsamda yer alan her bir Teknoloji Geliştirme Bölgesi şirketine sağlanacak destek, ilgili ayda Teknoloji Geliştirme Bölgesi firmasında istihdam edilen toplam personel sayısının yüzde onunu geçemeyecektir. Bu destek, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri yönetici şirketlerinin kuluçka merkezi ve teknoloji transfer ofisi hizmetlerinde istihdam edilen personele de aynen uygulanır. Bu personelin desteklenecek programlar mezunu olmaları şarttır (TGBK m. 8/4).
2) Bölgelerde yer alan şirketler doktora öğrencisi AR-GE personeli istihdam edebilirler. İstihdam ettikleri bu personel için, iki yıl süreyle Bakanlık bütçesine konulacak ödenekle sınırlı olmak üzere destek verilir. Desteğin ne şekilde sağlanacağı Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikte belirlenir (TGBK m. 8/5).
3) Bu Kanun kapsamında stajyer istihdam eden firmalar, Bakanlık bütçesine konulacak ödenekle sınırlı olmak üzere, Bakanlıkça yönetmelikle belirlenen şartlar çerçevesinde desteklenebilir (TGBK m. 8/6).
4) Bölgede çalışan, Ar-Ge, tasarım ve destek personelinin bu görevleri ile ilgili ücretleri 31.12.2028 tarihine kadar[9] her türlü vergiden müstesnadır. Gelir vergisi stopajı ve sigorta primi işveren hissesine ilişkin teşviklerden yararlanacak olan destek personeli sayısı toplam Ar-Ge ve tasarım personeli sayısının yüzde onunu aşamaz. Destek personeli sayısı hesabında küsuratlı sayılar bir üst tamsayıya artırılır. Destek personeli sayısının toplam Ar-Ge ve tasarım personeli sayısının yüzde onunu aşması hâlinde, brüt ücreti en az olan destek personelinin ücretinden başlamak üzere her türlü vergi istisnası uygulanır. Brüt ücretlerin aynı olması hâlinde, ücretine her türlü vergi istisnası uygulanacak destek personeli ise çalıştığı girişimci firma tarafından belirlenir [TGBKUYön. m. 35/1 (a)].
5) Bölgede bulunan işletmelerde çalışan, Ar-Ge ve tasarım personelinin bu Bölgelerde yürüttüğü projelerle doğrudan ilgili olmak şartıyla, proje kapsamındaki faaliyetlerin bir kısmının Bölge dışında yürütülmesinin zorunlu olduğu durumlarda Bölge dışındaki bu faaliyetlere ilişkin ücretlerinin yüzde yüzünü aşmamak şartıyla Cumhurbaşkanı’nca ayrı olarak ya da birlikte belirlenecek kısmı gelir vergisi stopajı teşviki kapsamında değerlendirilir.
Buna ilaveten gelir vergisi stopajı teşviki kapsamında Bölgede çalışan personelin toplam sayısının veya teşvike konu edilen toplam çalışma sürelerinin yüzde yirmisini aşmaz. Bu hükümde belirtilen durumlar hariç, Bölge dışında geçirilen süreler de gelir vergisi stopajı teşviki kapsamında değerlendirilir. Cumhurbaşkanı, yüzde yirmi olarak belirlenen bu oranı, bölgesel ve/veya sektörel alanlarda yüzde yetmiş beşe kadar artırmaya ya da tekrar yüzde yirmiye kadar indirmeye yetkilidir.
Bu teşvikten yararlanılması için Bölge yönetici şirketinin onayının alınması ve Bakanlığın bilgilendirilmesi zorunludur. Yönetici şirketin onayı ile Bölge dışında geçirilen sürenin Bölgede yürütülen görevle ilgili olmadığının tespit edilmesi halinde, ziyaa uğratılan vergi ve buna ilişkin cezalardan ilgili işletme sorumludur. Bu madde uyarınca istisnanın uygulanabilmesi için;
1) Girişimcinin yürüttüğü yazılım veya Ar-Ge veya tasarım projesinin bir kısmının Bölge dışında yürütülmesinin zorunlu olduğu hallerde, girişimci şirket, yazılım veya Ar-Ge veya tasarım projesinin Bölge dışında geçirilmesi gereken kısımlarına ilişkin gerekçeli teklifi ile çalışanların projeler itibarıyla sayıları ve nitelikleri, bu personelin projelerde görev aldığı süreler, ücretlerine ilişkin bilgiyi yönetici şirkete sunar.
2) Girişimci tarafından sunulan gerekçeli teklif yönetici şirket tarafından incelenir ve söz konusu yazılım veya Ar-Ge veya tasarım projesinin bir kısmının Bölge içinde yürütülemeyeceğinin (Bölge dışında yapılmasının zorunlu olduğunun) tespit edilmesi ile Bölge dışında yürütülen yazılım, tasarım veya Ar-Ge faaliyetlerinin Bölgede yürütülen aynı yazılım veya Ar-Ge veya tasarım projesi kapsamında olduğunun tespit edilmesi şartıyla, gerekçeli teklif yönetici şirket tarafından onaylanır.
3) Bölgede çalışan Ar-Ge veya tasarım personelinin, yürüttüğü yazılım veya Ar-Ge veya tasarım projesi ile ilgili Bölge dışında geçirdiği süreye ilişkin yazılım veya Ar-Ge çalışması yapılan kurum veya kuruluştan aldığı belge veya diğer destekleyici belgeler yönetici şirkete sunulur [TGBKUYön. m. 35/1 (e)].
SONUÇ
Teknoparklar üniversite sanayi işbirliğini sağlama konusunda başarılı bir modeldir. Teknopark’ların en önemli faydaları arasında çeşitli vergi avantajları gelmektedir. Teknopark’ların faydaları bakımından yönetici şirketler ve istihdam olunan personel olarak ikiye ayırmak mümkündür. Yönetici şirketler düzenlenen kâğıtlar için damga vergisinden, yapılan işlem harçlarından ve Bölge alanında sahip olduğu taşınmazlar bakımından emlak vergisinden muafiyet başta gelmektedir.
Yönetici şirketler, Teknoloji Bölgesinde başlattıkları ve sonuçlandırdıkları AR-GE projeleri ile tasarım projeleri sonucu elde ettikleri teknolojik ürünün üretilmesi için gerekli yatırımı, yönetici şirketin uygun bulması ve Bakanlığın izin vermesi şartıyla Bölge içerisinde yapabilirler. Bu yatırımlara ilişkin faaliyetler, VUK gereğince tutulması zorunlu defterlerde, AR-GE veya tasarım faaliyetlerinden ayrı olarak izlenir. Bu yatırımlar nedeniyle Bölgede çalışan personel ve bu yatırımlarından elde edilecek kazançlar Bölge dışında faaliyet gösteren işletmelerin ve bunların personelinin tabi olduğu esaslara göre vergilendirilir.
Yönetici şirketlerin, makine, ekipman ve yazılımları ile AR-GE ve yenilik faaliyetleri ile tasarım faaliyetleri, kuluçka programları, teknoloji transfer ofisi hizmetleri ve teknoloji iş birliği programları ile ilgili giderler, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesine konulan ödenekten karşılanır. Ayrıca, atık su arıtma tesisi işleten Bölgelerden, belediyelerce atık su bedeli de alınmaz.
Desteklenecek program alanlarında Ar-Ge personeli istihdam eden Teknoloji firmalarının, bu personele ödedikleri aylık ücretin o yıl için uygulanan asgari ücretin aylık brüt tutarı kadarlık kısmı, iki yıl süreyle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır.
Ancak bu kapsamda sağlanacak destek, ilgili ayda Teknoloji Geliştirme Bölgesi firmasında istihdam edilen toplam personel sayısının yüzde onunu geçemez. Bölgelerde yer alan firmalarda, doktora öğrencisi AR-GE personeli istihdam edilebilir. Bu personel için iki yıl süreyle Bakanlık bütçesine konulacak ödenekle sınırlı olmak üzere, Bakanlıkça yönetmelikle belirlenen şartlar çerçevesinde destek verilir. Bölgede çalışan; Ar-Ge, tasarımı ve destek personelinin ücretleri 31.12.2028 tarihine kadar her türlü vergiden müstesnadır.
*İstanbul Medeniyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi Deniz Hukuku ABD Başkanı, haci.kara@medeniyet.edu.tr, ORCID: 0000-0002-8255-6277.
[1] 26.06.2001 tarih ve 4691 sayılı Kanun, 06.07.2001 T. ve 24454 S. RG’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Teknoloji Geliştirme Bölgesi (Bölge): “Yüksek/ileri teknoloji kullanan ya da yeni teknolojilere yönelik firmaların, belirli bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü ya da AR-GE merkez veya enstitüsünün olanaklarından yararlanarak teknoloji veya yazılım ürettikleri/geliştirdikleri, teknolojik bir buluşu ticari bir ürün, yöntem veya hizmet haline dönüştürmek için faaliyet gösterdikleri ve bu yolla bölgenin kalkınmasına katkıda bulundukları, aynı üniversite, yüksek teknoloji enstitüsü ya da AR-GE merkez veya enstitüsü alanı içinde veya yakınında; akademik, ekonomik ve sosyal yapının bütünleştiği siteyi veya bu özelliklere sahip teknoparkı ifade” etmektedir [TGBG m. 3/1(b)].
[2] RG. 10.08.2016 T. ve 29797 S.
[3] Mühendislik ve temel bilimler dallarında yapılanmasını gerek insan gücü ve teknik donanım olarak tamamlamış ve gerekse doktora öğrencisi seviyesinde yeterli araştırma elemanı olan üniversiteleri ifade eder [TGBK m. 3/1(i)].
[4] Yönetici Şirket, TGBK’ya uygun ve anonim şirket olarak kurulan, Bölgenin yönetimi ve işletmesinden sorumlu şirketi ifade eder. [TGBK m. 3/1(f)].
[5] TGBK’ya uygun ve anonim şirket olarak kurulan, bölgenin yönetimi ve işletmesinden sorumlu şirketi ifade eder [TGBK m. 3/1(k)].
[6] 231 sayılı ve 04.01.1961 tarihli VUK 10.01.1961 tarihli Kanun 10.01.19614 T. ve 10705 S. RG’de yayımlanmıştır.
[7] TGBK Geçici madde 2: Yönetici şirketlerin TGBK’nın uygulaması kapsamında elde ettikleri kazançlar ile Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu Bölgedeki yazılım, tasarım ve AR-GE faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31.12.2028 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır.
… Bu madde hükümleri TÜBİTAK-Marmara Araştırma Merkezi Teknoloji Serbest Bölgesi yönetici şirketi, bu bölgede faaliyet gösteren Gelir ve Kurumlar Vergisi mükellefleri ile bölgede çalışan araştırmacı, yazılımcı, tasarımcı ve AR-GE personelinin bu görevleri ile ilgili ücretleri bakımından da uygulanır.
[8] TGBK m. m. 3/1(m): AR-GE Personeli: AR-GE faaliyetlerinde doğrudan görevli araştırmacı, yazılımcı ve teknisyenleri ifade eder.
[9] 31.12.2023 ibaresi, 28.01.2021 tarihli ve 7263 sayılı Kanunun 7/1 nci maddesi ile 31.12.2028 şeklinde değiştirilmiştir.
1990 yılında Lisans eğitimimi İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde tamamladım. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Bölümünde, 1994 yılında Yüksek Lisans, 2004 yılında ise Doktora eğitimini tamamladım. Yüksek lisans tezinin konusu “Limited Şirketlerde Ortakların Hakları ve Borçları”dır. “Uluslararası Sözleşmeler ve Türk Hukukuna Göre Gemilerin Sebep Olduğu Deniz Kirliliği Zararlarından Doğan Hukuki Sorumluluk” isimli doktora tezi ise 2005 yılında kitap olarak basılmıştır. “Rotterdam Kuralları’na Göre Taşıyanın Zıya, Hasar veya Gecikmeden Kaynaklanan Zararlardan Sorumluluğu” isimli tezimle doçentlik unvanını aldım Halen İstanbul Medeniyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ticaret Hukuku ABD’nda görev yapmaktayım. Fakültede “Ticari İşletme Hukuku”, “Şirketler Hukuku”, “Deniz Ticareti ve Sigorta Hukuku” başta olmak üzere, İngilizce ve Türkçe ticaret hukukuna dair muhtelif dersler vermekteyim. Aynı şekilde Enstitüde, Yüksek Lisans ve Doktora programlarında da çeşitli dersler vermekteyim. Evli ve iki çocuk babasıyım. İngilizce ve Almanca bilmekteyim. Halen “Deniz Hukuku Derneği” ve “Ankara Üniversitesi, Deniz Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü” üyesiyim.
