ABD’de Hayat Sigortasının Vergilendirilmesi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Kongresi, Vergi Kesintileri ve İstihdam Yasası’nın [Tax Cuts and Jobs Act] önemli hükümlerinin sona ermesini[1] önlemeye çalışırken[2], bunları ödemenin yollarını bulması[3] gerekir. İdeal olarak, mümkün olan en az ekonomik olarak zararlı araçları kullanmalıdır.

Yan/İlave haklar [fringe benefits] için vergi istisnalarını ortadan kaldırmak[4], politika yapıcıların gelir elde etmek için en iyi seçeneklerden biridir. Bu tür faydaların en büyüğü, işveren tarafından desteklenen sağlık sigortası için vergi istisnasıdır. Ancak, daha küçük ve daha az tartışılan bir seçenek vardır: işveren tarafından sağlanan vadeli grup hayat sigortası [employer-provided group-term life insurance].

İyi tasarlanmış bir vergi sisteminin iki hedefi, tasarruf ve tüketim arasında tarafsız muamele ile farklı çalışan tazminatı türlerine ilişkin tarafsız muameledir [neutral treatment between saving and consumption and neutral treatment of different types of employee compensation]. Tasarruf ve tüketim arasında tarafsız olan bir vergi sistemi, hemen tüketilen gelire ve daha sonra biriktirilen ve tüketilen gelire aynı etkili vergi oranını uygular. Tipik olarak, bu tarafsızlık, tasarrufu yalnızca bir kez vergilendirerek elde edilir, yani ya para ilk yatırıldığında (Roth muamelesi[5]) ya da harcamak için para çekildiğinde (geleneksel bireysel emeklilik hesabı veya 401[k] muamelesi[6]). Ve farklı çalışan tazminat türleri arasında tarafsız olan bir vergi sistemi, vergi matrahına tüm tazminat türlerini dâhil edecektir.

ABD vergi yasası, bir işverenin hayat sigortası kapsamının ilk 50 bin doları için ödediği primleri bir çalışanın vergiye tabi gelirinden hariç tutan İç Gelir Yasası’nın [Internal Revenue Code] 79. maddesi[7] dâhil olmak üzere birçok şekilde bu idealleri ihlal ediyor. Bu, yalnızca çalışan tazminatının tarafsızlığını aşındırmakla kalmıyor, aynı zamanda tasarruflar için ikinci bir vergi istisnası katmanı da getiriyor.

Hayat sigortası [life insurance] bir tasarruf biçimidir. Para, poliçe sahibi primleri ödediğinde ilk önce “yatırılır” ve ölüm durumunda para yararlanıcılara ödenir. Tarafsız bir vergi sistemi bu işlemlerden yalnızca birine uygulanır. Mevcut yasaya göre, hayat sigortasından kaynaklanan ölüm tazminatları yararlanıcılara vergisiz olarak ödenir ve bu da yalnızca bir vergi katmanı sağlar. Hayat sigortası primleri normalde vergiye tabidir, ancak işveren tarafından sağlanan ve değeri 50 bin doların altında olan kapsam için primler vergiye tabi değildir; bu da ön ve arka uçta vergi istisnası anlamına gelir.

İşveren tarafından sağlanan 50 bin doların üzerindeki teminat, bir çalışanın W-2’sinde tahmini gelir olarak gösterilir. Tahmini gelir, prim miktarına veya aktueryal maliyete (esasında, işverenin çalışana sağladığı sigorta teminatının değeri) değil, İç Gelir İdaresi [Internal Revenue Service-IRS] tarafından belirlenen önceden tanımlanmış bir tabloya dayanır. Örneğin, IRS tablosuna göre, 27 yaşındaki bir çalışan için bir yıl boyunca 50 bin dolarlık vadeli grup hayat sigortası teminatı 36 dolar olarak değerlendirilir.

Önceden tanımlanmış bir sigorta maliyeti kullanmak, bazı vergi mükelleflerinin tahmini gelirlerinin kapsamın aktueryal maliyetlerinden daha yüksek veya daha düşük olduğu bir uyumsuzluğa yol açabilir[8] ve bu da aşırı vergilendirmeye veya yetersiz vergilendirmeye yol açar. Vergi istisnası, gerçek kişi (solo) Gelir Vergisinin kademeli yapısı[9] sayesinde daha yüksek gelirli vergi mükelleflerine daha büyük faydalar da sağlar. Örneğin, yüzde 10’luk alt marjinal vergi oranıyla karşı karşıya olan daha düşük gelirli bir birey, 100 dolarlık hariç tutulan kapsamı varsa yalnızca 10 dolar Gelir Vergisi tasarrufu yaparken, yüzde 37’lik üst marjinal vergi oranıyla karşı karşıya olan bir vergi mükellefi 37 dolar tasarruf eder.

ABD Hazine Bakanlığı’na göre[10], 50 bin dolarlık kapsamın altındaki vadeli grup hayat sigortası primlerinin hariç tutulması, Hazine’ye önümüzdeki 10 yıl içinde yaklaşık 45 milyar dolara mal olacaktır. İdeal bir sistemde, vadeli grup hayat sigortası primlerinin tam değeri vergiye tabi gelire dâhil edilir ve bu değer sigortanın aktueryal maliyetini yansıtır.

İstisnanın ve işveren tarafından ödenen primlere ilişkin varsayılan gelir kurallarının kaldırılması, vergi sisteminin tarafsızlığını artırırken ek gelir sağlayacaktır.

[1]<https://taxfoundation.org/research/all/federal/tax-cuts-and-jobs-act-tcja-permanent-analysis/>.

[2]<https://taxfoundation.org/research/all/federal/trump-tax-cuts-2025-budget-reconciliation/>.

[3]<https://taxfoundation.org/blog/tax-offsets-spending-cuts-federal-budget/>.

[4]<https://taxfoundation.org/research/all/federal/growth-opportunity-us-tax-reform-plan/>.

[5]Çevirenin Notu: Roth bireysel emeklilik hesabı [Roth individual retirement account], emeklilikte vergisiz büyüme ve vergisiz çekimler sunan bireysel bir emeklilik hesabıdır. Roth bireysel emeklilik hesabı kuralları, hesabın 5 yıl boyunca elde tutulduğu ve 59½ yaş veya üzeri olunduğu sürece, paranın istendiği zaman çekilebileceğini ve herhangi bir federal vergi borcunun olmayacağını belirtir. Roth bireysel emeklilik hesapları için 5 yıllık tutma süresi, yandakilerden hangisi daha erkense o tarihte başlar: (1) Bireysel emeklilik hesabına doğrudan ilk katkıda bulunulan tarih; (2) Roth 401(k) veya Roth 403(b)’nin Roth bireysel emeklilik hesabına devredildiği tarih veya (3) Geleneksel bir bireysel emeklilik hesabının Roth bireysel emeklilik hesabına dönüştürüldüğü tarih. Hesap sahibi 59½ yaşından küçükse ve birden fazla dönüşümden elde edilen geliri tutan bir Roth bireysel emeklilik hesabı varsa, her dönüşüm için 5 yıllık tutma süresini ayrı ayrı takip etmesi gerekir. [<https://investor.vanguard.com/accounts-plans/iras/roth-ira#:~:text=A%20Roth%20IRA%20is%20an,t%20owe%20any%20federal%20taxes.>.]

[6]Çevirenin Notu: “401K” ile “geleneksel bireysel emeklilik hesabı” [traditional individual retirement account] arasında fark vardır. Her iki plan da emeklilikte gelir sağlamakta ancak her plan farklı kurallar altında yönetilmektedir. 401K, bir tür işveren emeklilik hesabı iken, diğeri, bireysel emeklilik hesabıdır.

[7]<https://www.irs.gov/government-entities/federal-state-local-governments/group-term-life-insurance>.

[8]<https://www.mjcpa.com/the-tax-consequences-of-employer-provided-life-insurance/>.

[9]<https://taxfoundation.org/blog/regressivity-of-deductions/>.

[10]<https://home.treasury.gov/system/files/131/Tax-Expenditures-FY2025.pdf>.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.