Hukuk Sektöründe ‘Norm Mühendisliği’ ve Yapay Zekâ

Giriş

Hukuk sektörü benzeri görülmemiş bir değişim yaşamakta ve ‘mevzuata uyum’ [regulatory compliance], işletmeler, devletler ve bireyler için önemli bir zorluk haline gelmektedir. Yasaların sayısı ve karmaşıklığı arttıkça, bu talepleri karşılama baskısı, düzenlemelerle etkileşim biçimimizi kökten değiştirebilecek dönüştürücü bir yaklaşım olan ‘norm mühendisliği’nin [norm engineering] ortaya çıkmasına yol açmıştır.

Bu yazı dizisinin ilkinde, hukuk sektöründeki bu trend ve potansiyel inceleniyor ve ‘TNO’ firmasında[1] Kıdemli Araştırmacı, Amsterdam Üniversitesi’nde eski profesör ve yapay zekâ destekli norm mühendisliği [artificial intelligence-driven norm engineering] alanında önde gelen bir uzman olan Lydia Meijer’in[2] görüşleri paylaşılıyor. Yazıda, norm mühendisliğinin düzenleyici zorluklarla nasıl başa çıktığı ve üretken yapay zekânın [generative artificial intelligence] kapsamını nasıl genişlettiği incelenecektir.

  1. ‘Norm mühendisliği’ kavramı

Norm mühendisliği, norm ve düzenlemeleri yorumlamak, uygulamak ve yürürlüğe koymak için teknolojinin kullanımını ifade eder. Norm mühendisliği, insan uzmanlığına dayanan geleneksel süreçlerin aksine, yasal yükümlülükleri programlanabilir çerçevelere dönüştürerek mevzuata uyumu otomatikleştirir. Bu dönüştürücü yaklaşım, hukuk sektöründeki trendlerin ön saflarında yer alarak insan hatasını en aza indirir, maliyetleri düşürür ve verimliliği artırır.

Örneğin, bir norm mühendisliği sistemi, kısıtlı mallar, ticaret yaptırımları ve dokümantasyon doğruluğu için kontrolleri otomatikleştirerek ihracat uyumunu doğrulayabilir ve böylece sorunsuz uluslararası ticaret operasyonları sağlayabilir. Lydia Meijer bunu şöyle açıklıyor:

“Norm mühendisliği, normları yorumlama ve yönetme konusunda bilgisayar desteğine sahip olma teknik becerisidir. İster bir şirketin ihracat yükümlülüklerini karşılamasını sağlamak, ister birinin sosyal yardımlara hak kazanıp kazanmadığını belirlemek olsun, norm mühendisliği düzenleyici süreçleri daha verimli ve erişilebilir hale getirir.”

Norm mühendisliği, özünde normatif kontrole dayanır; otomatik kararların önceden tanımlanmış kurallarla uyumlu olmasını sağlar. Meijer, bunun önemini şöyle vurguluyor:

“Sübvansiyon onayı gibi hakları etkileyen kararları yöneten sistemlere ihtiyacımız vardır. Bu kararlar otomatikleştiriliyorsa, doğru, adil ve tutarlı olmalıdır.”

  1. Norm mühendisliğinin önemli olmasının nedeni

Hukuk sektöründe ortaya çıkan trendlerden biri olan norm mühendisliği, düzenlemelerin katlanarak büyümesi ile bunları işleme kapasitesindeki insan gücü arasındaki eşitsizliği ele almaktadır. Otomatik sistemler, yasal uyum maliyetini düşürerek, karmaşık politikalarla başa çıkmakta zorlanacak bireyler ve işletmeler için erişilebilir hale getirmektedir.

Meijer, “Düzenlemeler çoğaldıkça, insanın yasalarla başa çıkma yeteneği sabit kalmakta veya azalmaktadır; çözüm norm mühendisliği olacaktır,” diyor.

  1. Üretken yapay zekânın norm mühendisliğini dönüştürmesi

Norm mühendisliği kavramı yeni olmasa da, üretken yapay zekâ alanındaki son gelişmeler potansiyelini daha da artırmıştır. Girdilerden yeni içerik oluşturan üretken yapay zekâ teknolojisi, karmaşık yasal çerçevelerin hesaplanabilir bir dile çevrilmesini her zamankinden daha ölçeklenebilir hale getirmektedir. Bu yapay zekâ yenilikleri, daha hızlı ve daha doğru yasal uyum sağlayarak hukuk sektörü trendlerini yeniden şekillendirmektedir.

Meijer bu konuda pratik bir örnek paylaşıyor:

“Günümüzde buzdolapları çipli olduğundan, ihracatları, özellikle teknoloji üzerindeki düzenlemelerin arttığı günümüz koşullarında, çok sayıda yasaya tabidir. Yapay zekâ, uyumun daha verimli bir şekilde belirlenmesine yardımcı olabilir.”

Dahası, yapay zekâ, açıklanabilir uyumu mümkün kılarak düzenleyici kararları otomatikleştirirken şeffaf bir gerekçe sunar. Meijer, bunun kritik olduğunu vurguluyor:

“Açıklanabilir olması ve aynı fikirde değilseniz bir yargıca başvurabilmeniz gerekir.”

  1. Hukuk otomasyonunun geleceği

Norm mühendisliğinin potansiyeli yasal uyumun ötesine uzanır. Çevresel onaylar veya çoklu kurum izinleri gibi senaryolarda, norm mühendisliği süreçleri tek bir iş akışına entegre ederek tekrarları ve gecikmeleri ortadan kaldırabilir. Yapay zekâ destekli sistemler, kurumlar genelinde gereksinimleri sıralayarak, başvuranlar için görevleri basitleştirirken mevzuata uyumu da garanti altına alır. Bu gelişmeler, norm mühendisliğini otomasyon alanındaki hukuk sektörü trendlerinin ön saflarına yerleştirir. Meijer, “Yapay zekâ ile eşleştirilen norm mühendisliği, artık birden fazla yargı bölgesi ve düzenleme katmanını içeren daha karmaşık senaryoları kapsayabilir,” diyor ve “Bu, önceki, daha dar kapsamlı uygulamalardan önemli bir kaymayı işaret ediyor,” diye ekliyor. Norm mühendisliği ayrıca, finans, sağlık ve kamu gibi sektörlerde kritik bir ihtiyaç olan düzenleyici uygulamada tutarlılığı da sağlar. Norm mühendisliği yasaların tek tip yorumlanmasını sağlayarak, düzenlemeler farklı şekilde uygulandığında ortaya çıkan tutarsızlıkları azaltır. Meijer, “İki geliştirici bir yasayı farklı yorumlarsa, sistemler insanlara tutarsız davranabilir. Norm mühendisliği, adaleti, doğruluğu ve tutarlılığı sağlar,” diye belirtiyor.

  1. Yapay zekâ, hukuk ve etik arasında denge kurulması

Norm mühendisliğinin ele alması gereken zorluklardan biri, otomatik süreçlerde etik denetimi sürdürmektir. Orantılılık -yani kararların ölçek ve etki açısından uygun olmasını sağlamak- özellikle acil durumlarda hayati önem taşır. Meijer, afet bölgelerinde telekomünikasyon kesintileri gibi acil durumlarda yapay zekâ destekli normatif kontrole bir örnek veriyor: “Kararlar insan müdahale sürelerinden daha hızlı olmalı, ancak yine de yasal olarak sağlam ve adil olmalıdır.” İnsan denetimi, özellikle önemli etik sonuçları olan kararlar için hayati önem taşımaktadır. Yapay zekâ, insan karar verme sürecini geliştiren bir araç olarak hareket etmeli, ancak onun yerini almamalıdır. Meijer, “Yapay zekânın insanların tercih ettiği şekilde davranmasını sağlamalıyız” diye iddia ediyor.

Sonuç: Yapay zekâ destekli norm mühendisliği ve hukuk sektörü

Günümüzün en önemli hukuk sektörü trendleri arasında yer alan norm mühendisliği, mevzuata uyumun artan karmaşıklığına bir çözüm olarak öne çıkmaktadır. Norm mühendisliği süreçleri otomatikleştirerek, açıklanabilirliği artırarak ve etik denetimi sürdürerek, daha verimli ve adil bir hukuk sistemine giden bir yol sunmaktadır. Üretken yapay zekâ, bu vizyonu daha da ileriye taşıyarak norm mühendisliğini çok yargı alanlı düzenlemeler ve karmaşık hukuki senaryolarla başa çıkacak şekilde ölçeklendirmektedir. Lydia Meijer’in yerinde bir şekilde ifade ettiği gibi: “Fırsat buradadır; tek yapmamız gereken onu yakalamaktır.”

[1] < https://www.tno.nl/nl/ >.

[2] [İşbu çeviriye konu İngilizce orijinal yazının sonunda yer alan özgeçmişe göre] Lydia Meijer, siber güvenlik ve akıllı altyapılarda araştırma ve gerçek dünya uygulamaları arasında köprü kuran vizyon sahibi bir yenilikçidir. Bağımsız bir Hollanda araştırma enstitüsü ve “Be Informed” ortağı olan ‘TNO’da kıdemli araştırmacı olarak, otomatik güvenlik, sensör ağları ve toplumsal zorluklarla mücadele eden uluslararası konsorsiyumlardaki gelişmelere öncülük etmektedir. Daha önce, interneti ‘KPN’ye tanıtmış ve Amsterdam Üniversitesi’nde profesör olarak yazılım tanımlı ağlara öncülük etmiştir. 2023’te güvenli yapay zekâ çipleri geliştiren ‘Fortaegis’i kurmuş ve daha sonra ‘GovTech’te büyük dil modellerini keşfetmek için “LLM4LM” laboratuvarını kurmuştur (…).

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.