

Giriş
Yapay zekâ [artificial intelligence], rutin görevlerin otomatikleştirilmesinden, düzenleyici risklere işaret edebilecek verilerdeki kalıpların belirlenmesine kadar, mevzuata uyum [compliance] süreçlerini iyileştirmede dönüştürücü bir potansiyel sunar. Ancak, mevzuata uyum süreçlerinde yapay zekânın benimsenmesinin zorlukları da yok değildir. Teknoloji önemli avantajlar sağlarken, aynı zamanda işletmelerin düzenleyici ve yasal tuzaklardan kaçınmak için dikkat etmesi gereken riskleri de beraberinde getirir.
Aşağıda, yapay zekânın mevzuata uyum operasyonlarına entegre edilmesiyle ilişkili bazı temel riskler incelenmektedir:
- Mevzuata Uyum [regulatory compliance]
- Gelişen düzenlemeler [evolving regulations]: Yapay zekâ hızla gelişen bir alandır ve kullanımını çevreleyen düzenlemeler de bu gelişime ayak uyduracak şekilde gelişmektedir. İşletmelerin, yapay zekâ sistemlerinin veri koruma, etik yapay zekâ kullanımı ve ayrımcılıkla mücadele gibi değişen yasalara uyumlu kalmasını sağlamaları gerekmektedir. Yapay zekâ sistemlerinin yeni düzenleyici standartlara uyum sağlayamaması, işletmeleri para cezalarına veya yasal işlemlere maruz bırakabilir.
- Yetki alanı farklılıkları [jurisdictional differences]: Farklı ülkeler veya bölgeler genellikle farklı uyum koşullarına sahiptir. Birden fazla yetki alanında yapay zekâ uyumunun sağlanması, özellikle veri gizliliği, finansal davranış veya yapay zekâ etiği ile ilgili kurallar farklılaştığında karmaşıklığa yol açar.
- Veri Gizliliği ve Veri Güvenliği [data privacy and security]
- Veri ihlalleri [data breaches]: Yapay zekâ sistemlerinin etkili bir şekilde çalışması için büyük miktarda veriye ihtiyaç vardır; bu veriler genellikle hassas müşteri veya iş verilerini de içerir. Bu durum, veri ihlallerine ve Genel Veri Koruma Yönetmeliği veya Kaliforniya Tüketici Gizliliği Yasası [General Data Protection Regulation or California Consumer Privacy Act] gibi gizlilik yasalarının ihlallerine yol açabilecek siber saldırılar için önemli bir hedef oluşturur.
- Verilerin kötüye kullanımı [data misuse]: Yapay zekâ sistemleri, uygun şekilde yönetilmezse hassas verileri istemeden kötüye kullanabilir. Kişisel veya gizli verilerin kötü kullanımı, mevzuat ihlallerine, itibar kaybına ve hatta yasal işlemlere yol açabilir.
- Şeffaflık Eksikliği [lack of transparency]
- Yapay zekânın kara kutu niteliği [black box nature of artificial intelligence]: Yapay zekâya, özellikle de derin öğrenme modellerine yönelik en büyük eleştirilerden biri, “kara kutu” yapılarıdır. Bu modeller oldukça karmaşıktır ve yaratıcıları için bile yorumlanması veya anlaşılması zor kararlar alabilirler. Bu belirsizlik, belirli bir uyum kararının nasıl alındığını takip etmeyi zorlaştırarak, düzenleyici otoritelerin denetimlerini veya soruşturmalarını karmaşıklaştırabilir.
- Açıklanabilirlik zorlukları [explainability challenges]: Düzenleyici kurumlar, şirketlerin uyum kararlarına nasıl ulaştıklarını açıklamalarını giderek daha fazla talep etmektedir. Yapay zekânın şeffaflıktan yoksun olması, çıktılarını düzenleyici otoritelere, paydaşlara veya etkilenen müşterilere gerekçelendirmeyi zorlaştırabilir ve bu da uyumsuzluğa veya güven kaybına yol açabilir.
- Yanlış Pozitif ve Negatif Sonuçlar [false positives and negatives]
- Yanlış pozitif sonuçlar [false positives]: Yapay zekâ sistemleri hatasız değildir ve meşru faaliyetleri uyumsuz olarak işaretleyerek yanlış pozitif sonuçlar üretebilirler. Bu durum, gereksiz soruşturmalara, zaman ve kaynak israfına ve potansiyel olarak işletme operasyonlarına zarar verebilir.
- Yanlış negatif sonuçlar [false negatives]: Buna karşılık, yapay zekâ sistemleri gerçek uyumsuzluk durumlarını (yanlış negatif sonuçlar) tespit edemeyebilir. Bu durum, mevzuat ihlallerinin ele alınmamasına ve sorun sonunda keşfedildiğinde para cezalarına veya başka yaptırımlara yol açmasına neden olabilir.
- Etik ve Yasal Endişeler [ethical and legal concerns]
- Etik sorunlar [ethical considerations]: Yapay zekânın mevzuata uyumda kullanımı, özellikle gizlilik ve adalet konularında etik sorunları gündeme getirir. Örneğin, çalışanları veya müşterileri izlemek için yapay zekâ kullanımı, etik bir şekilde ele alınmadığı takdirde müdahaleci olarak görülebilir. İşletmeler, kamuoyunun tepkisini veya itibar kaybını önlemek için bu etik sorunları aşmalıdır.
- Yasal sorumluluklar [legal liabilities]: Yapay zekâ destekli kararların yanlış veya taraflı olduğu tespit edilirse, şirketler dava veya para cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Bu durum, özellikle düzenleyici denetimlerin yoğun olduğu ve uyumsuzluğun sonuçlarının ağır olduğu sektörlerde endişe vericidir.
- Önyargı ve Ayrımcılık [bias and discrimination]
- Veri önyargısı [data bias]: Yapay zekâ sistemleri geçmiş verilerden öğrenir ve eğer bu veriler taraflıysa, yapay zekâ bu önyargıları devralıp sürdürebilir. Örneğin, bir yapay zekâ sistemi belirli demografik özellikleri yeterince temsil etmeyen veya taraflı karar alma süreçlerini yansıtan verilerle eğitilirse, sonuçlar belirli gruplara karşı haksız bir ayrımcılık yaratabilir. Bu durum, ayrımcılıkla mücadele yasaları veya etik standartları ihlal eden uygulamalara yol açabilir.
- Algoritmik önyargı [algorithmic bias]: Veriler tarafsız olsa bile, kötü tasarlanmış algoritmalar önyargıya yol açabilir. Bu durum genellikle model geliştirme aşamasındaki gözetimden veya kapsamlı testlerin eksikliğinden kaynaklanır. Titiz kontroller yapılmadığında, yapay zekâ modelleri istemeden belirli sonuçları kayırabilir ve bu da ciddi yasal sonuçları olabilecek ayrımcı uygulamalara yol açabilir.
- Uygulama Zorlukları [implementation challenges]
- Bütünleşme sorunları [integration issues]: Yapay zekâyı uyumlu bir şekilde uygulamak her zaman sorunsuz bir süreç değildir. Yapay zekâ sistemlerinin mevcut mevzuata uyum çerçeveleri, eski sistemler veya süreçlerle entegre edilmesi karmaşık ve maliyetli olabilir, önemli miktarda zaman ve kaynak gerektirebilir.
- Ölçeklenebilirlik endişeleri [scalability concerns]: İşletmeler büyüdükçe uyum ihtiyaçları da artar. Yapay zekâ çözümlerinin, artan veri hacimlerini ve daha karmaşık düzenleyici ortamları karşılayacak şekilde ölçeklenebilir olması gerekir. Ölçeklenebilirliğin sağlanamaması, mevzuata uyum kapsamında boşluklara yol açabilir.
- Maliyet ve Kaynak Tahsisi [cost and resource allocation]
- Başlangıç yatırımları [initial investment]: Yapay zekâyı uyumlu bir şekilde tatbik etmek, teknoloji edinme, altyapı oluşturma ve personel eğitimiyle ilgili maliyetler de dâhil olmak üzere önemli bir ön yatırım gerektirir. Bu ilk maliyetler, küçük işletmeler için bir engel oluşturabilir.
- Sürekli bakım [ongoing maintenance]: Yapay zekâ sistemlerinin etkili ve uyumlu kalabilmesi için sürekli izleme ve güncellemelere ihtiyaç vardır. Bu durum, sistem bakımı, düzenleyici güncelleme ve düzenli gözetimler için özel kaynaklar gerektirir ve bu da yapay zekâ benimsemenin genel maliyetini artırır.
- Yapay Zekâya Aşırı Güven [over-reliance on artificial intelligence]
- İnsan gözetiminin azaltılması [reduction in human oversight]: Yapay zekâ birçok mevzuata uyum görevini otomatikleştirebilirken, yapay zekâya aşırı bağımlılık insan gözetiminin azalmasına yol açabilir. Bir yapay zekâ sistemi başarısız olursa veya yanlış bir karar verirse, uyumsuz faaliyetler fark edilmeyebilir ve bu da olası yasal veya finansal sonuçlara yol açabilir.
- Beceri eksiklikleri [skill gaps]: Yapay zekâyı yönetmek, izlemek ve sürdürmek için uzmanlık bilgisi gerekir. Çalışanların yapay zekâ sistemlerini etkili bir şekilde denetlemek için gerekli becerilere sahip olmaması, mevzuata uyum ihlalleri veya sistem arızaları riskini artırabilir.
- Değişim Yönetimi [change management]
- Değişime direnç [resistance to change]: Yapay zekânın mevzuata uyum operasyonlarına dâhil edilmesi, özellikle teknolojiye aşina olmayan veya iş kaybından endişe duyan çalışanlar veya paydaşlar tarafından dirençle karşılaşabilir. Bu direnç, etkili yapay zekâ uygulamasını engelleyebilir ve faydalarını geciktirebilir.
- Kültürel değişim [cultural shift]: Yapay zekânın benimsenmesi, kurum içinde kültürel bir değişim gerektirir ve çalışanların yeni iş akışlarını ve teknolojileri benimsemesi gerekir. Bu değişimi desteklemek, herkesin mevzuata uyumda yapay zekânın avantajlarını ve sınırlamalarını anlamasını sağlamak için zaman alıcı eğitim ve iletişim çalışmaları gerektirir.
Sonuç
Yapay zekâ, verimliliği, doğruluğu ve maliyet etkinliğini artırarak mevzuata uyumu kökten değiştirebilirken, işletmeler risklerine karşı dikkatli olmalıdır. Şirketler, önyargı, şeffaflık, gizlilik ve aşırı bağımlılık gibi olası tuzakları ele alarak, yasal düzenlemelere uyumu korurken yapay zekânın faydalarından daha iyi yararlanabilirler. Bu, sürekli gözetim, yasal düzenlemelerin güncellenmesi, etik sorunlar ve yapay zekânın insan yargısının yerini almak yerine tamamlayıcı bir araç olarak kullanılmasını sağlamayı içerir.
Bu risklerin farkına varılması ve proaktif bir şekilde yönetilmesi, işletmelerin yapay zekânın gücünden sorumlu bir şekilde yararlanmasını, olası yasal ve etik sorunlardan kaçınırken mevzuata uyumu sağlamasını mümkün kılacaktır.
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
