Yeni Bir Girişim Türü Olarak ‘Sosyal Girişimler’: ‘OpenAI’ Örneği

OpenAI[1], ‘ChatGPT’nin[2] oluşturulması ve ticarileştirilmesinin yanı sıra “ekonomik açıdan en değerli işlerde insanlardan daha iyi performans gösteren oldukça özerk bir sistem”[3] olan genel yapay zekâ (artificial general intelligence) ile ilgili diğer araştırma girişimlerinin arkasında yer alan bir yapay zekâ (artificial intelligence) araştırma ve dağıtım şirketidir. Genel yapay zekâ, teknoloji endüstrisinde uç bir konu olarak görülmektedir. Örneğin, Elon Musk 2014 yılında Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) yapılan bir konuşma sırasında şunları söylemiştir: “Yapay zekâyla şeytanı çağırıyoruz.” [4]Ancak yapay zekâ uzun süredir küresel fikrin bir parçasıdır. Dolayısıyla OpenAI’nin ChatGPT’yi daha geniş bir kitlenin kullanımına sunmaya karar vermesi devrim niteliğindeydi.

OpenAI CEO’su Sam Altman’ın[5] 2023 yılının sonunda işten çıkarılması ve ardından yeniden işe alınması ile ilgili ilgi çekici olaylar zinciri ve Scarlett Johansson ile sesini[6] yeni bir yapay zekâ ürünü için kullanma konusunda yaşanan çekişme de dâhil olmak üzere, yönetim kurulu odalarında yapay zekânın yönetilmesi ve böyle bir olaylar zincirinin aslında bu, yapay zekâyı yönetmenin zorlu bir görev olduğunun ve ileri düzeyde arka görüş olmadan başarılmasının imkânsız olduğunun bir işareti olup olmadığı konusunda daha fazla soruyu gündeme getirmiştir. Örneğin, Harvard Hukuk Fakültesi’nde Scott C. Collins Hukuk Profesörü olan Jared Ellias, 2023’ün sonundaki olaylara atıfta bulunarak bir Tweet’te şunu sordu : “Bu yönetim kurulunun gelecekten Sam Altman’ı kovmak ve insanlığı kurtarmak için gönderildiği için @OpenAI olayının hiçbir anlam ifade etmemesi mümkün mü?”

OpenAI’nin misyonu açıktır: “Genel yapay zekânın (genellikle insanlardan daha akıllı olan yapay zekâ sistemlerinin) tüm insanlığa faydalı olmasını sağlamak”.[7] Bu misyonu yerine getirmek için OpenAI, İç Gelirler Yasası §501(c-3) uyarınca kamuya açık bir yardım kuruluşu (OpenAI Nonprofit) olarak faaliyet gösteren, kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olan OpenAI, Inc.’i yöneten bir yönetim kurulu tarafından yönetilmektedir. OpenAI’nin web sitesine göre yönetim kurulu, CEO’su Sam Altman da dâhil olmak üzere OpenAI’de hisse sahibi olmayan bağımsız yöneticilerden oluşmaktadır. Genel yapay zekâya ulaşıldığında olduğu gibi toplum ve insanlık için kapsamlı sonuçlar doğuracak oldukça zor kararlar veriyorlar. OpenAI’nın sahiplik yapısı[8] aşağıdadır.

Yapay zekâ teknolojisindeki hızlı gelişmeler göz önüne alındığında (Google yakın zamanda Gemini Ultra adında yeni bir yapay zekâ sistemi oluşturdu[9]), güvenlik testi ve tüketicinin korunmasına yönelik çağrılara rağmen, Amerika Birleşik Devletleri’nde yapay zekâ için geçerli kuralların açıkça bulunmadığı görülmektedir. Ancak kâr amacı gütmeyen kuruluşların da parçası olduğu sosyal girişim boşluk doldurucu değildir ve bu şekilde algılanmamalıdır.

OpenAI gibi kâr amacı gütmeyen kuruluşlar, sosyal girişimin diğer yasal türlerinde bulunabilecek sosyal girişimcilik özelliklerine sahiptir. Düşük kâr amaçlı limited şirketler, yardım amaçlı limited şirketler, kamu yararına sınırlı sorumlu ortaklıklar (komandit şirketler), sosyal amaçlı şirketler, fayda amaçlı şirketler ve bunların Delaware kamu yararına çalışan şirketler gibi çeşitleri [low-profit limited liability companies (L3Cs), benefit limited liability companies, statutory public benefit limited partnerships, social purpose corporations, benefit corporations, and their variants, such as Delaware public benefit corporations], sosyal girişimin yasal türleridir. Bunlar, 2000’li yılların başında Amerika Birleşik Devletleri’nde, özellikle kamu yararı veya kamu yararı üretmek ve sorumlu ve sürdürülebilir bir şekilde faaliyet göstermek amacıyla oluşturulmuştur.

Doktrinsel olarak bu şirket türleri, kârı ve temettü dağıtımını ön planda tutan hissedar merkezli model ile çalışanların refahını, çevreyi, toplumu ve insanlığı dikkate alan paydaş modeli arasındaki görünürdeki çatışmayı ortadan kaldırmaktadır. Temel soru, yönetim kurullarının öncelikle kâra mı yoksa daha geniş paydaş çıkarlarına mı odaklanması gerektiğidir. Bu konu özellikle karmaşıktır çünkü hukuk ve piyasalar gibi kurumlar kuruluşlarla çok yönlü şekillerde etkileşime girerler. OpenAI’nin yapısal tasarımı bu karmaşıklığı bünyesinde barındırmakta ve farklı organizasyonel öncelikler arasındaki incelikli dengeyi yansıtmaktadır.

Sosyal girişimin yasal türleri, yönetim kurullarının, seçilen yasal türün özel yasal yükümlülüklerine uygun hareket etmeleri koşuluyla, güvene dayalı özen, sadakat ve iyi niyet görevlerini ihlal etmekten sorumlu tutulmaksızın kamu yararına odaklanmasına olanak tanır. Örneğin, Delaware kamu yararına çalışan şirketlerin yasa gereği, “eğitimsel, çevresel, edebi, tıbbi, dini, bilimsel veya teknolojik nitelikteki etkiler dâhil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere, bir veya daha fazla kişi, kuruluş, topluluk veya çıkar kategorisi (hissedar sıfatıyla hissedarlar dışında) üzerinde olumlu bir etki (veya olumsuz etkilerin azaltılması) olarak tanımlanan bir kamu yararı teşkil etmesi zorunludur.”

Kâr amacı gütmeyen kuruluşlar, İç Gelirler Yasası §501(c-3) uyarınca federal gelir vergisi ödemekten muaftır[10]. Bunlar, kamuya ait hayır kurumlarını veya kâr amacı gütmeyen hayır kurumlarını ve sosyal yardım kuruluşları, tarım veya bahçecilik kuruluşları, sivil dernekler, sosyal kulüpler, işçi örgütleri ve iş dünyası dernekleri gibi belirli gereksinimleri karşılayan diğer kuruluşları içerir. Kâr amacı gütmeyen kuruluşlar kâr elde edebilir ancak bu kârları yatırımcılara temettü olarak dağıtamaz. Bu kısıtlama, OpenAI-Nonprofit’in sınırlı kâr kolu olan OpenAI Global, LLC’nin kurulmasına yol açmıştır. OpenAI Global, LLC, sermaye yatırımı yoluyla kaynak yaratılmasına izin vermekte ve getiriler üzerinde bir sınır olsa da, yatırımcılara temettü dağıtmak için bir mekanizma sağlamaktadır. Bu yapı, OpenAI’nin misyon odaklı hedeflerine bağlılığını sürdürürken ve kârın kamu yararından önce önceliklendirilmemesini sağlarken gerekli yatırımı çekmesine de olanak tanır.

Kâr amacı gütmeyen kuruluşların sosyal girişimcilik özellikleri, bilhassa kâr amacı gütmeyen kuruluşların karmaşık ortamlarda faaliyet gösterdiği ve geleneksel limited şirketler, anonim şirketler, sosyal yardım kuruluşları ve bunların çeşitleri [traditional limited liability companies, corporations, benefit corporations, and their variants] gibi kâr amacı güden kuruluşlarla bağlantılı olduğu veya bu kuruluşlar tarafından tutulduğu durumlarda, göze çarpan zorluklar ortaya çıkarabilir. Yapay zekâdaki son gelişmeler, insanlık, felsefe, etik ve güç hakkında zor soruları gündeme getirmekte olup; bu sorular, daha genel olarak kâr amacı gütmeyen kuruluşlar ve sosyal girişimlerin bir yan ürün olarak kullanılmasıyla yeterince ele alınamamaktadır. Yan ürün derken, makale yazarı geleneksel iş organizasyonları için mevcut yasal türlerden tasarlanan ve sonuçta kâr elde edilen eserleri kastetmektedir. Sosyal girişimlerin özel amacı göz önüne alındığında boşluk doldurmaya uygun değillerdir.

OpenAI örneği, güçlü teknoloji liderlerinin giderek hâkim olduğu yeni bir ortamda geleneksel kurumsal yönetişimin sınırlamalarını ve pazar katılımcılarının ana akım teknolojiye doğru gelişen davranışlarını göstermektedir. Aynı zamanda, ticari kuruluşların, özellikle de kâr amacı gütmeyen kuruluşların veya diğer sosyal girişim biçimlerinin sahip olduğu belirli mülkiyet yapılarının, bu işletmelerin amaçlarını ve hedeflerini nasıl etkilediğini açıklamayı amaçlayan yeni araştırma alanlarının önünü açmaktadır. Ayrıca, bu benzersiz organizasyonel çerçevelerden kaynaklanan düzenleyici zorluklara da dikkat çekmektedir.

Yalnızca kurumsal öz düzenleme yoluyla mümkün olabilecek düzenleme ihtiyacı ile bir şirketin iş amacı arasındaki gerilim, OpenAI’nin sahiplik yapısının açıkça ortaya koyduğu bir konudur. Yapay zekânın potansiyel sosyal maliyetleri ve topluluk katılımı ve bireysel özerklik gibi insan yeteneklerinin geliştirilmesi ve korunması üzerindeki etkisi göz önüne alındığında, bu önemli bir endişe kaynağıdır.

Kâr amacı gütmeyen kuruluşlar ve diğer sosyal girişimler bir paradoksla karşı karşıyadır. Yöneticileri yatırımcıların ve diğer paydaşların çıkarlarını dengelemelidir. Ancak tutarlı bir kurumsal yönetişim ve düzenleyici sistemin olmayışı, özellikle yöneticilerin kâr odaklı olduğu durumlarda, bu sosyal girişimlerin oluşturulma amaçlarını baltalamaktadır. Şu anda yapay zekâ araştırma ve dağıtım şirketlerindeki kurumsal yönetişim eksikliklerini gidermeye yönelik mekanizmalar yetersizdir. Bu konuda dikkate değer iki yasal yaklaşım ortaya çıkmıştır: Avrupa Birliği Yapay Zekâ Yasası ve ABD Başkanı Joseph Biden’ın Yapay Zekâ Konulu Kararnamesi (European Union AI Act and President Joseph Biden’s Executive Order on Artificial Intelligence)[11]. Ancak bu yaklaşımlar, yönetim kurulu odasında yapay zekâ yönetişiminin ve sosyal girişimin bu amaç için araçsallaştırılmasının zorluklarını henüz çözememiştir.

Piyasaların, hukukun ve toplumların kurumsal olarak birbirini nasıl tamamladığına dair sağlam bir anlayışa dayanan daha muhkem kurumsal yönetişim çerçeveleri, sosyal girişimlerin benzersiz ihtiyaçlarını ve misyon odaklı amaçlarını yapay zekânın sorumlu bir şekilde geliştirilmesi ve konuşlandırılmasıyla dengelemek için gereklidir.

[1] <https://openai.com/>

[2] <https://openai.com/index/chatgpt/>

[3] <https://openai.com/our-structure/>

[4] <https://www.washingtonpost.com/news/innovations/wp/2014/10/24/elon-musk-with-artificial-intelligence-we-are-summoning-the-demon/>

[5] <https://www.theverge.com/2023/11/18/23967199/breaking-openai-board-in-discussions-with-sam-altman-to-return-as-ceo>

[6] <https://www.npr.org/2024/05/20/1252495087/openai-pulls-ai-voice-that-was-compared-to-scarlett-johansson-in-the-movie-her>

[7] <https://openai.com/about/>

[8] <https://openai.com/our-structure/>

[9] <https://www.nytimes.com/2023/12/06/technology/google-ai-bard-chatbot-gemini.html>

[10] <https://www.irs.gov/charities-non-profits/exempt-organization-types>

[11] <https://www.europarl.europa.eu/news/en/press-room/20240308IPR19015/artificial-intelligence-act-meps-adopt-landmark-law>; <https://www.whitehouse.gov/briefing-room/presidential-actions/2023/10/30/executive-order-on-the-safe-secure-and-trustworthy-development-and-use-of-artificial-intelligence/>

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.